haksız ile cümle
haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Spited, haksızlığa, boşanmış PARIS Beguil'd, öldürülen!PARlS Beguil'd, divorced, wronged, spited, slain!
Çünkü bilim kolaydır, haksız mıyım? Kuralları biliyoruz.Because science is easy, right?
Ama insanların bize anlattığı hikaye bu değil, haksız mıyım?But this is not the story that people tell us.
O'na dokunmak bile istemiyorsun haksız mıyım?You don't want to touch her either, do you?
Mevcut dünya ayrımcıdır ve haksızlık üzerine kurulmuştur.The current world order is discriminatory and based on injustice.
Zira bu yaptığınız danışıklı dövüştür, haksız rekabettir. Ve kanunen yasaktır.Well, hopefully you'd be in jail if you had good regulators, because that's called collusion.
Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.The bad press that clouds get is totally unfair.
Ben haklıyım, sen haksız."I'm right, you're wrong. Shut up."
Sana haksızlık yaptık.I have done you an injustice.
Ailem buna gerçekten inanıyor mu bilmiyorum, ama onları haksız çıkarmak istemedim.I don't know if my parents really believe that, but I didn't want to prove them wrong.
"Bu, haksız rekabete yol açar."Now that would give you an unfair advantage."
Kaçınız haksız?And how many say, no, he doesn't?
Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)It'd be an unfair advantage.)
Haksız avantaj sağlamış olacaktı, eğer arabası olsaydı.MS: It would be an unfair advantage if he gets to ride in a golf cart.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.He said, "My job is to prove Dr. Stewart wrong."
Jonglörlük haksız bir kötü üne sahip.Juggling's got a bad rap.
Haksız olduğumuzu her zaman kanıtlıyor.He always proves us wrong.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.States with extensive tort reform still suffer all these pathologies.
Bu tamamen yaptığımız şeyin aynısı, haksız mıyım?And that's exactly what we did here, right?
-- bu yüzden, Amerikalı biyologlar bir savaşın içindeler, dersek haksızlık etmiş olmayız.-- that it's fair to say that American biologists are in a state of war.
Haksız yere hapis cezasına çarptırıldı ... Şaman Adasına doğru,sürgüne giderken,He has been wrongly sentenced... to Shamen Island
Bence bu kurtlar için haksızlık.I think it's a very unfair image for the wolf.
Haksızlık bu.That's not fair.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.By raking it off the backs of their suffering people.
RABbe yaklaşarak, ‹‹Haksızla birlikte haklıyı da mı yok edeceksin?›› diye sordu,Abraham drew near, and said, "Will you consume the righteous with the wicked?
‹‹ ‹Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın."'You shall do no unrighteousness in judgment, in measures of length, of weight, or of quantity.
Bir komşuna tarla satar ya da ondan tarla alırsan, birbirinize haksızlık yapmayacaksınız."'If you sell anything to your neighbor, or buy from your neighbor, you shall not wrong one another.
Birbirinize haksızlık yapmayacak, Tanrınızdan korkacaksınız. Tanrınız RAB benim.You shall not wrong one another; but you shall fear your God: for I am Yahweh your God.
Tanrınız RAB bunları yapandan da, haksızlık edenden de tiksinir. ölçek.For all who do such things, all who do unrighteously, are an abomination to Yahweh your God.
Yoksul umutlanır, Haksızlık ağzını kapar.So the poor has hope, and injustice shuts her mouth.
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Please return. Let there be no injustice. Yes, return again. My cause is righteous.
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?Is there injustice on my tongue? Can't my taste discern mischievous things?
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,If iniquity is in your hand, put it far away. Don't let unrighteousness dwell in your tents.
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Will you speak unrighteously for God, and talk deceitfully for him?
Haksızlığı su gibi içen İğrenç, bozuk insana mı güvenecek?how much less one who is abominable and corrupt, a man who drinks iniquity like water!
Tanrı haksızlara teslim ediyor beni, Kötülerin kucağına atıyor.God delivers me to the ungodly, and casts me into the hands of the wicked.
Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı, Beni ağıyla kuşattı.know now that God has subverted me, and has surrounded me with his net.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın."Let my enemy be as the wicked. Let him who rises up against me be as the unrighteous.
Haksızın çenesini kırar, Avını dişlerinin arasından kapardım.I broke the jaws of the unrighteous, and plucked the prey out of his teeth.
Kötüler için felaket, Haksızlık yapanlar için bela değil mi?Is it not calamity to the unrighteous, and disaster to the workers of iniquity?
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Beware lest you say, 'We have found wisdom, God may refute him, not man;'
‹‹Ama sana şunu söyleyeyim, Bu konuda haksızsın. Çünkü Tanrı insandan büyüktür."Behold, I will answer you. In this you are not just, for God is greater than man.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Teach me that which I don't see. If I have done iniquity, I will do it no more'?
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Who has prescribed his way for him? Or who can say, 'You have committed unrighteousness?'
Ya RAB Tanrım, eğer şunu yaptıysam: Birine haksızlık ettiysem,Yahweh, my God, if I have done this, if there is iniquity in my hands,
Kötünün, haksızın kolunu kır, Sormadık hesap kalmasın yaptığı kötülükten.Break the arm of the wicked. As for the evil man, seek out his wickedness until you find none.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Day and night they prowl around on its walls. Malice and abuse are also within her.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.No, in your heart you plot injustice. You measure out the violence of your hands in the earth.
Ey Tanrım, kurtar beni Kötünün elinden, haksızın, gaddarın pençesinden!Rescue me, my God, from the hand of the wicked, from the hand of the unrighteous and cruel man.
‹‹Ne zamana dek haksız karar verecek, Kötüleri kayıracaksınız? _iSela"How long will you judge unjustly, and show partiality to the wicked?" Selah.
‹‹RAB doğrudur! Kayamdır benim! O'nda haksızlık bulunmaz!›› diye duyuracaklar.to show that Yahweh is upright. He is my rock, and there is no unrighteousness in him.
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Shall the throne of wickedness have fellowship with you, which brings about mischief by statute?
Hiç haksızlık etmezler, Onun yolunda yürürler.Yes, they do nothing wrong. They walk in his ways.
Yüreğimi haksız kazanca değil, Kendi öğütlerine yönelt.Turn my heart toward your statutes, not toward selfish gain.
Bütün buyrukların güvenilirdir; Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana!All of your commandments are faithful. They persecute me wrongfully. Help me!
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.So are the ways of everyone who is greedy for gain. It takes away the life of its owners.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Treasures of wickedness profit nothing, but righteousness delivers from death.
Yoksulun tarlası bol ürün verebilir, Ama haksızlık bunu alıp götürür.An abundance of food is in poor people's fields, but injustice sweeps it away.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Better is a little with righteousness, than great revenues with injustice.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.A tyrannical ruler lacks judgment. One who hates ill-gotten gain will have long days.