haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Görünüşe göre hepiniz haksızsınız.It seems like all of you are wrong.
Belki haksızsındır.Perhaps you're wrong.
Zorbalık ve haksızlık almış yürümüştü.He was violently and unjustly truncated.
Drusus öldürülünce bu haksızlıkları ele alan reformlarının çoğu geçersiz ilan edildi.When Drusus was assassinated, most of his reforms addressing these grievances were declared invalid.
Haksızlığa, adaletsizliğe, zorbaya, kötülüğe karşı mücadele eder.It is the struggle between truth and falsehood; justice and injustice.”
Haksızlığı def edeceğinizin söylenmesine aldatmayın.Do not allow what you consider good to be spoken of as evil.
Summum jus, summa injuria Hukukun zirvesi, haksızlığın zirvesidir.Examples are Summum jus, summa injuria.
Eleştiriler çok haksız.This was unfair criticism.
Yusuf, Züleyha’ya haksızlık yaptığını anlar.”So Joshua knew that the tribe of Judah had transgressed in the matter of the devoted things.
Yayın yoluyla haksızlığa uğrayanları temsil eder.A referee who signals traveling on a throw-in violation is in error.
Avusturya’nın Almanya ile birleşmesinin yasaklanması da haksızlık olarak görülüyordu.Membership was still illegal in Austria.
Poe şikayetleri haksız buldu.Gibbs found that the allegations were not correct.
Onu görmekte haksızlığa uğramayacak, izdihâma düşmeyeceksiniz."Thou art of eyes too pure to behold evil, and canst not look on iniquity."
“Servetini haksız kazanç yoluyla (başkasının hakkına el uzatarak) arttırma!”Do not steal or receive unrighteous wealth.
Taraftarları onun sağlığının iyi olduğu ve haksız yere hal‘edildiği propagandasını yayıyorlardı.He justified the claims made against him by being direct and honest.
Cemiyetin amacı ise yaşanan haksızlıklara engel olmaktı.The reasoning behind this was to prevent forgery.
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.He is a person who cannot tolerate difference.
Hiçbir şekilde haksız kazanç sağlamadım.Of course, it brings me no income at all.
Adil Kullanım Kotası (AKK) Haksızlığına Hayır De!".And make no mistake, justice will be done."
Haksız bir şekilde hapsedilmiş çocuklar, genç erkek ve kadınlar var.These are injustices against children and the young men and women who are being incarcerated.
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.I have wronged none, I have done no evil.
Haksız yere savaşmak İslam dininde bir büyük günahtır.Weight loss is recommended in those who are obese.
Bunu durdurmak hem haksızlık hem de tehlikeli olurdu.That would have been illegal and unfair.
Bu keyfidir ve haksızlıktır, izleyiciye saygısızlıktır."It's so arbitrary and gratuitous, and it's disrespectful to the audience."
Kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz." dedi."Visentini contro gli stranieri" .
Haksız kazancın, bahislerin ve yalanın tanrısıdır.God alone is the giver of profits and losses.
Haksızlığı hoş göremezsin.You should not like undue extravagance.
Hep arkadaşlarıyla takılır ayrıca haksızlığa hiç dayanamaz.He always quarrels with his parents and does not obey them.
Kral yapabilir o olmadan ne diğerine engel o zalimce kimin haksızlık.The King may do what he will without hindrance from one whom he has cruelly wronged.
Genelde haksızlığa karşı yumruğumu düşünmeden kaldırırım.When I see teeth, it is a natural reaction for my fist to come up.
Bütün kızların prenses alması haksızlıkRiley: It wouldn't be fair for all the GlRLS to buy princesses
Haksız mıyım?Right?
Sanırım biz haritalarımızda bu duruma biraz haksızlık ediyoruz.I think we tend to do it a little bit of a disservice in our usual maps.
Biz aynı evde, yaşamak ama iki haksız.We live in the same house, but you two are unfair.
Kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum, bu işi burada bırakamam.I cannot leave because I am disturbed.
Bu sana karşı haksızlık olmuyor mu?Oppa, to you isn't that such a cruel thing to ask?
Ama bu sürecin sonunda hemşirelerin haksız olduğu ortaya çıktı.But at the end of this process, what I learned was that the nurses were wrong.
Ve onun gibi seksi bir adamın neden benden hoşlandığını, haksız mıyım?What's he hiding? And what is a hot guy like him with a guy like me. Right?
- O kadar da haksızlık etme!- That's really unfair.
İnsanlar yaptı bunları, haksız mıyım? Son derece teknik bir şey bu üzerine konuşacağız.Perhaps the most complex engineering task humanity's ever undertaken, maybe.
Ama bu haksızlık!That is totally unfair!
Squidward haklı. Bu gerçekten haksızlık.Squidward's right-- that's totally unfair!
Ama ben de haksız değilim.'And I wasn't wrong either.'
Ama... ...o kız yüzünden bocalamaya başlayınca... ...sana haksızlık ettiğimi... ...fark ettim.But... it was only after that girl stirred my feelings, that I understood... how bad I was to you.
Haksız mıyım? yakında kurtuluruz işteAm I right? This is all expected.
Bunu demem lazım; Bize haksızlık olmuyor mu bu?What I'm saying is, it is unfair to us!
YOLSUZLUK VE HAKSIZLIK DÜNYAMIZA BELA.CORRUPTlON AND INJUSTlCE PLAGUE OUR WORLD.
Neden bizim çocuklarımız böyle haksız yere evlerinin önünde öldürülüyorlar?Why are our children being unduly killed in front of their homes?
Yani, eğer yeterince şanslıysanız bunu birkaç kez yaparsınız, haksız mıyım?I mean, if you're lucky enough you get to do it more than once, right?
Şimdi, bu biraz haksızlık olur.Now, that's a little unfair.
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.And if you're wrong, well you'll just kind of be one of the many competitors in an existing market.
Sana haksızlık oluyor.It's not fair to you.
Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruzWe use out-of-date systems that are unfair and create random results.
Size haksızlık etmeyeceğim. artık eminim ki sıranın ne olduğunu biliyorsunuzdur.I think you know what a row is. I don't want to talk down to you.
Haksız yargılanmış kişilere yardım etmeye çalışıyoruz.We're trying to help people who have been wrongly convicted.
Bana baktı, ve, "Ama Aimee, bu haksızlık" dedi.And she looked at me, and she said, "But, Aimee, that's not fair."
İstediğin gibi boyunu değiştirebilmen haksızlık.It's not fair that you can change your height, as you want it.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.You know, we're already wrong, we're already in trouble, but we feel like we're on solid ground.
Striptizcileri seviyorsunuz herhalde, haksız mıyım?You gotta love Holiday Strippers, right?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Because it's one of those things that goes deep with people, am I right?

İlgili Sayfalar