Ama "yeni pazar" diye bir şeyin var olduğu konusunda haklısınız.لكن توجد حالة تدعى السوق الجديدة، حيث
Anlaşılan korkularımızda haklıymışız..Il semble que nos craintes étaient justifiées.
Anlaşılan korkularımızda haklıymışız..Sepertinya ketakutan kita terbukti.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper a raison.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper are dreptate.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper ha ragione.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper hat recht.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper heeft gelijk.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper má pravdu.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper má pravdu.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper ma rację.
Ann Cooper haklı.Ann Coopernek igaza van.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper nói đúng.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper on oikeassa.
Ann Cooper haklı.Ann Cooper tiene razón.
Ann Cooper haklı.앤 쿠퍼는 옳습니다.
Ann Cooper haklı.Η Αν Κούπερ έχει δίκιο.
Ann Cooper haklı.Ан Купър е права.
Ann Cooper haklı.Анна Купер права.
Ann Cooper haklı.אן קופר צודקת.
Ann Cooper haklı.آن كوبر على صواب فيما قالته
Ann Cooper haklı.安古柏講得啱
Ann Cooper haklı.米農務省は僕たちの味方ではない
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Att bli förälder och ett astmaanfall nyligen har med all rätt fått henne att tänka på luftföroreningar igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Co zrozumiałe, macierzyństwo oraz niedawny atak astmy znów zwróciły jej uwagę na zanieczyszczenie powietrza.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Det, at hun er mor, og et astmaanfald for nylig har fået hende til at tænke over luftforureningen igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Materinstvo in nedavni astmatični napad sta ji v misli upravičeno priklicali onesnaženje zraka.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Pravdou je, že emise mnoha znečišťujících látek se od Annina dětství v celé Evropě podstatně snížily.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Quase de certeza que a maternidade e um ataque recente de asma trouxeram de novo à memória a poluição do ar.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Sa maternité ainsi qu’une récente crise d'asthme lui ont rappelé à juste titre la pollution de l'air.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Η μητρότητα και μία πρόσφατη κρίση άσθματος της έφεραν εύλογα στο νου την ατμοσφαιρική ρύπανση.
Annem haklıydı.Mamãe estava certa.
Annem haklıydı.Мама беше права.
Araştırdım, ve haklıydı.Am verificat și avea dreptate.
Araştırdım, ve haklıydı.Eu reflecti, e ele estava certo.
Araştırdım, ve haklıydı.Ich schlug es nach und er hatte Recht.
Araştırdım, ve haklıydı.Ik zocht het op, en het klopte.
Araştırdım, ve haklıydı.Jag kollade upp saken och han hade rätt
Araştırdım, ve haklıydı.J'ai vérifié, et il avait raison.
Araştırdım, ve haklıydı.저는 찾아보았고 그가 옳았습니다.
Araştırdım, ve haklıydı.Lo busqué, y tenía razón.
Araştırdım, ve haklıydı.Mi documentai, aveva ragione.
Araştırdım, ve haklıydı.Overila som si to a mal pravdu.
Araştırdım, ve haklıydı.Saya mencarinya, dan ternyata ia benar.
Araştırdım, ve haklıydı.Sprawdziłam i miał rację.
Araştırdım, ve haklıydı.Tôi nhìn lên, và nhận ra anh ta nói đúng.
Araştırdım, ve haklıydı.Utánanéztem, és igaza volt.
Araştırdım, ve haklıydı.Vyhledala jsem si to; a měl pravdu.
Araştırdım, ve haklıydı.Το τσέκαρα, και είχε δίκιο.
Araştırdım, ve haklıydı.Проверих. Той се оказа прав.
Araştırdım, ve haklıydı.У Саудівській Аравії не було як такої правової заборони.
Araştırdım, ve haklıydı.Я навела справки, и он оказался прав.
Araştırdım, ve haklıydı.בדקתי את זה, והוא צדק.
Araştırdım, ve haklıydı.بحثت عن تلك المعلومة، لقد كان محقا.
Araştırdım, ve haklıydı.サウジアラビアの法律には そのような条文はないのです
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotel credea că înțelepciunea practică era cheia fericirii, și avea dreptate.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotele pensava che la saggezza pratica fosse la chiave per la felicità, ed aveva ragione.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles beranggapan bahwa kebijakan praktis adalah kunci kebahagiaan, dan dia benar.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles dacht dat praktische wijsheid de sleutel was tot geluk. en hij had gelijk.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles glaubte, dass Klugheit der Schlüssel zum Glück sei und er hatte recht.