haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Ðiều chi tôi chẳng thấy, xin Chúa chỉ dạy cho tôi; Nếu tôi có làm ác, tôi sẽ chẳng làm lại nữa?
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Enséñame tú lo que yo no puedo ver; y si hice maldad, no lo volveré a hacer"
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Habe ich's nicht getroffen, so lehre du mich's besser; habe ich Unrecht gehandelt, ich will's nicht mehr tun."
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›jeg ser det, lær du mig; har jeg gjort Uret, jeg gør det ej mer!"
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›나의 깨닫지 못하는 것을 내게 가르치소서 내가 악을 행하였으면 다시는 아니하겠나이다 한 자가 있느냐
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Leer mij wat ik verkeerd heb gedaan; laat het mij zien als ik onrecht deed en ik zal het niet weer doen.'
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Mimo to, nevidím-li čeho, ty vyuč mne; jestliže jsem nepravost páchal, neučiním toho víc.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Mitä en näe, neuvo minulle; jos olen tehnyt vääryyttä, en sitä enää tee.`
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Montre-moi ce que je ne vois pas; Si j`ai commis des injustices, je n`en commettrai plus?
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Nadto jeźlibym czego nie baczył, ty mię naucz; jeźlim nieprawość popełnił, nie uczynię tego więcej.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›o que não vejo, ensina-me tu; se fiz alguma maldade, nunca mais a hei de fazer?
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›se ho peccato, mostramelo; se ho commesso l'iniquità, non lo farò più»
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Sudahkah kauminta agar ditunjukkan-Nya kesalahanmu? Sudahkah kau bersumpah menghentikan perbuatan itu
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Tomu, čoho nevidím, ma ty vyuč; ak som urobil nejakú neprávosť, neurobím viacej.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Visa mig du vad som går över mitt förstånd; om jag har gjort något orätt, vill jag då ej göra så mer.»
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›ο, τι δεν βλεπω, συ διδαξον με εαν επραξα ανομιαν, δεν θελω πραξει πλεον.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›А чего я не знаю, Ты научи меня; и если я сделал беззаконие, больше не буду.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›Каквото аз не виждам, Ти ме научи; Ако съм извършил беззаконие, няма да върша вече, -
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›בלעדי אחזה אתה הרני אם עול פעלתי לא אסיף׃
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›ما لم ابصره فأرنيه انت. ان كنت قد فعلت اثما فلا اعود افعله.
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›我 所 看 不 明 的 、 求 你 指 教 我 . 我 若 作 了 孽 、 必 不 再 作
‹Göremediğimi sen bana öğret, Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›我 所 看 不 明 的 、 求 你 指教 我 . 我 若 作 了 孽 、 必不 再作
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ada kejahatan lain yang kulihat di dunia, yaitu penyelewengan para penguasa
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:A ki vermet ás, abba beesik; és a ki a gyepût elhányja, megmarja azt a kígyó.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:C'è un male che io ho osservato sotto il sole: l'errore commesso da parte di un sovrano
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Có một tai nạn ta đã thấy dưới mặt trời, như một sự lỗi lầm do quan trưởng phạm:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Có một tai_nạn ta đã thấy dưới mặt_trời , như một sự lỗi_lầm do quan trưởng phạm :
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Der er et Onde, jeg så under Solen; det ser ud som et Misgreb af ham, som har Magten:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Der er et onde som jeg har sett under solen - et misgrep som utgår fra makthaveren:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Es ist ein Unglück, das ich sah unter der Sonne, gleich einem Versehen, das vom Gewaltigen ausgeht:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Este un rău pe care l-am văzut supt soare, ca o greşală, care vine dela celce cîrmuieşte:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ett elände gives, som jag har sett under solen, ett fel som beror av den som har makten:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Há um mal que vi debaixo do sol, semelhante a um erro que procede do governador:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Hay un mal que he observado debajo del sol, como el error que proviene de un gobernante
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Il est un mal que j`ai vu sous le soleil, comme une erreur provenant de celui qui gouverne:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Je aj iné zlo, ktoré som videl pod slnkom, ako je poblúdenie, ktoré vychádza zpred vladára.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Jest zlá věc, kterouž jsem viděl pod sluncem, totiž neprozřetelnost, kteráž pochází od vrchnosti,
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Jest złe, którem widział pod słońcem, to jest, błąd, który pochodzi od zwierzchności:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Je zlo, ki sem ga videl pod solncem, pomota namreč, ki jo povzroča vladar:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:내가 해 아래서 한 가지 폐단 곧 주권자에게서 나는 허물인듯한 것을 보았노니
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:On onnettomuus se, minkä olen nähnyt auringon alla, vallanpitäjästä lähtenyt erehdys:
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Ειναι κακον το οποιον ειδον υπο τον ηλιον, λαθος, λεγω, προερχομενον απο του εξουσιαστου
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Есть зло, которое видел я под солнцем, это – как бы погрешность, происходящая от властелина;
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:Има зло, което видях под слънцето, - Погрешка като че ли произхождаща от владетеля, - и това е, че
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:יש רעה ראיתי תחת השמש כשגגה שיצא מלפני השליט׃
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:يوجد شر رأيته تحت الشمس كسهو صادر من قبل المتسلط.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:我 見 日 光 之 下 、 有 一 件 禍 患 、 似 乎 出 於 掌 權 的 錯 誤
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:我 見 日光 之下 、 有 一 件 禍患 、 似乎 出於 掌權 的 錯誤
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Fammi giustizia, o Dio, difendi la mia causa contro gente spietata; liberami dall'uomo iniquo e fallace
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Gi mig rett, Gud, og før min sak mot folk uten barmhjertighet, frels mig fra falske og urettferdige menn!
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Júzgame, oh Dios, y defiende mi causa. Líbrame de una nación impía, del hombre de engaño e iniquidad
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.하나님이여 나를 판단하시되 경건치 아니한 나라에 향하여 내 송사를 변호하시며 간사하고 불의한 자에게서 나를 건지소서
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Sodi me, o Bog, in prevzemi pravdo mojo zoper ljudstvo nesveto; moža zvijačnega in krivičnega reši me.
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Súď ma, ó, Bože, a rozrieš moju pru! Vysloboď ma od nemilosrdného národa, od človeka, ľstivého a nepravého!
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Suď mne, ó Bože, a zasaď se o mou při; od národu nemilosrdného, a od člověka lstivého a nepravého vytrhni mne.
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.Κρινον με, Θεε, και δικασον την δικην μου κατα εθνους ανοσιου απο ανθρωπου απατης και ανομιας ελευθερωσον με
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.שפטני אלהים וריבה ריבי מגוי לא חסיד מאיש מרמה ועולה תפלטני׃
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.اقض لي يا الله وخاصم مخاصمتي مع امة غير راحمة ومن انسان غش وظلم نجني‎.
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.神 阿 、 求 你 伸 我 的 冤 、 向 不 虔 誠 的 國 、 為 我 辨 屈 . 求 你 救 我 脫 離 詭 詐 不 義 的 人
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.神阿 、 求 你 伸 我 的 冤 、 向 不 虔誠 的 國 、 為我辨屈 . 求你 救我 脫離詭詐 不 義 的 人

İlgili Sayfalar