haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.Vähätaitoinen ruhtinas runsaasti kiskoo, mutta väärän voiton vihaaja saa elää kauan.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.Wenn ein Fürst ohne Verstand ist, so geschieht viel Unrecht; wer aber den Geiz haßt, der wird lange leben.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.Неразумный правитель много делает притеснений, а ненавидящий корысть продолжит дни.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.О княже, лишен от разум, но велик да насилствуваш, Знай , че който мрази грабителство ще продължи дните си.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.נגיד חסר תבונות ורב מעשקות שנאי בצע יאריך ימים׃
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.رئيس ناقص الفهم وكثير المظالم. مبغض الرشوة تطول ايامه
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.無 知 的 君 多 行 暴 虐 . 以 貪 財 為 可 恨 的 、 必 年 長 日 久
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.無知 的 君 多 行 暴虐 . 以 貪財為 可恨 的 、 必 年 長 日久
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.(54:11) днем и ночью ходят они кругом по стенам его; злодеяния и бедствие посреди его;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.(55:11) Elles en font jour et nuit le tour sur les murs; L`iniquité et la malice sont dans son sein;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.de går Rundgang Dag og Nat på dens Mure;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Dia e noite andam ao redor dela, sobre os seus muros; também iniqüidade e malícia estão no meio dela.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Día y noche hacen rondas sobre sus muros, y la maldad y el abuso están adentro
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Disperdili, Signore, confondi le loro lingue: ho visto nella città violenza e contese
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Fördärva dem, Herre; gör deras tungor oense. Ty våld och genstridighet ser jag i staden.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.저희가 주야로 성벽 위에 두루 다니니 성중에는 죄악과 잔해함이 있으며
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ngày và đêm chúng nó đi vòng-quanh trên vách thành; Sự ác và điều khuấy khỏa ở giữa thành.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ngày và đêm chúng_nó đi vòng - quanh trên vách thành ; Sự ác và điều khuấy khỏa ở giữa thành .
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.ntsd meg Uram, [és] oszlasd meg az õ nyelvöket; mert erõszakot és háborgást látok a városban.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Opsluk dem, Herre, kløv deres tungemål! For jeg ser vold og kiv i byen.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Po dnevi in po noči prežeč pohajajo po zidovju njegovem, krivica in hudobnost pa sta sredi njega.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Sekoita, Herra, tee eripuraiseksi heidän kielensä, sillä minä näen väkivaltaa ja riitaa kaupungissa.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Siang malam mereka berkeliling, melakukan kejahatan dan menimbulkan kekacauan
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Solches geht Tag und Nacht um und um auf ihren Mauern, und Mühe und Arbeit ist drinnen.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zahub, ó, Pane, zmiatni ich jazyk, lebo som videl násilie a rozbroj v meste.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zatrać ich, Panie! rozdziel język ich; bom widział bezprawie i rozruch w mieście.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.zi şi noapte ei îi dau ocol pe ziduri: nelegiuirea şi răutatea sînt în sînul ei;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zkaz je, ó Pane, změť jazyk jejich, neboť jsem spatřil bezpráví a rozbroj v městě.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ημεραν και νυκτα περικυκλουσιν αυτην περι τα τειχη αυτης και ανομια και υβρις ειναι εν τω μεσω αυτης
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Денем и нощем го обикалят по стените му, И беззаконие и зло има всред него;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.יומם ולילה יסובבה על חומתיה ואון ועמל בקרבה׃
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.‎نهارا وليلا يحيطون بها على اسوارها واثم ومشقة في وسطها‎.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.他 們 在 城 牆 上 晝 夜 繞 行 . 在 城 內 也 有 罪 孽 和 奸 惡
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.他 們在 城牆 上 晝夜繞行 . 在 城內 也 有 罪孽 和 奸惡
Genelde haksızlığa karşı yumruğumu düşünmeden kaldırırım.Az öklöm csak úgy magától megindul, ha fogakat lát.
Genelde haksızlığa karşı yumruğumu düşünmeden kaldırırım.Quand je vois des dents, ma réaction naturelle est de lever le poing.
Genelde haksızlığa karşı yumruğumu düşünmeden kaldırırım.Αν δω έναν ανώμαλο, είναι φυσική αντίδραση να σηκώσω την γροθιά μου!
Genelde haksızlığa karşı yumruğumu düşünmeden kaldırırım.عادة عندما ارى الظلم فان قبضة يدي تتحرك لا إراديا
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.A speciális jogi reformok ellenére, egyes tagállamok, ilyen patológiáktól szenvednek.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Các bang có cải cách sai phạm dân sự mở rộng vẫn phải chịu mọi sự bệnh tật.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Estados con una reforma de agravios extensiva todavía sufren todas estas patologías.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.I sistemi di risarcimento estensivi soffrono di questo tipo di patologie.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.광범위한 불법행위개혁을 시도하는 국가들은 여전히 이 모든 문제를 겪고 있습니다.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Les Etats qui ont entrepris de vastes réformes juridiques souffrent encore de toutes ces pathologies.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Nawet te stany z szeroko zakrojoną reformą prawa cywilnego, nadal cierpią z powodu tych wszystkich patologii.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar."Nuž, nemáme tu žiadne pravidlá, snažíme sa niečo dosiahnuť."
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staaten mit umfassenden Rechtsreformen haben immer noch all diese Krankheitsbilder.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Statele cu o reformă extinsă a sistemului de despăgubiri civile încă mai suferă de aceste boli.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Staten die dit recht uitgebreid hebben aangepast lijden nog steeds onder deze problemen.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Státy s rozšířenou "tort reform" stále trpí těmito chorobami.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Държави с обширна искова реформа все пак страдат от всички тези патологии.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.Штаты, в широких мастшабах проводившие эту реформу, по-прежнему страдают от перечисленных патологий.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.מדינות שעברו רפורמת מס מאסיבית עדיין סובלות מכל הפתולוגיות של חוסר אמון.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.ان الولايات التي تعتمد نظام اصلاح الضرر مازلت تعاني من نفس التشريعات المعتلة
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.いまだにこれらの病理に苦しんでいます そこで 訴訟を制限するだけではなく
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›A mit át nem látok, arra te taníts meg engemet; ha gonoszságot cselekedtem, többet nem teszem!
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›arată-mi ce nu văd; dacă am făcut nedreptăţi, nu voi mai face?`
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Česar ne vidim, pokaži mi ti; ako sem krivico storil, ne storim je več“?
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›det jeg ikke ser, det må du lære mig; har jeg gjort urett, så vil jeg ikke gjøre det mere?
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Ðiều chi tôi chẳng thấy , xin Chúa chỉ dạy cho tôi ; Nếu tôi có làm ác , tôi sẽ chẳng làm lại_nữa ?

İlgili Sayfalar