haksızlık ile cümle
haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.Если будешь продавать что ближнему твоему, или будешь покупать что у ближнего твоего, не обижайте друг друга;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.И ако продадеш нещо на ближния си, или купиш нещо от ближния си, да се не онеправдавате едни други;
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.וכי תמכרו ממכר לעמיתך או קנה מיד עמיתך אל תונו איש את אחיו׃
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.فمتى بعت صاحبك مبيعا او اشتريت من يد صاحبك فلا يغبن احدكم اخاه.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若 賣 甚 麼 給 鄰 舍 、 或 是 從 鄰 舍 的 手 中 買 甚 麼 、 彼 此 不 可 虧 負
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız.你 若賣甚麼給 鄰舍 、 或是 從鄰舍 的 手中買甚麼 、 彼此 不 可 虧負
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Antwortet, was recht ist; meine Antwort wird noch recht bleiben.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Heb medelijden, wees niet onrechtvaardig. Denk er nog eens goed over na, want u mag mij geen onrecht aandoen.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Întoarceţi-vă, nu fiţi nedrepţi; întoarceţi-vă, şi mărturisiţi că sînt nevinovat!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Jangan bertindak tak adil, sadarlah! Jangan mencela aku, aku sungguh tak salah
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Kezdjétek újra kérlek, ne legyen hamisság. Kezdjétek újra, az én igazságom még mindig áll.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.너희는 돌이켜 불의한 것이 없게 하기를 원하노라 너희는 돌이키라 내 일이 의로우니라
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Mudai de parecer, peço-vos, não haja injustiça; sim, mudai de parecer, que a minha causa é justa.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Palatkaa, älköön vääryyttä tapahtuko; palatkaa, vielä minä olen oikeassa siinä.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Por favor, desistid, y que no haya iniquidad. Sí, desistid, pues está en juego mi reivindicación
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Revenez, ne soyez pas injustes; Revenez, et reconnaissez mon innocence.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Su, ricredetevi: non siate ingiusti! Ricredetevi; la mia giustizia è ancora qui
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vänden om! Må sådan orätt icke ske; ja, vänden ännu om, ty min sak är rättfärdig!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vend jer hid, lad der ikke ske Uret, vend jer, thi end har jeg Ret!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vend om, la det ikke skje urett! Vend om, jeg har ennu rett i dette.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Vráťte sa, prosím, a zkúste, nech nie je neprávosti! Vráťte sa a zkúste ešte, moja spravedlivosť leží v tom!
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Xin khá xét lại; chớ có sự bất công; Phải, hãy xét lại, vì duyên cớ tôi là công bình.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Xin khá xét_lại ; chớ có sự bất_công ; Phải , hãy xét_lại , vì duyên_cớ tôi là công_bình .
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Επιστρεψατε, παρακαλω ας μη γεινη αδικια ναι, επιστρεψατε παλιν η δικαιοσυνη μου ειναι εν τουτω.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Пересмотрите, есть ли неправда? пересмотрите, – правда моя.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Повърнете се, моля; нека не става неправда; Да! повърнете се пак; касае се до правдивостта ми.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.שבו נא אל תהי עולה ושבי עוד צדקי בה׃
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.ارجعوا. لا يكوننّ ظلم. ارجعوا ايضا. فيه حقي.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.請 你 們 轉 意 、 不 要 不 公 . 請 再 轉 意 、 我 的 事 有 理
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.請你們轉意 、 不 要 不公 . 請再轉意 、 我 的 事 有理
Bu haksızlık!Det där är orättvist!
Bu haksızlık!Det er uretfærdigt!
Bu haksızlık!Epäreilua!
Bu haksızlık!Ma non è giusto!
Bu haksızlık!Não é justo!
Bu haksızlık!¡No es justo!
Bu haksızlık!To nie fair.
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Tôi có thể làm gì cho anh, André?
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Un cauchemar, une injustice.
Bu haksızlık ve ben bunu atlatacağım.Un'ingiustizia!
Bu haksızlık!Αυτό δεν είναι δίκαιο!
Bu haksızlık!Это нечестно!
Bu, insanlar için de haksızlık, insanlar atfedildiklerinden daha işbirlikçi ve empati sahibi.A je to vážně nespravedlivé k lidem, protože člověk je mnohem více kooperativní a empatický, než se říká.
Bu, insanlar için de haksızlık, insanlar atfedildiklerinden daha işbirlikçi ve empati sahibi.이것은 사실 우리 인간에게도 불공평한 말인데 그 이유는 인간은 우리가 생각하는 것보다 더 협동적이고 다른 사람의 감정에 공감하기 때문이죠.
Bu, insanlar için de haksızlık, insanlar atfedildiklerinden daha işbirlikçi ve empati sahibi.התדמית הזו עושה גם עוול לאנושות, כי האנושות הרבה יותר שיתופית ואמפתית ממה שמיחסים לה.
Bu, insanlar için de haksızlık, insanlar atfedildiklerinden daha işbirlikçi ve empati sahibi.والأمر ليس عادلا للإنسانية، لأن الإنسانية هي أكثر تعاونا وتعاطفا بكثير مما يقال عنها.
Bu, insanlar için de haksızlık, insanlar atfedildiklerinden daha işbirlikçi ve empati sahibi.なぜなら人間は 実際は思っている以上に 協力的だし 共感し合うからです 私はこの事に興味を持ち
Bu sana karşı haksızlık olmuyor mu?Oppa nem kegyetlen dolog erre téged megkérni?
Bu sana karşı haksızlık olmuyor mu?Oppa, pour toi, n'est-ce pas une demande cruelle ?
Bu sana karşı haksızlık olmuyor mu?Αυτό δεν είναι πραγματικά άδικο για σένα;
Bu sana karşı haksızlık olmuyor mu?اليس هذا ظلم لك؟
Bütün kızların prenses alması haksızlıkCe n'est pas juste que
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.- at det er rimeligt at sige, at amerikanske biologer befinder sig i en krigstilstand.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- bisa dikatakan ahli biologi Amerika dalam keadaan perang.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- da se zdi prav reči, da so ameriški biologi v vojnem stanju.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- dass man sagen kann, die amerikanischen Biologen befänden sich im Kriegszustand.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- dat men gerust kan stellen dat Amerikaanse biologen in oorlog zijn.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- dat men gerust kan stellen dat Amerikaanse biologen in staat van oorlog verkeren.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- että voimme hyvin sanoa, että amerikkalaiset biologit ovat sotatilassa.
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.미국의 생물학자들이 전쟁을 치르고 있다고 할 만합니다.