haksızlık ile cümle
haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.- que sería justo decir que los biólogos estadunidenses se encuentran en estado de guerra.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- se poate spune pe bună dreptate că biologii americani sunt în stare de război.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- že vůbec nepřeháním, když řeknu, že jsou američtí biologové ve válce.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- που είναι λογικό να πούμε ότι οι Αμερικανοί βιολόγοι βρίσκονται σε εμπόλεμη κατάσταση.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- че няма да е пресилено ако кажем, че американските биолози водят война.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.היא מעוררת כל-כך הרבה עוינות-- [צחוק]
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- بحيث إنه من الانصاف القول بأن علماء البيولوجيا في أمريكا يعيشون في حالة حرب.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.この戦争は現在とても厄介な状態にあり
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Aby kto wywrócił człowieka w sprawie jego, Pan się w tem nie kocha.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Aby převracel člověka v při jeho, Pán nelibuje.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.att man gör orätt mot en människa i någon hennes sak, skulle Herren icke se det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.če prekanja človeka v pravdi njegovi: ne bo li Gospod pazil na to?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.cînd este nedreptăţit un om în pricina lui, nu vede Domnul?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.eller gjør en mann urett i hans sak - mon Herren ikke ser det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.el pervertir la causa del hombre, el Señor no lo aprueba
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.en de rechtzaak van de mensen wordt verdraaid, zou de Here dat dan niet zien?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Hogy elnyomassék az ember az õ peres dolgában: ezt az Úr nem nézi el.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.karena keadilan diputarbalikkan, pastilah TUHAN mengetahuinya dan memperhatikan
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Khi điên đảo ai trong sự xét đoán, thì Chúa chẳng ưng chịu.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Khi điên_đảo ai trong sự xét_đoán , thì Chúa chẳng ưng chịu .
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.사람의 송사를 억울케 하는 것은 다 주의 기쁘게 보시는 것이 아니로다
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.kun ihmiselle tehdään vääryyttä hänen riita-asiassaan - eikö Herra sitä näkisi?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.når en Mand lider Uret i sin Sag mon Herren ej ser det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.prevrátiť človeka v jeho pravote, či by Pán toho nevidel?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.quando fan torto a un altro in una causa, forse non vede il Signore tutto ciò
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Quand on fait tort à autrui dans sa cause, Le Seigneur ne le voit-il pas?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.subverter o homem no seu pleito, não são do agrado do senhor.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.und eines Menschen Sache verkehren lassen, gleich als sähe es der HERR nicht.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Το να αδικη ανθρωπον εν τη δικη αυτου ο Κυριος δεν βλεπει ταυτα.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Да се онеправдава човека в делото му, - Господ не одобрява това.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.когда притесняют человека в деле его: разве не видит Господь?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.לעות אדם בריבו אדני לא ראה׃
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.ان يقلب الانسان في دعواه السيد لا يرى.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.或 在 人 的 訟 事 上 、 顛 倒 是 非 . 這 都 是 主 看 不 上 的
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.或 在 人 的 訟 事上 、 顛倒 是 非 . 這都 是 主 看 不 上 的
Doğduğun ailenin belirleyici olması sence haksızlık değil mi?Non trovi ingiusto fare affidamento sulla famiglia in cui sei nato?
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bättre är något litet med rättfärdighet än stor vinning med orätt.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lidet med Retfærd end megen Vinding med Uret.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lite med rettferdighet enn stor vinning med urett.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Beter weinig, maar met oprechtheid, dan oneerlijk verkregen rijkdom.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bolje, da imaš malo s pravičnostjo nego veliko dohodkov s krivico.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es ist besser ein wenig mit Gerechtigkeit denn viel Einkommen mit Unrecht.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es mejor lo poco con justicia que gran abundancia sin derecho
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Jobb a kevés igazsággal, mint a gazdag jövedelem hamissággal.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.적은 소득이 의를 겸하면 많은 소득이 불의를 겸한 것보다 나으니라
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lebih baik berpenghasilan sedikit dengan kejujuran, daripada berpenghasilan banyak dengan ketidakadilan
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepšie málo v spravedlivosti ako množstvo dôchodkov v nespravedlivosti.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepší jest maličko s spravedlností, než množství důchodů nespravedlivých.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepsza jest trocha z sprawiedliwością, niż wiele dochodów niesprawiedliwych.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mai bine puţin, cu dreptate, decît mari venituri, cu strîmbătate. -
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Melhor é o pouco com justiça, do que grandes rendas com injustiça.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mieux vaut peu, avec la justice, Que de grands revenus, avec l`injustice.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Parempi vähä vanhurskaudessa kuin suuret voitot vääryydessä.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Poco con onestà è meglio di molte rendite senza giustizia
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công bình, Hơn là nhiều hoa lợi với sự bất nghĩa cặp theo.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công_bình , Hơn là nhiều hoa_lợi với sự bất_nghĩa cặp theo .
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Καλητερον ολιγον μετα δικαιοσυνης, παρα εισοδηματα μεγαλα μετα αδικιας.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Лучше немногое с правдою, нежели множество прибытков с неправдою.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.По-добре малко с правда, Нежели големи доходи с неправда,
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.טוב מעט בצדקה מרב תבואות בלא משפט׃