Tom'un buluşu için özel haklara sahibiz.We have exclusive rights to Tom's invention.
Ben bir feministim çünkü kadınlar ve erkekler için eşit haklara inanıyorum.I am a feminist because I believe in equal rights for women and men.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Women and men have equal legal rights.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.All citizens have equal rights and responsibilities.
Bu, eşit haklara sahip olan Yahudileri olumlu etkiledi.These transformations positively affected the Jews, who finally acquired equal rights.
Liberaller bu dönemlerde bireycilik, özgürlük ve eşit haklara yoğunlaşmaktaydı.Classical liberals were committed to individualism, liberty and equal rights.
"E aynı haklara sahipler işte."That's the one thing they want. - I sort of get what they're saying about, "Oh.
Kadınların eşit haklara sahip olmadığı, oy veremedikleri bir zaman vardı.People who happened to be women didn't have the same rights, couldn't vote.
Bu eylemi gerçekleştirmek için gerekli olan haklara sahip değilsiniz.You do not have the necessary privileges to perform this action.
Madde 10'a "kadın ve erkek eşit haklara sahiptir" ifadesi eklendi.The statement "men and women have equal rights" was added to Article 10.
Değişiklik taslağında, "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir."Women and men have equal rights.
Her iki AB üyesi de eşit haklara sahipler, fakat Fransa burada kendi iradesini dayatıyor.Both are EU members and have equal rights, but France imposes its will here.
Ben özgürlüğe ve eşit haklara inanıyorum. Bunu unutmayalım!"We believe in freedom and equal rights… Let's not forget that!"
Kosova devletinde, etnik kökeni ne olursa olsun, tüm vatandaşlar aynı haklara sahip olacak.Regardless of ethnic background, all the citizens will have the same rights in the state of Kosovo.
Makedonya'nın haklara saygılı olduğu söyleniyor fakat sorunlar devam ediyorMacedonia said to respect rights, but problems remain
Temel haklara saygı gösteriliyor.Fundamental rights are respected.
Çocuğun verildiği ebeveyn bütün haklara sahip olurken, diğer ebeveynin hiçbir hakkı olmuyor.The custodial parent has all the rights while the non-custodial has none.
Rusya'ya temel haklara saygı gösterme çağrısıRussia urged to respect fundamental rights
Yaratıcıları tarafından bağışlanmış belirli ve vazgeçilmez Haklara sahiptirler.Thus, by "property" he means "life, liberty, and estate."
Şirket, Shakespeare'in oyunlarını sergilemek için münhasır haklara sahipti.The company held exclusive rights to perform Shakespeare's plays.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Fremde Kaufleute unterlagen den gleichen Restriktionen wie einheimische.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Alle haben die gleichen politischen Rechte und Pflichten.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Mann und Frau haben gleiche Rechte.
Liberaller bu dönemlerde bireycilik, özgürlük ve eşit haklara yoğunlaşmaktaydı.Deine Väter einst stritten um Freiheit und Recht.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Les hommes et les femmes ont les mêmes droits.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Tous les citoyens ont les mêmes droits et les mêmes devoirs.
Çobanlar, marangozlar vb. aynı haklara sahipti.Les Fourmis , différentes œuvres portant le même titre
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Todos los ciudadanos deben tener los mismos derechos y responsabilidades.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.La mujer y el hombre tienen iguales derechos y oportunidades.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Donne e uomini hanno pari diritti.
Kral, eşiyle neredeyse eşit haklara sahipti.Il marito aveva, in un certo senso, anche diritti maggiori rispetto alla moglie.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.У мужчин и у женщин одинаковые права.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Все граждане государства должны обладать равными правами и обязанностями.
İlk çocuk bütün hukuki haklara sahipti ve ömür boyu tek eşilik uygulanmaktaydı.У писателя не было детей и он провел всю жизнь в уединении.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Торгующие крестьяне получили сравнимые с купечеством торговые права.
Roma hariç diğer hiçbir şehirde sosyal sınıf farklılıkları özel haklara sahip olunmasına izin vermiyordu.في معظم دول المدن، على عكس الوضع في روما، لم يكن البروز الاجتماعي يسمح بحقوق خاصة.
Liberaller bu dönemlerde bireycilik, özgürlük ve eşit haklara yoğunlaşmaktaydı.كان الليبراليون الكلاسيكيون ملتزمون بالفردية، الحرية وتساوي الحقوق.
Maddi olmayan mallar üzerindeki haklara ise fikri haklar denmektedir.قد تكون القروض للفقراء دون أي ضمان مالي تبدو فكرة مستحيلة.
Ayrıca, bu insanların kendi memleketlerinden getirdikleri şeyler ve kimseler de aynı haklara sahiptir...Significados estes que os homens dão às suas ações e a si mesmos.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Todos os cidadãos têm os mesmos direitos e os mesmos deveres.
Kral, eşiyle neredeyse eşit haklara sahipti.De koning behandelde hen als vrienden die met hem op bijna gelijke voet stonden.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Mannen en vrouwen hebben ongeveer gelijke rechten.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.Alleen rijksburgers hebben volledige politieke rechten.
Karşılığında terhis edilmiş askerlerin faydalandığı haklara sahip olurlar.Ma tu więc miejsce pełne podporządkowanie podwładnych w zamian za uzyskiwane przywileje.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Historyk przekazuje, że kobiety Issedonów miały równe prawa z mężczyznami.
Aynı yıllarda kentte bulunan İngiliz tüccarlar kraliyet ailesi tarafından özel haklara kavuşturuldu.Även hästar som var gåvor från de många kungliga familjerna i Europa avlades in i rasen.
Örneğin, hayvanların da insanlar gibi yaşamak için aynı haklara sahip olması gibi.Singers grundtes är att djur har samma rätt som människor att få sina intressen tillgodosedda.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Жінки і чоловіки мають рівні права.
18’de ve Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (MSHİUS) m.3 статті 19 Міжнародного пакту про громадянські та політичні права.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Всі громадяни держави повинні володіти однаковими правами та обов’язками.
Rahiplerin toplumda büyük imtiyaz ve haklara sahip olduğu bilinmektedir.Монастир мав великий вплив та авторитет у суспільстві.
Kanaat eksikliği çekerek, başarı için haklara sahip olduğunu belirtiyor.Виникає мета, і вона виправдовує засоби.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.На думку ліберальних феміністок, всі жінки повинні мати право бути рівними з чоловіками.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Všichni občané státu musí mít stejná práva a povinnosti.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Femeile au aceleași drepturi și obligații ca și bărbații.
Onun düşüncesine göre yeni oluşturulacak devlette herkes din ve milletin eşit haklara sahip olacaklardı.Mai exact vrea o lege prin care delfinii sa aibă aceleași drepturi ca oamenii.
Aralarında etnik ya da dini ayrışımlar yoktu; Kurumsal olarak kazanılmış haklara sahip siyasi partiler yoktu.Alig volt olyan nemzeti ügy vagy társadalmi mozgalom, amelynek pártját ne fogta volna.
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.Suomen lain mukaan jokaisella tulee olla tasaveroiset mahdollisuudet saada koulutusta.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Όλοι οι πολίτες έχουν ίσα δικαιώματα και υποχρεώσεις.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Σύμφωνα με τη νομοθεσία της Βόρειας Μακεδονίας, οι γυναίκες έχουν τα ίδια δικαιώματα με τους άντρες.