Ana içeriğe geç
Sözlük

haklı ile cümle

haklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles mente at praktisk visdom var nøglen til lykke, og han havde ret.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristóteles pensaba que la sabiduría práctica era la clave de la felicidad y tenía razón.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristóteles pensava que a sabedoria prática era a chave da felicidade, e ele estava certo.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles si myslel, že praktická moudrost je klíč ke štěstí - a měl pravdu.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles si myslel, že praktická múdrosť je kľúčom ku šťastiu, a mal pravdu.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristote pensait que la sagesse pratique était la clé du bonheur, et il avait raison.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotle cho rằng Sự khôn ngoan sáng suốt thực tiễn là chìa khóa mang đến hạnh phúc, và ông ấy đã đúng.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Arisztotelész úgy vélekedett, hogy a gyakorlatias bölcsesség kulcsfontosságú a boldogsághoz, és igaza volt.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Arystoteles uważał, że zdrowy rozsądek jest kluczem do szczęścia i miał rację.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.아리스토텔레스는 실천적 지혜가 행복에 이르는 열쇠라고 생각했고, 그는 옳았습니다.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Ο Αριστοτέλης πίστευε πως η πρακτική σοφία ήταν το κλειδί της ευτυχίας και είχε δίκιο.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Аристотел смятал, че практическата мъдрост е ключа към щастието и е бил прав.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Аристотель считал, что житейская мудрость и есть ключ к счастью, и он был прав.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.שבא להם להתקלח כדי לנקות את הזוהמה המוסרית שעל גופם כל יום כאשר הם חוזרים הביתה מהעבודה.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.لقد قال ارسطو ان الحكمة العملية الوسيلة الى السعادة وهو مصيب في هذا
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.幸福への鍵だと考えましたが その通りです 今日 心理学の分野で何が人を幸せにするかという
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Ich versuche nicht mehr, recht zu haben;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Ik probeer niet langer gelijk te hebben;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Jag försöker inte längre ha rätt;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Já não tento ter sempre razão.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.더이상 제가 옳다며 따지지 않아요.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Je choisis d'être heureux.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Jeg prøver ikke længere på at få ret; jeg vælger at være lykkelig.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Már nem akarom, hogy igazam legyen, azt választom, hogy boldog legyek.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Nie chcę być już więcej poprawnym -- wybrałem bycie szczęśliwym.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Non cerco più di avere ragione; scelgo di essere felice.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Tôi không còn cố gắng để làm đúng, tôi chọn việc được hạnh phúc.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Už sa viac nesnažím mať stále pravdu; rozhodol som sa byť šťastný.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Už se nesnažím být tím, kdo má pravdu, chci být tím, kdo je šťastný.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Δεν προσπαθώ πλέον να έχω δίκιο, επιλέγω να είμαι ευτυχισμένος.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum. Mutlu olmayı seçiyorum.Повече не се опитвам да бъда прав; избирам да бъда щастлив.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Ne trudim se več, da bi imel prav.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Nu mai încerc să am dreptate.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Saya tidak lagi mencoba menjadi benar.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Ya no trato de tener razón;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Я більше не прагну бути правим;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.Я больше не стремлюсь быть правым.
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.אני כבר לא מנסה לצאת צודק;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.أنا لا احاول ان أكون على حق;
Artık haklı çıkmaya uğraşmıyorum.正しさより 幸せです
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.Ik begrijp het wel, met vertaling verlies je de betekenis.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.Înţeleg, din cauza traducerii... ... şi a lucrurilor care s-ar putea pierde.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.Je comprends. Il a raison. C'est vrai à cause de la traduction et des choses qu'on peut y perdre.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.- Nem, ebben... - ...eléggé... teljesen igaza van, megértem, hiszen fordítás közben elveszhet a jelentés.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.No, tiene sentido. Entiendo, porque... ...con la traducción se puede perder el sentido.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.- O que é... - Não, não, faz sentido... ...pelas traduções, e tudo o que se podia perder.
Aslında çok haklı çünkü çeviride elbet bir şeyler kayboluyor.هذا منطقي أتفهم، بسبب الترجمة
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.A mala pravdu. Bol som veľmi frustrovaný, až do jedného dňa.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Dan dia benar.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Ed aveva ragione.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.E ela tinha razão.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.En ze had gelijk. Ik was erg gefrustreerd tot op één dag.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Et elle avait raison.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.I miała racje. Byłem bardzo sfrustrowany, aż do pewnego dnia.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.할머니 말이 맞았습니다. 저는 심한 좌절감을 느꼈죠.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.(Nevetés) Végülis igaza volt.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Şi avea dreptate. Am fost extrem de frustrat până într-o zi.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Und Sie hatte recht. Ich war sehr frustriert bis zu einem gewissen Tag.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Và bà đã đúng. Tôi đã rất nản chí cho đến một ngày.
Aslında haklıydı, inanılmaz bir hayal kırklığı yaşamıştım.Y tenía razón. Estaba muy frustrado, hasta cierto día.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod