haksız ile cümle

haksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?그들이 당신을 놔주지 않을 겁니다. 교육이라는 것은 우리 마음 속 깊이 자리잡고 있기 때문이겠죠. 안 그래요?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Koska se on merkittävää ihmisille.
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Mert ez az egyik olyan dolog ami mélyen megérinti az embereket, igazam van?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Pentru că e unul din lucrurile la care ținem mult. Am dreptate? La fel ca religia, banii și alte lucruri.
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Perché è qualcosa che ci tocca profondamente, vero?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Porque es una de esas cosas que llega a lo profundo de la gente. Como la religión, el dinero y otras cosas.
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Porque é uma daquelas coisas muito enraizadas nas pessoas, não é verdade?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Protože vzdělání je jedna z věcí, která se lidí hluboce dotýká, nemám pravdu?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?To jedna rzeczy, które zapadają głęboko w pamięć, mam rację?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Διότι είναι ένα από αυτά τα πράγματα που πάει βαθιά στους ανθρώπους, δεν έχω δίκιο;
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Тому що це — одна з тих речей, які дуже глибоко зачіпають людей, чи не так?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?Этот вопрос считается бестактным, слишком личным, правда?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?כי זה משהו מהותי ועמוק אצל אנשים, נכון?
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?لا تستطيع الفكاك منهم. لأنها أحد تلك المواضيع المتعمقة في النفوس، ألست مصيبا؟
Çünkü bu insanların içinde olan şeylerden biridir, haksız mıyım?深い問題ですからね。そうでしょ? 宗教やお金のことみたいに
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Aby kto wywrócił człowieka w sprawie jego, Pan się w tem nie kocha.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Aby převracel člověka v při jeho, Pán nelibuje.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.att man gör orätt mot en människa i någon hennes sak, skulle Herren icke se det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.če prekanja človeka v pravdi njegovi: ne bo li Gospod pazil na to?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.cînd este nedreptăţit un om în pricina lui, nu vede Domnul?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.eller gjør en mann urett i hans sak - mon Herren ikke ser det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.el pervertir la causa del hombre, el Señor no lo aprueba
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.en de rechtzaak van de mensen wordt verdraaid, zou de Here dat dan niet zien?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Hogy elnyomassék az ember az õ peres dolgában: ezt az Úr nem nézi el.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.karena keadilan diputarbalikkan, pastilah TUHAN mengetahuinya dan memperhatikan
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Khi điên đảo ai trong sự xét đoán, thì Chúa chẳng ưng chịu.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Khi điên_đảo ai trong sự xét_đoán , thì Chúa chẳng ưng chịu .
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.사람의 송사를 억울케 하는 것은 다 주의 기쁘게 보시는 것이 아니로다
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.kun ihmiselle tehdään vääryyttä hänen riita-asiassaan - eikö Herra sitä näkisi?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.når en Mand lider Uret i sin Sag mon Herren ej ser det?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.prevrátiť človeka v jeho pravote, či by Pán toho nevidel?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.quando fan torto a un altro in una causa, forse non vede il Signore tutto ciò
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Quand on fait tort à autrui dans sa cause, Le Seigneur ne le voit-il pas?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.subverter o homem no seu pleito, não são do agrado do senhor.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.und eines Menschen Sache verkehren lassen, gleich als sähe es der HERR nicht.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Το να αδικη ανθρωπον εν τη δικη αυτου ο Κυριος δεν βλεπει ταυτα.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.Да се онеправдава човека в делото му, - Господ не одобрява това.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.когда притесняют человека в деле его: разве не видит Господь?
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.לעות אדם בריבו אדני לא ראה׃
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.ان يقلب الانسان في دعواه السيد لا يرى.
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.或 在 人 的 訟 事 上 、 顛 倒 是 非 . 這 都 是 主 看 不 上 的
Davasında insana haksızlık etmeyi Rab doğru görmez.或 在 人 的 訟 事上 、 顛倒 是 非 . 這都 是 主 看 不 上 的
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(청중 : 그건 부당한 혜택이 될겁니다.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Pubblico: sarebbe un vantaggio ingiusto.
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Seria uma vantagem desleal)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(קהל: זה יהיה יתרון לא הוגן.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(أحد الحضور: إنها ميزة غير عادلة.)
Doğduğun ailenin belirleyici olması sence haksızlık değil mi?Non trovi ingiusto fare affidamento sulla famiglia in cui sei nato?
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Abominación es a los justos el hombre inicuo, y el de caminos rectos es abominación al impío
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Ein ungerechter Mann ist dem Gerechten ein Greuel; und wer rechtes Weges ist, der ist des Gottlosen Greuel.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Iszonyat az igazaknak a hamis ember; és iszonyat az istentelennek az igaz úton járó.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Kẻ gian tà lấy làm gớm ghiếc cho người công bình; Và người ăn ở ngay thẳng lấy làm gớm ghiếc cho kẻ gian ác.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Kẻ_gian tà lấy_làm gớm_ghiếc cho người công_bình ; Và người ăn_ở ngay_thẳng lấy_làm gớm_ghiếc cho kẻ gian_ác .
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.불의한 자는 의인에게 미움을 받고 정직한 자는 악인에게 미움을받느니라
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Krivičnik je gnusoba pravičnim, in brezbožnemu je gnusoba, kdor pošteno hodi.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.L'iniquo è un abominio per i giusti e gli uomini retti sono in abominio ai malvagi
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Ohavností spravedlivým jest muž nepravý, ohavností pak bezbožnému, kdož upřímě kráčí.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.O ímpio é abominação para os justos; e o que é reto no seu caminho é abominação para o ímpio.
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Orang baik tidak senang dengan orang jahat; orang jahat membenci orang baik
Doğrular haksızlardan iğrenir, Kötüler de dürüst yaşayanlardan.Urettens Mand er retfærdiges Gru, hvo redeligt vandrer, gudløses Gru.

İlgili Sayfalar