haksız ile cümle
haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust."
Onlar ki yalnızca, "Rabbimiz ALLAH'tır," dedikleri için haksız yere ülkelerinden çıkarıldılar.Who were driven away from their homes for no other reason than they said: "Our Lord is God."
Hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.No wrong will be done to any one.
Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.To warn. For We are never unjust.
"Rabbim," dedi, "ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla.""O Lord," he prayed, "I have done wrong, forgive me."
Aramızda gerçeğe göre hüküm ver, haksızlık etme. Bize yolun ortasını göster."So judge between us with equity, and do not be unjust, and guide us to the right path.
Dedi ki, "Senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle sana haksızlık etmiştir.(David) said: "He is unjust in demanding your ewe to add to his (many) ewes.
O gün haksızlık yoktur.There will be no depriving on that Day.
Elbette ALLAH kullara haksızlık etmek dilemez."God does not want to be unjust to His creatures.
Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.And those who defend themselves when they are wronged.
Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Ancak, halka zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır.Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Biz onlara haksızlık etmedik, onlar kendi kendilerine haksızlık ettiler.We did not wrong them, they wronged themselves.
"Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara asla haksızlık etmem."There is no changing of My word, nor am I unjust to My creatures."
Bu, haberleri yokken kasabalar halkını Allah'ın haksız yere yok etmeyeceğinden dolayıdır.This is because your Lord does not unjustly destroy townships for their people may be unaware.
Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler.O People who Believe!
Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar!Then when He rescues them, they start wrongfully committing oppression in the earth; O mankind!
İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.And the Word has appeared upon them because of their injustice, so now they do not speak.
Onları kurtarınca da görürsün ki gene yeryüzünde haksız yere azgınlığa girişmişler.Then when He rescues them, they start wrongfully committing oppression in the earth; O mankind!
Gerçek şu ki: Halkı habersizken, Rabbin haksızlık ile ülkeleri helak edici değildir.This is because your Lord does not unjustly destroy townships for their people may be unaware.
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin.O People who Believe!
Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.And the Word has appeared upon them because of their injustice, so now they do not speak.
Yaptıkları her şeyi önlerinde hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
Nice ülkeleri, haksızlık etmelerinden ötürü kırıp geçirdik ve ardlarından başka toplumlar varettik.And many a township did We destroy, for they were unjust, and We created other nations after them.
Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.And the Word has appeared upon them because of their injustice, so now they do not speak.
Allah yolunda ne harcarsanız tam olarak size ödenir, hiç haksızlığa uğratılmazsınız.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Bu durum, sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanızdan ve bölürlenmenizden ötürüdür.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
İşte bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarıp-azmanız ve azgınca ölçüyü taşırmanız dolayısıyladır.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, "Gerçekten biz haksızdık" demekten ibaret kalmıştır.and they but cried, when Our might came upon there, 'We were evildoers.';
Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Haksızlıklarından ötürü işte yok ettiğimiz şehirler! Onları yok etmek için bir süre tayin etmiştik.And those cities, We destroyed them when they did evil, and appointed for their destruction a tryst.
Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler.We have been evildoers.'
Doğrusu biz haksızdık" derler.We were evildoers.'
Bugün herkese, kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur.Today each soul shall be recompensed for that it has earned; no wrong today.
Bu da, yeryüzünde haksız yere sevinip övündüğünüzden ve ululanıp kendinizi gördüğünüzdendir.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Bütün bunlar, yeryüzünde haksız yere sevinç şımarıklığına düşmeniz, kasılıp kabarmanız yüzündendir.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur.Today each soul shall be recompensed for that it has earned; no wrong today.
Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.That then He has charged you with; haply you will understand.
Bunun sebebi şudur: Çünkü siz yeryüzünde haksız yere seviniyor ve güveniyordunuz.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Bu şaşırtmanın sebebi, dünyada haksız yere şımarıp kibirlenmeniz ve taşkınlık yapmanızdır.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
ALLAH yolunda ne harcarsanız size tam olarak ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Fakat ona haksızlık ettiler. Biz mucizeleri yalnızca uyarı amacıyla gönderirizAnd We do not send the signs, except to frighten.
Nice kentlerin halkını, işledikleri haksızlıklardan ötürü helak ettik.How many a city We have destroyed in its evildoing, and now it is fallen down upon its turrets!
O gün her kişiye yaptığının karşılığı ödenir. O gün haksızlık yoktur.Today each soul shall be recompensed for that it has earned; no wrong today.
Tevbe ederseniz, ana malınız sizindir. Ne haksızlık edersiniz, ne de haksızlığa uğratılırsınız.And if ye repent, then yours shall be your capital sums; ye shall neither wrong nor be wronged.
Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, uslanırsa, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder.Then whosoever repenteth after his wrong-doing and amendeth, verily Allah shall relent toward him.
İnananlar ve imanlarını bir haksızlıkla bulamayanlar...It is those who believe and confound not their belief with wrong doing.
Onlar, 'bir hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar.Allah purifieth whomsoever He will, and they shall not be wronged a whit.
İşte güven; onlara, inanıp haksızlık karıştırmayanlaradır.It is those who believe and confound not their belief with wrong doing.
Bu böyledir; çünkü onlar sınır tanımazlık, haksızlık, düşmanlık ediyorlardı.That is because they disobeyed and were ever transgressing.
Onlara haksızlık edilmez.And they will not be wronged.
Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.And if ye repent, then yours shall be your capital sums; ye shall neither wrong nor be wronged.
Bu da doğru olan dinin hükmüdür. Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız.Wherefore wrong not yourselves in respect thereof.
Tevbe ederseniz anaparanız yine sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlığa uğrayın.And if ye repent, then yours shall be your capital sums; ye shall neither wrong nor be wronged.
Kim yaptığı bu haksızlıktan sonra tevbe ederek düzelirse, ALLAH yönelişini kabul eder.Then whosoever repenteth after his wrong-doing and amendeth, verily Allah shall relent toward him.
Örneğin, Semud'a açık bir (mucize) olarak deveyi vermiştik. Fakat ona haksızlık ettiler.And We vouchsafed unto Thamud a she-camel as an illumination, but they did her wrong.
Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik.So We sent on them a torment from heaven in return for their wrong-doings.
Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin.And do not kill anyone which Allah has forbidden, except for a just cause.