Ana içeriğe geç
Sözlük

hakimiyet ile cümle

hakimiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Portekizliler'in bu bölgede hakimiyet kurması sonucu 1520 yılında bölgeden ticaret yapılmaya başlanmıştır.Šios kovos truko iki 1588 m., kol portugalai galutinai užvaldė prekybą šiame regione.
Bu şekilde bölge üzerinde hakimiyet pekiştirilmeye çalışılıyordu.Taip buvo bandoma ištrinti regiono tapatybę.
Bizans hakimiyeti döneminde adada Hristiyanlık yaygınlaşmıştır.Romėnų valdymo metu saloje įsigali krikščionybė.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Hatay'daki hakimiyeti 1918 yılına kadar devam etti.Ši sritis nuo Osmanų imperijos suirimo iki 1918 m. priklausė Bulgarijai.
Bu konuda da Mesut Barzani hakimiyet için büyük çabalar harcamıştır.Persis Vizlis irgi narsiai kovojo prieš jį.
Crassus öldükten sonra, Pompey ve Caesar tüm Roma topraklarının hakimiyeti için tartışırlar.Po Kraso mirties Pompėjus ir Cezaris pradėjo varžytis dėl valdžios Romoje.
Yenilen taraf Roma olunca Karduya ve Arzanene Perslerin hakimiyetine girdi.Jis tapo lemiamu tik kylant Romai ir jos legionams.
İki kere, hakimiyet kraliçelerin kontrolüne geçti.Pärimuse järgi kahekordistas ta vahtkonna kuningatalus.
Gelecekteki yükümlülükler emeklilik açığının hakimiyeti altındadır.Soome ametiasutused vahendavad sel juhul pensionitaotluse Eestisse.
1802 yılında Cisalpin Cumhuriyeti İtalyan Cumhuriyeti hakimiyetine girdi.1802 – Tsisalpiini vabariik nimetati ümber Itaalia vabariigiks.
Onun hakimiyeti antik çağ boyunca sürmüştür.See debatt kestis kogu antiikaja vältel.
Belçika bölge üzerindeki hakimiyetini 1922 yılından 1962 yılına kadar sürdürmüştür.Tutside võimu toetas Belgia aastani 1962.
1803 yılına girerken, Napolyon, İngilizierin denizlerdeki hakimiyetinin iyice arttığını farkediyor.1803년에 들어서고 있었습니다. 나폴레옹은 그레이트 브리튼이 바다를 지배하고 있다는 사실을
1803 yılına girerken, Napolyon, İngilizierin denizlerdeki hakimiyetinin iyice arttığını farkediyor.Нали помните, че си бяха съставили нов, революционен календар.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Dafür bedarf es perfekter Kontrolle, über drei Stück in der Rechten. (Trommelwirbel)
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.컵 여섯 개로 저글링을 하기 위해서는 완벽하게 컨트롤 해야 합니다. 제 오른 손에 있는 세 개의 컵으로 해보죠.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Om zes bekers aan te kunnen, heb ik perfecte controle nodig over drie met mijn rechterhand.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Para poder manejar seis tazas debo tener perfecto control de tres con la mano derecha.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Per farcela, devo avere il perfetto controllo sui tre bicchieri nella mano destra.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Pour arriver avec six, je dois avoir un contrôle parfait de trois avec ma main droite.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.W tym celu muszę kontrolować 3 kubki prawą ręką.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.Для 6-ти стаканов я должен прекрасно управлять 3-мя моей правой рукой. (Барабанная дробь)
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.За да се справя с шест чаши, трябва да имам перфектен контрол на три с дясната ми ръка.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.ובשביל לעשות שש כוסות, חייבת להיות לי שליטה מושלמת על שלוש עם היד הימנית שלי.
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.ولكي اتلاعب بالستة . يجب ان اتحكم بها جيدا 3 بيدي اليمنى
Altı kupa için, sağ elimdeki üç kupa üzerinde kusursuz hakimiyetim olmalı.右手に3つのカップ (ドラムロール)
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.De Europese staten streden om bezit van de handelswegen.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.교역로를 독점하기 위해 동인도 회사들을 설립 했지요.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Les états européens étaient alors en concurrence pour le contrôle des routes maritimes commerciales.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Τα ευρωπαϊκά κράτη ανταγωνίζονταν για την ιδιοκτησία των θαλάσσιων εμπορικών δρόμων.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Европейские государства начали сражаться за контроль над торговыми путями.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.自国のルールを押し付けるために東インド会社を創った。
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura appelle ce processus " la maîtrise guidée ".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura chama a este processo "domínio guiado."
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura definì questo procedimento "padronanza guidata".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura gọi quá trình này là "sự làm chủ được hướng dẫn"
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura "irányított elsajátítás"-nak nevezi ezt a folyamatot.
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura kallar den här processen för "guided mastery".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura llama a este proceso "dominio guiado".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura menyebut proses ini, "penguasaan yang dipandu."
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura nazývá tento proces "průvodce mistrovství."
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura nazywa to "kierowanym opanowaniem".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura nennt das "teilnehmendes Modelllernen" ("guided mastery").
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura noemt dit proces 'gestuurde beheersing'.
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura numește acest proces "măiestrie ghidată".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura tento proces nazýva "riadené ovládanie".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.밴두라는 이런 과정을 "통솔자에 의해 인솔된 숙달과정" 이라고 부릅니다.
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Ο Μπαντούρα αποκαλεί αυτή τη διαδικασία "καθοδηγούμενη επιβολή".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Бандура называл этот процесс "направленное овладение".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Бандура нарича този процес "направлявано майсторство".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Бендура називає цей процес "керована майстерність".
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.בנדורה קורא לתהליך הזה "שליטה מונחית."
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.بندورا يسمي هذه الخطوات "التمكن الموجّه"
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.好きな言葉です 「案内付きの習得」
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.班都那(Bandura)叫呢個過程做"引導式掌握"(guided mastery)
Bati Hakimiyeti'nin sonuna sahit oluyor.서구권 우세가 끝나는 것의 목격자가 되는 것입니다.
Bati Hakimiyeti'nin sonuna sahit oluyor.שחוזה בסופה של העליונות המערבית.
Bati Hakimiyeti'nin sonuna sahit oluyor.الذين يشهدون نهاية السيطرة أو التفرد الغربى.
Bati Hakimiyeti'nin sonuna sahit oluyor.平均的なアメリカ人は かつては
Bizim neslimiz... Bati Hakimiyeti'nin sonuna sahit oluyor.A mi generációnk az, aki szemtanúként követheti nyomon a Nyugat túlerejének hanyatlását.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hakimiyet ile cümle - Sayfa 9 - hakimiyet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App