Ana içeriğe geç
Sözlük

haklı ile cümle

haklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve çünkü, haklı olarak, psikoloji sendeki sorunu görmekle ilgilidir, diyorlardı. Kaçığı göster.And because, quite rightly, they were saying psychology is about finding what's wrong with you.
Pekala. Haklısın diyelim!Yeah, fine.
Ve kesinlikle haklısınız.And you are correct.
Bu da diğerleri haklı olduğu sürece işe yarıyor.I mean, this works as long as it's to correct others.
Eisenhower bence gerçekten uyarı bize hakkında ve haklı olarak.He was meeting a source in West Virginia. He was about to discover all.
O haklı!She's right!
RABbe yaklaşarak, ‹‹Haksızla birlikte haklıyı da mı yok edeceksin?›› diye sordu,Abraham drew near, and said, "Will you consume the righteous with the wicked?
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.Please return. Let there be no injustice. Yes, return again. My cause is righteous.
‹‹Biliyorum, gerçekten öyledir, Ama Tanrının önünde insan nasıl haklı çıkabilir?"Truly I know that it is so, but how can man be just with God?
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Though I were righteous, yet I wouldn't answer him. I would make supplication to my judge.
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?"Shouldn't the multitude of words be answered? Should a man full of talk be justified?
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.See now, I have set my cause in order. I know that I am righteous.
Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi, Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.There the upright might reason with him, so I should be delivered forever from my judge.
Söyleyeceğin bir şey varsa söyle, Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.If you have anything to say, answer me. Speak, for I desire to justify you.
‹‹ ‹Tanrının önünde haklıyım› diyorsun. Doğru buluyor musun bunu?"Do you think this to be your right, or do you say, 'My righteousness is more than God's,'
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Will you even annul my judgment? Will you condemn me, that you may be justified?
Haklı çıkar beni, Çünkü sen gerçeği görürsün.Let my sentence come forth from your presence. Let your eyes look on equity.
Adaletin uyarınca haklı çıkar beni, ya RAB, Tanrım benim! Gülmesinler halime!Vindicate me, Yahweh my God, according to your righteousness. Don't let them gloat over me.
RAB halkını haklı çıkarır, Kullarına acır.For Yahweh will judge his people, and have compassion on his servants.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.I know that Yahweh will maintain the cause of the afflicted, and justice for the needy.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,to receive instruction in wise dealing, in righteousness, justice, and equity;
O zaman anlarsın her iyi yolu, Neyin doğru, haklı ve adil olduğunu.Then you will understand righteousness and justice, equity and every good path.
Duruşmada ilk konuşan haklı görünür, Başkası çıkıp onu sorgulayana dek.He who pleads his cause first seems right; until another comes and questions him.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Put me in remembrance. Let us plead together. Set forth your case, that you may be justified.
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.But he, desiring to justify himself, asked Jesus, "Who is my neighbor?"
Böyle davrananları Tanrının haklı olarak yargıladığını biliriz.We know that the judgment of God is according to truth against those who practice such things.
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›Should I lie against my right? my wound is incurable without transgression.
Muhakkak ki (haklının, haksızın ayırdedileceği) hüküm günü, belirlenmiş bir vakittir.Surely a time is fixed for the Day of Judgement.
Haklı bir neden olmaksızın Allah'ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin.And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
"Bu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.""(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
(Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.The Day of Judgement.
Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.So call on them and let them answer your call, if what you say is true.
Allah'ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın.And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk; kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.And bestowed on them some of Our blessings, and gave them high renown.
Haklı bir gerekçe olmaksızın Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın!And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Zulüm ve kibirlerinden dolayı kendilerinin haklı oduğuna inandılar ve onları reddettiler.and they denied them, though their souls acknowledged them, wrongfully and out of pride.
Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın.And do not kill anyone which Allah has forbidden, except for a just cause.
Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı canı öldürmeyin.And do not kill the soul which God has made sacred, except in the course of justice.
Bizimle şu halkımız arasında Sen âdil hükmünü ver, haklı haksız açığa çıksın.Our Lord embraces all things in knowledge. In God we place our trust.
Allah, kıyamet günü bunlar arasında hüküm verecek(haklıyı haksızı ortaya çıkaracak)tır.Allah will decide between them on the Day of Resurrection. Lo!
Telif HaklıCopyrighted
Telif & HaklıCopyrighted
MP3 dosyasını telif haklı olarak işaretleMark MP3 file as copyrighted
MP3 dosyasını telif haklı olarak işaretle.Mark MP3 file as copyrighted.
Berişa, azınlıkların askeri müdahaleyi haklı çıkarmak için kullanılamayacağını da ekledi.Minorities cannot be used to justify a military intervention, he added.
BH İslam Cemaati: terör haklı gösterilemezIslamic Community in BiH: no justification for terrorism
KFOR, gaz kullanımının "kısa, ufak çaplı ve haklı" olduğunu söyledi.KFOR said the use of gas was "short, isolated and justified".
"Haklı gösterilemeyen" her kesintinin cezası 5 bin avro olacak.The penalty for an "unjustified" blackout is 5,000 euros.
SETimes'a konuşan Karra, "İnsanlar öfkeli ve dargındı ve haklı talepleri vardı."People were angry, indignant, with rightful demands.
SETimes: Sizce böyle düşünmekte haklılar mıydı?SETimes: Do you think they were right in thinking that?
Mahkemeye göre, "bu tip bir yardımı haklı gösterecek bir durum söz konusu değil."In the Court's opinion, "there is no case that could justify this type of benefit."
Bunda da haklılar." şeklinde konuştu.And they are right," Kulenovic said.
Ancak haklı olan taraf biziz ve kazanacağız.However, the right is on our side and we will win.
Mülklerin haklı sahilerine iadesi yalnızca tarihi bir yanlışın düzeltilmesi değil.Restitution of property to the rightful owners is not just the righting of a historical wrong.
Sırbistan-Karadağ'ın "Mavileri" haklı çıkmak istiyorSerbia-Montenegro's "Blues" look for vindication
Rumen halkının çoğu için, kayıtlar şüphelerini haklı çıkarır nitelikte.For many Romanians, the tape simply confirmed their suspicions."This is how things work here.
Schook, "Gümrük İdaresi'nin 567 üyesi bugün haklı bir gurur duymaktadır."The 567 members of the Customs Service have a right to be very proud today.
Ancak Belgradlı Danijel Rovcanin, kararın haklı olduğunu düşünüyor.However, Belgrade resident Danijel Rovcanin thinks the decision is justified.
Şimdi Prifti, soruşturmanın kendisini haklı çıkardığını söylüyor.He now says the investigation has proven him right.
Elçilikten yapılan yazılı açıklamada, "Masum insanları öldürmek hiçbir şekilde haklı çıkarılamaz.""There is no justification for the killing of innocent people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod