haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Haben wir irgendwo auf der Welt Ungerechtigkeit oder einen Kampf um Menschlichkeit übersehen?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Hebben we onrecht of een humanitaire strijd ergens in de wereld genegeerd?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?¿Hemos ignorado alguna injusticia o crisis humanitaria en algún lugar del mundo?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?세계 어딘가에서 일어나고 부정이나 인권을 향한 투쟁에 무관심 해오지 않았는지요?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Не игнорировали ли мы несправедливости или гуманитарную борьбу где-то в мире?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?האם התעלמנו מאי-צדק או ממאבק הומניטרי במקום שהוא בעולם?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?هل كنا نتجاهل الظلم او صراع إنساني في مكان ما في العالم؟
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?無視してきたのではないだろうか? テロリストは私達に 貧困や不正に
Durumdan zarar gören birisi olarak bu haksızlığa ve istismara anlam veremiyorum.Como uno de los afectados no puedo entender esta injusticia y esta indignante y abusiva explotación.
Durumdan zarar gören birisi olarak bu haksızlığa ve istismara anlam veremiyorum.Jako jeden z postižených nerozumím nespravedlnosti a pobuřujícímu, urážlivému využívání.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Bude jako bezbožník nepřítel můj, a povstávající proti mně jako nešlechetník.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Degenen die iets anders zeggen, zijn mijn goddeloze vijanden. Dat zijn slechte mannen.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Ellenségem lesz olyan, mint a gonosz, és a ki ellenem támad, mint az álnok.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Käyköön viholliseni niinkuin jumalattoman ja vastustajani niinkuin väärän.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.나의 대적은 악인 같이 되고 일어나 나를 치는 자는 불의한 자 같이 되기를 원하노라
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.La min fiende stå der som en ugudelig, og min motstander som en urettferdig!
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Nech je môj nepriateľ ako bezbožník a ten, kto povstáva proti mne, jako nešľachetník.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Nej, såsom ogudaktig må min fiende stå där och min motståndare såsom orättfärdig.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Nieprzyjaciel mój będzie jako niezbożnik, a który powstaje przeciwko mnie, jako złośnik.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Que mon ennemi soit comme le méchant, Et mon adversaire comme l`impie!
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Sea como el impío mi enemigo, y como el inicuo el que se levanta contra mí
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Seja como o ímpio o meu inimigo, e como o perverso aquele que se levantar contra mim.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Semoga musuhku dihukum sebagai pendurhaka, dan lawanku dihajar sebagai orang durjana
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Sia trattato come reo il mio nemico e il mio avversario come un ingiusto
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Som den gudløse gå det min Fjende, min Modstander som den lovløse!
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Sovražnik moj naj se pokaže kot brezbožnik, in kdor se stavi zoper mene, kakor krivičnik.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Ước gì cừu địch tôi bị xử như kẻ ác, Và kẻ dấy lên nghịch cùng tôi bị cầm như kẻ trái lẽ công bình.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Ước gì cừu_địch tôi bị xử như kẻ ác , Và kẻ dấy lên nghịch cùng tôi bị cầm như kẻ trái lẽ công_bình .
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Vrăjmaşul meu să fie ca cel rău, şi protivnicul meu ca cel nelegiuit!
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Ο εχθρος μου να ηναι ως ο ασεβης και ο ανισταμενος κατ' εμου ως ο παρανομος.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Враг мой будет, как нечестивец, и восстающий на меня, как беззаконник.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.Неприятелят ми нека бъде като нечестивия, И който въстава против мене като беззаконния.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.יהי כרשע איבי ומתקוממי כעול׃
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.ليكن عدوي كالشرير ومعاندي كفاعل الشر.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.願 我 的 仇 敵 如 惡 人 一 樣 、 願 那 起 來 攻 擊 我 的 、 如 不 義 之 人 一 般
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.願 我 的 仇敵如惡人 一 樣 、 願那 起 來攻擊 我 的 、 如 不 義 之 人 一般
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Ecco, io batto le mani per le frodi che hai commesse e per il sangue che è versato in mezzo a te
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.És ímé, összecsapom tenyeremet nyereségeden, a melyet csináltál, és a vérontásokon, melyek lõnek te benned.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.너의 불의를 행하여 이를 얻은 일과 네 가운데 피 흘린 일을 인하여 내가 손뼉을 쳤나니
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Maar Ik zal nu in mijn handen klappen en zo uw oneerlijke winsten en het bloedvergieten een halt toeroepen.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Tetapi sekarang Aku akan menghantam para perampok dan pembunuhmu
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Vả , ta đập tay vì sự trộm_cướp mầy đã phạm , và vì máu đã bị đổ ra giữa mầy .
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Vả, ta đập tay vì sự trộm cướp mầy đã phạm, và vì máu đã bị đổ ra giữa mầy.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.Ето, затова плеснах с ръце поради безчестната печалба, която си събрал, и поради кръвта, която бе всред тебе.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.והנה הכיתי כפי אל בצעך אשר עשית ועל דמך אשר היו בתוכך׃
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.فهانذا قد صفقت بكفي بسبب خطفك الذي خطفت وبسبب دمك الذي كان في وسطك.
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.看 哪 、 我 因 你 所 得 不 義 之 財 、 和 你 中 間 所 流 的 血 、 就 拍 掌 歎 息
‹‹ ‹Edindiğiniz haksız kazançtan, içinizde döktüğünüz kandan ötürü ellerimi birbirine vuracağım.看哪 、 我 因 你 所得不 義 之 財 、 和 你 中間 所 流 的 血 、 就 拍掌 歎息
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Dobře, kdybych si chtěl úmyslně přivodit infarkt myokardu, tak jsem byl na správných místech, že?
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Ha tervezném, hogy szívrohamot kapjak, a megfelelő helyeken lennék, igaz?
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Nếu tôi muốn bị đau tim thì nên đến những nơi này sống, đúng không?
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Εάν σχεδίαζα να πάθω καρδιακή προσβολή, τότε επέλεξα τα σωστά μέρη, σωστά;
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Gorje mu, kdor grabi kriv dobiček za hišo svojo, da na visokem postavi gnezdo svoje, da se otme iz nesreče!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất nghĩa cho nhà mình, để lót ổ mình trong nơi cao, để được cứu khỏi tay hung ác.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất_nghĩa cho nhà mình , để lót_ổ mình trong nơi cao , để được cứu khỏi tay hung_ác .
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!재앙을 피하기 위하여 높은데 깃들이려 하며 자기 집을 위하여 불의의 이를 취하는 자에게 화 있을찐저
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Ve ham, som søger ublu Vinding til sit Hus for at bygge sin Rede højt og redde sig fra Ulykkens Hånd.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Wee hun die rijk worden op slinkse wijze; die proberen te leven buiten bereik van gevaar.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!הוי בצע בצע רע לביתו לשום במרום קנו להנצל מכף רע׃
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!ويل للمكسب بيته كسبا شريرا ليجعل عشّه في العلو لينجو من كف الشر.

İlgili Sayfalar