Herkes için özgürlüğe ve eşit haklara inanıyoruz." diyerek devam etti.«Η αρχή μας είναι να τηρούμε την παράδοση και το επαγγελματικό ήθος», υποστηρίζει.
Ancak bu dava sonucunda çocuğun üzerinde ikisinin de eşit haklara sahip olduğuna karar verildi.I samme sag fik to af hans sønner samme dom.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Kvinner og menn skal ha rettslig lik stilling.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Misalnya wanita dan laki-laki memiliki hak yang sama.
Protestan ve Katolikler daha önceki gibi tekrar eşit haklara sahip olacaktı ve Kalvinizm yasal olarak tanındı.Umat Protestan dan Katolik dinyatakan setara di hadapan hukum dan Calvinisme diberikan pengakuan resmi.
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.Pemerintah Finlandia memastikan semua warga negara mendapat hak mendapatkan pendidikan yang sama.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.国民は全て同等の権利と義務を持たねばならない。
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.第31条 全ての国民は能力に従い均等に教育を受ける権利を有する。
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.また、女子も男子も平等の権利を持っている。
Herkes için özgürlüğe ve eşit haklara inanıyoruz." diyerek devam etti.その中には我々は皆平等な権利と義務を共有している」と表明した。
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.拉賈維認為女子應該與男子享有平等的地位。
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.모든 시민은 동등한 권리와 의무를 향수한다.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.חובות וזכויות שווים לכל החברים.
Protestan ve Katolikler daha önceki gibi tekrar eşit haklara sahip olacaktı ve Kalvinizm yasal olarak tanındı.Католиците и протестантите вече са равни пред закона и законово се признава калвинизма.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.На гражданите му са дадени граждански права.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Жените и децата имат същите права като мъжете.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.U Hrvatskoj vojsci ženama je dozvoljeno ravnopravno sudjelovanje s muškarcima.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Članovi zajednice imaju jednaka prava i obveze.
Ayrıca, bu insanların kendi memleketlerinden getirdikleri şeyler ve kimseler de aynı haklara sahiptir...Međutim, tamo ga čekaju isti ljudi i isti događaji.
Kral, eşiyle neredeyse eşit haklara sahipti.Ban je imao vrlo visoke ovlasti, skoro jednake kao kralj.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Mestne države imajo na splošno enake pravice in dolžnosti kot druge zvezne dežele.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.Neilt võeti pea kõik kodanikuõigused.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Wollstonecraft väitis, et naistele tuleb anda meestega võrdsed võimalused.
Örneğin, hayvanların da insanlar gibi yaşamak için aynı haklara sahip olması gibi.Sellepärast peaksime pöörama loomadele sama palju tähelepanu kui inimestele.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Vene kaupmeestega samadel alustel olid kaitstud ka välismaiste kaupmeeste õigused.
Kadınların eşit haklara sahip olması hayatının amacı ve özü olmuştur.Kui Jumal inimesed lõi, oli tal teatud kavatsused inimelu kvaliteetide ja eesmärgi suhtes.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Byly časy, kdy, já nevím, lidé, kteří byli černí, nemohli mít stejná práva.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.C'era un tempo in cui, non so, le persone di colore non potevano avere gli stessi diritti.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Đã có thời, tôi không biết, những người da đen không thể có quyền lợi tương đương người khác.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Det fanns en tid då människor som var svarta inte hade samma rättigheter.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Era o vreme când negrii nu aveau aceleași drepturi.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Er was een tijd waarin zwarte mensen niet dezelfde rechten mochten hebben.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Hubo un tiempo en el que, no sé, la gente negra no podía tener los mismos derechos.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Il fut un temps où les personnes de couleur ne pouvaient pas avoir les mêmes droits.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.예전에는, 글쎄요 흑인이라는 이유로 같은 권리를 가질 수 없었고
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Υπήρχε μια εποχή που, ας πούμε, οι άνθρωποι που ήταν μαύροι δεν είχαν τα ίδια δικαιώματα.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Было время, когда, например, чёрные люди не имели равных со всеми прав.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.Имаше време, когато негрите нямаха равни права.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.פעם היה זמן שבו, לא יודע, בני-אדם שחורים לא יכלו ליהנות מאותן הזכויות.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.كان هناك وقتٌ عندما ، لا أدري ، الأشخاص السود لم يستطيعوا الحصول على حقوق متساوية.
Bir zamanlar, bilemiyorum , siyahi insanların siyahi insanların aynı haklara sahip olamadığı bir dönem vardı.黒人に平等な権利が認められない 時代がありました 女性に平等な権利が与えられず 投票できない時代がありました
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mary heeft niet in alle staten hetzelfde recht om te trouwen zoals Henry.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mary, naopak, nemá vo všetkých štátoch rovnaké práva ako má Henry vo všetkých, napríklad právo na svadbu.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mary, por su parte, no tiene los mismos derechos al matrimonio que Henry en todos los estados, por ejemplo.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mặt khác, Mary, không thể có những quyền tương tự như Henry ở tất cả các tiểu bang, ví dụ, quyền kết hôn.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Samtidigt har inte Mary samma rätt, vilket Henry har i alla delstater, att gifta sig.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Sementara Mary, di beberapa negara bagian, tidak memiliki hak yang sama dengan Henry yaitu hak untuk menikah.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.В същото време, Мери не може да има същото право, като Хенри във всички щатове, а именно да сключи брак.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Однак Мері, не в усіх штатах, може мати ті ж права, що й Генрі, а саме, право вступати у шлюб.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Однако Мэри не во всех штатах имеет те же права, что и Генри, например, право жениться.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil.Φαίνεται ότι αυτό που συμβαίνει στην κουλτούρα μας είναι ένα είδος πραγματικής συμπεριφοράς:
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Du har ikke de nødvendige privilegier til at udføre denne handling.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Du har inte de nödvändiga rättigheterna för att utföra åtgärden.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Não tem os privilégios necessários para efectuar esta acção.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Nemáte dostatečná oprávnění k provedení této činnosti.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Nemáte dostatočné práva na vykonanie tejto akcie.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.No tiene los permisos necesarios para ejecutar esta operación.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.No tiene los privilegios necesarios para ejecutar esta operación.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.Nu aveți privilegiile necesare pentru îndeplinirea acestei acțiuni.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.U beschikt niet over de noodzakelijke privileges om deze actie uit te voeren.