haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Vääryyden mies on vanhurskaille kauhistus, ja oikean tien kulkija on kauhistus jumalattomalle.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Ο αδικος ανθρωπος ειναι βδελυγμα εις τους δικαιους και ο ευθυς εις την οδον αυτου, βδελυγμα εις τους ασεβεις.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Мерзость для праведников – человек неправедный, и мерзость для нечестивого – идущий прямым путем.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Несправедлив човек е мерзост за праведните; И който ходи в прав път е мерзост за нечестивите.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.תועבת צדיקים איש עול ותועבת רשע ישר דרך׃
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.الرجل الظالم مكرهة الصدّيقين والمستقيم الطريق مكرهة الشرير
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.為 非 作 歹 的 、 被 義 人 憎 嫌 . 行 事 正 直 的 、 被 惡 人 憎 惡
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.為非作歹 的 、 被義人 憎嫌 . 行事 正直 的 、 被惡人 憎惡
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bättre är något litet med rättfärdighet än stor vinning med orätt.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lidet med Retfærd end megen Vinding med Uret.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lite med rettferdighet enn stor vinning med urett.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Beter weinig, maar met oprechtheid, dan oneerlijk verkregen rijkdom.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bolje, da imaš malo s pravičnostjo nego veliko dohodkov s krivico.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es ist besser ein wenig mit Gerechtigkeit denn viel Einkommen mit Unrecht.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es mejor lo poco con justicia que gran abundancia sin derecho
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Jobb a kevés igazsággal, mint a gazdag jövedelem hamissággal.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.적은 소득이 의를 겸하면 많은 소득이 불의를 겸한 것보다 나으니라
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lebih baik berpenghasilan sedikit dengan kejujuran, daripada berpenghasilan banyak dengan ketidakadilan
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepšie málo v spravedlivosti ako množstvo dôchodkov v nespravedlivosti.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepší jest maličko s spravedlností, než množství důchodů nespravedlivých.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepsza jest trocha z sprawiedliwością, niż wiele dochodów niesprawiedliwych.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mai bine puţin, cu dreptate, decît mari venituri, cu strîmbătate. -
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Melhor é o pouco com justiça, do que grandes rendas com injustiça.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mieux vaut peu, avec la justice, Que de grands revenus, avec l`injustice.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Parempi vähä vanhurskaudessa kuin suuret voitot vääryydessä.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Poco con onestà è meglio di molte rendite senza giustizia
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công bình, Hơn là nhiều hoa lợi với sự bất nghĩa cặp theo.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công_bình , Hơn là nhiều hoa_lợi với sự bất_nghĩa cặp theo .
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Καλητερον ολιγον μετα δικαιοσυνης, παρα εισοδηματα μεγαλα μετα αδικιας.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Лучше немногое с правдою, нежели множество прибытков с неправдою.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.По-добре малко с правда, Нежели големи доходи с неправда,
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.טוב מעט בצדקה מרב תבואות בלא משפט׃
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.القليل مع العدل خير من دخل جزيل بغير حق.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.多 有 財 利 、 行 事 不 義 、 不 如 少 有 財 利 、 行 事 公 義
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.多 有 財利 、 行事 不 義 、 不如 少 有 財利 、 行事 公義
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Então, quantas pessoas estão no branco?
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?He estado en los lugares correctos.
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?전 아주 적절한 곳에서 살아왔습니다. 그렇죠?
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Stimmt's?
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?لقد ذهبت الى الأماكن المناسبة. صحيح؟
Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?白のスペースで
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Az én munkám az, hogy bebizonyítsam, hogy Dr.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.Disse, "Il mio lavoro è provare che la Dott.ssa Stewart ha torto."
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.Ha sa "Mitt jobb är bevisa att Dr.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.Il a dit, " Mon travail consiste à prouver que le Dr Stewart a tort. "
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Mijn taak is om te bewijzen dat Dr.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Mi trabajo es demostrar que la Dra. Stewart está equivocada".
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.Ông ấy nói "Công việc của tôi là chứng minh bác sĩ Stewart đã sai".
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."내 일은 Stewart박사가 틀렸다는 것을 증명하는 것이다."
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Treaba mea e să dovedesc că Dr.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu."Tugasku adalah membuktikan Dr.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.Είπε, "Δουλειά μου είναι να αποδείξω ότι η Δρ.
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.הוא אמר, "תפקידי הוא להוכיח שד"ר סטיוארט טועה."
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.قال: "وظيفتي هي إثبات بأن الدكتورة ستيوارت مخطئة."
"Dr. Stewart'ın haksız olduğunu kanıtlamak vazifemdir." diyordu.彼は積極的に不一致を探しました
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Abbiamo ignorato un'ingiustizia o una lotta umanitaria da qualche parte nel mondo?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Am ignorat o nedreptate sau o luptă umanitară undeva în lume?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Avons-nous ignoré jusque-là une injustice ou une crise humanitaire quelque part dans le monde ?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Czy przypadkiem nie ignorujemy niesprawiedliwości czy humanitarnych zmagań w jakimś zakątku świata?
Dünyanın herhangi bir yerinde bir haksızlık veya insani bir mücadele olduğunu görmezden mi geliyoruz?Estamos a ignorar uma injustiça ou uma luta humanitária nalgum lugar do mundo?

İlgili Sayfalar