haksızlık ile cümle

haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Lalu ia melihat saya, dan berkata, "Tapi Aimee, ini tidak adil."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Og hun kiggede på mig, og så sagde hun, "Men Aimee, det er ikke retfærdigt."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Ona sa na mňa pozrela a povedala: "Aimee, to nie je fér."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Podívala se na mě a řekla: "Ale Aimee, to není fér."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Şi ea s-a uitat la mine, şi a spus, "Dar Aimee, nu e corect."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Tisto dekle me je pogledalo in dejalo, "Ampak, Aimee, to ni pravično."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Und sie sah mich an und sagte: "Aber Aimee, das ist nicht fair."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Y ella me mira, y me dice, "Pero, Aimee, eso no es justo".
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Ze keek me aan en zei "Maar Aimee, dat is niet eerlijk!"
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Με κοιτάζει λοιπόν και μου λέει, "Μα Έιμη, αυτό είναι αδικία."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Вона подивилась на мене і сказала: "Але ж Еймі, це нечесно".
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.И тя ме поглежда, и ми казва "Но, Ейми, не е честно."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.Она посмотрела на меня и сказала: "Эми, это же нечестно!"
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.והיא הסתכלה בי ואמרה "אבל, איימי, זה לא פייר."
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.فنظرت لي وقالت "ولكن أيمي, هذا ليس عدل"
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.「でも、エミーそんなのずるいわ」 (笑)
Bence bu kurtlar için haksızlık.Cred că e o imagine nedreaptă față de lup.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Creo que es una imagen injusta con el lobo.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Das ist eine ziemlich unfaire Darstellung des Wolfes.
Bence bu kurtlar için haksızlık.E acho que é uma imagem muito injusta para o lobo.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Ez nem tisztességes a farkasokkal.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Hyvin epäoikeudenmukainen käsitys sudesta.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Ik denk dat het beeld unfair is voor de wolf.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Io credo che ciò non renda giustizia al lupo.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Jag tycker det är en väldigt orättvis liknelse för vargen.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Je crois que c'est une image injuste pour le loup.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Jeg synes det er et meget unfair billede overfor ulven.
Bence bu kurtlar için haksızlık.그런 생각은 늑대에 관한 매우 불공평한 인상을 갖게 한다고 생각해요.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Myslím, že je to velmi nespravedlivá představa vlka.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Myslím, že táto predstava je veľmi nespravodlivá voči vlkovi.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Saya pikir gambaran ini tidak adil bagi serigala.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Sem mnenja, da je to precej nepošteno do volka.
Bence bu kurtlar için haksızlık.To bardzo niesprawiedliwy obraz wilka.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Tôi nghĩ đây là một hình ảnh rất không công bằng cho loài sói.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Νομίζω πως είναι άδικη η εικόνα για τον λύκο.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Думаю, это несправедливо по отношению к волку.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Мисля, че това е несправедливо към вълка.
Bence bu kurtlar için haksızlık.Я гадаю, що це несправедливе зображення вовка.
Bence bu kurtlar için haksızlık.אני חושב שזו תדמית שעושה לזאב עוול גדול.
Bence bu kurtlar için haksızlık.أظن أن تلك صورة غير عادلة للذئب.
Bence bu kurtlar için haksızlık.オオカミというのは
Bence sen kendine ve topluma haksızlık ediyorsun.Ik zeg, wees eerbiedig naar jezelf en je samenleving
Bence sen kendine ve topluma haksızlık ediyorsun.Merugikan bagimu dan masyarakatmu.
Bence sen kendine ve topluma haksızlık ediyorsun.Yo diría que eres pequeño contigo mismo y con la sociedad.
Bence sen kendine ve topluma haksızlık ediyorsun.現在の私たちの社会の発展のほとんどは科学技術によるものです。
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a sebičnim in resnici nepokornim, krivici pa pokornim, srd in jezo.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.a svárlivým a tým, ktorí neposlúchajú pravdy, ale poslúchajú neprávosť, bude prchlivosť a hnev;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.A zaś swarliwym i prawdzie nieposłusznym, lecz posłusznym niesprawiedliwości, odda zapalczywość i gniew;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.오직 당을 지어 진리를 좇지 아니하고 불의를 좇는 자에게는 노와 분으로 하시리라
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.mas ira e indignação aos que são contenciosos, e desobedientes � iniqüidade;
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.pero enojo e ira a los que son contenciosos y no obedecen a la verdad, sino que obedecen a la injusticia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.sdegno ed ira contro coloro che per ribellione resistono alla verità e obbediscono all'ingiustizia
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.şi va da mînie şi urgie celor ce, din duh de gîlceavă, se împotrivesc adevărului şi ascultă de nelegiuire.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Těm pak, kteříž jsou svárliví a pravdě nepovolují, ale povolují nepravosti, prchlivostí a hněvem,
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а которі сварливі і противлять ся істині, корять ся ж неправді, (тим) ярость та гнїв.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.а тем, которые упорствуют и не покоряются истине, но предаются неправде, – ярость и гнев.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.Понеже Бог не гледа на лице.
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.ועל בני המרי ואשר לא ישמעו לאמת כי אם לעולה שמעו חרון אף וחמה׃
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.واما الذين هم من اهل التحزب ولا يطاوعون للحق بل يطاوعون للاثم فسخط وغضب
Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.惟 有 結 黨 不 順 從 真 理 、 反 順 從 不 義 的 、 就 以 忿 怒 惱 恨 報 應 他 們

İlgili Sayfalar