haksızlık ile cümle
haksızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skall icke vränga rätten för främlingen eller den faderlöse, och en änkas kläder skall du icke taga i pant;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Jangan merampas hak orang asing dan anak yatim piatu, dan jangan mengambil pakaian seorang janda untuk jaminan
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.jövevénynek [és] az árvának igazságát el ne csavard; és az özvegynek ruháját ne vedd zálogba.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.너는 객이나 고아의 송사를 억울하게 말며 과부의 옷을 전집하지 말라
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Não perverterás o direito do estrangeiro nem do órfão; nem tomarás em penhor o vestido da viúva.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Ne ovrzi pravice tujcu in siroti, tudi ne jemlji vdovi oblačila v zastavo.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nepřevrátíš soudu příchozímu neb sirotku, ani vezmeš v základu roucha vdovy,
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nezohneš súdu pohostína alebo siroty ani nevezmeš do zálohu rúcha vdovy.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Non lederai il diritto dello straniero e dell'orfano e non prenderai in pegno la veste della vedova
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız."No torcerás el derecho del forastero o del huérfano, ni tomarás en prenda la ropa de la viuda
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Pomnij na to, coć uczynił Amalek w drodze, kiedyście szli z Egiptu;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Să nu te atingi de dreptul străinului şi al orfanului, şi să nu iei zălog haina văduvei.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Δεν θελεις διαστρεφει την κρισιν του ξενου, του ορφανου, ουδε θελεις λαμβανει το ιματιον της χηρας ενεχυρον
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Да не изкривяваш съдбата на чужденеца, нито на сирачето, и да не вземаш дрехата на вдовицата в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Не суди превратно пришельца, сироту; и у вдовы не бери одежды в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.לא תטה משפט גר יתום ולא תחבל בגד אלמנה׃
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.لا تعوج حكم الغريب واليتيم ولا تسترهن ثوب الارملة.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄 居 的 和 孤 兒 、 屈 枉 正 直 、 也 不 可 拿 寡 婦 的 衣 裳 作 當 頭
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄居 的 和 孤兒 、 屈枉 正直 、 也 不 可 拿 寡婦 的 衣裳 作 當頭
- Yani... Sana haksızlık oluyor.Boeun...
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,(7:4) Éternel, mon Dieu! si j`ai fait cela, S`il y a de l`iniquité dans mes mains,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,(7:4) Господи, Боже мой! если я что сделал, если есть неправда в рукахмоих,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Aby neuchvátil jako lev duše mé, a neroztrhal, když by nebyl, kdo by vysvobodil.
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Aby neuchvátil nepriateľ ako lev moju dušu a neroztrhal, keď by nebolo, kto by vytrhnul!
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,By snać duszy mojej nie porwał jako lew, a nie rozszarpał, gdyby nie było, ktoby ją wybawił.
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Doamne, Dumnezeule, dacă am făcut un astfel de rău, dacă este fărădelege pe mînile mele,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,etteivät he raatelisi minua niinkuin leijona ja tempaisi pois - eikä pelastajaa olisi.
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,forat ikke fienden skal sønderrive min sjel som en løve, sønderbryte, og det er ingen som redder!
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,HERRE min Gud, har jeg handlet så, er der Uret i mine Hænder,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,HERR, mein Gott, habe ich solches getan und ist Unrecht in meinen Händen;
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Hogy szét ne tépje, mint az oroszlán az én lelkemet, szét ne szaggassa, ha nincsen szabadító.
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Hỡi Giê-hô-va Ðức Chúa Trời tôi, nhược bằng tôi đã làm điều ấy, Và có sự gian ác nơi tay tôi;
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Hỡi_Giê - hô-va Ðức_Chúa_Trời tôi , nhược_bằng tôi đã làm điều ấy , Và có sự gian_ác nơi tay tôi ;
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,여호와 내 하나님이여 내가 이것을 행하였거나 내 손에 죄악이 있거나
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,O GOSPOD, Bog moj, ako sem storil tisto, ako je krivica na rokah mojih,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Oh Jehovah, Dios mío, si yo he hecho esto, si hay en mis manos iniquidad
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,perché non mi sbrani come un leone, non mi sbrani senza che alcuno mi salvi
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,så att de icke, såsom lejon, sönderslita min själ och rycka bort henne utan räddning.
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Senhor, Deus meu, se eu fiz isto, se há perversidade nas minhas mãos,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Κυριε ο Θεος μου, εαν εγω επραξα τουτο, εαν εις τας χειρας μου ηναι ανομια
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Господи Боже мой, ако съм сторил аз това,- Ако има в ръцете ми беззаконие,
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,יהוה אלהי אם עשיתי זאת אם יש עול בכפי׃
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,يا رب الهي ان كنت قد فعلت هذا ان وجد ظلم في يديّ
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,耶 和 華 我 的 神 阿 、 我 若 行 了 這 事 、 若 有 罪 孽 在 我 手 裡
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,耶和華 我 的 神阿 、 我 若 行 了 這事 、 若 有 罪孽 在 我 手裡
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Älkää tehkö vääryyttä tuomitessanne älkääkä käyttäessänne pituus-, paino- tai astiamittaa.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất nghĩa trong việc xét đoán, hoặc sự đo, sự cân, hay là sự lường.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Các ngươi chớ phạm sự bất_nghĩa trong việc xét_đoán , hoặc sự đo , sự cân , hay_là sự lường .
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ihr sollt nicht unrecht handeln im Gericht mit der Elle, mit Gewicht, mit Maß.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skal ikke gjøre urett i dom, i lengdemål, i vekt eller i hulmål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.I skolen icke göra orätt i domen, icke i fråga om mått, vikt eller mål.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Jangan menipu orang lain dengan memakai ukuran, timbangan atau takaran palsu
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.너희는 재판에든지 도량형에든지 불의를 행치 말고
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Não cometereis injustiça no juízo, nem na vara, nem no peso, nem na medida.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Når I holder Rettergang, må I ikke øve Uret ved Længdemål, Vægt eller Rummål;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Nečiňte neprávě v soudu, v rozměřování, v váze a v míře.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne delajte nič krivičnega v sodbi, pri dolgostni meri, pri tehtnici in votli meri;
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Ne kövessetek el igazságtalanságot az ítéletben, a hosszmértékben, súlymértékben és ürmértékben.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın.Neučiníte neprávosti v súde, v dĺžkovej miere, vo váhe ani v dutej miere.
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın."'No haréis injusticia en el juicio, ni en la medida de longitud, ni en la de peso, ni en la de capacidad