Ana içeriğe geç
Sözlük

hakimiyet ile cümle

hakimiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.A quarta cruzada e o domínio veneziano do comércio na região criaram novas condições.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.A opinião pública também era contra o domínio da Prússia.
Osmanlı hakimiyetinde Rodos, önemli bir Sefarad merkezine dönüştü ve birçok ünlü hahama ev sahipliği yaptı.Sob o domínio otomano, Rodes se tornou um importante centro sefardita, casa de muitos rabbis famosos.
Bu hakimiyet boyunca Roma eyaletle nesnel bir ilişki kurmuştur.Por todo o período, Roma manteve uma relação muito objetiva com a província.
1831-32'de Suriye, Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile Mısır'ın hakimiyetine girdi.Em 1831-32, a Síria foi conquistada pelo Egito de Muhammad Ali.
Birleşik Krallık 1893 yılında Solomon Adaları üzerinde hakimiyet kurdu.O Reino Unido estabeleceu um protectorado nas Ilhas Salomão na década de 1890.
Sonuçta Luftwaffe, hava hakimiyeti sağlamıştı.Rapidamente, a Luftwaffe procurou estabelecer supremacia aérea.
Hakimiyet bölgeleri günümüz İngiltere'sinin Norfolk ve Suffolk bölgelerini kapsamaktadır.A descoberta foi feita no que é hoje Norfolk e Suffolk.
Daha sonra ise Sina Çölü'nden gelen Yahudiler tarafından hakimiyet altına alındı.A Bulgária foi forçada, entretanto, a deportar judeus das áreas conquistadas.
Şehir Sasani hakimiyeti sırasında önemli bir limandı.Ali se situou uma importante cidade portuária durante o período minoico.
Sağda hakimiyet odası bulunurdu.À direita estava o comitê de votação.
Savaşi kazanan Büyük İskender Perslerin iki yüzyıllık Anadolu hakimiyetine son verir.O combate aos turcos marcaria por dois séculos o destino da dinastia.
Şehirde Sırp hakimiyetinin ilk günlerinde öldürülen Arnavut sayısı 5000 olarak tahmin edilmektedir.O número de albaneses de Pristina mortos no início do governo sérvio é estimado em 5.000.
Bunun üzerine Almanların hakimiyetinde yaşayan Polonyalılar da kurulan cumhuriyete katılmak istediler.Portanto, as equipes nessas áreas preferiram aderir à restabelecida liga nacional alemã.
"Sovyet Rusya hakimiyeti altında Kırım" .A Crimeia é parte da Rússia".
Ayrıca direksiyon hakimiyeti yeni bir lastiğe göre 6-7 kat azalmaktadır.A partir daí, a telenovela foi registrando índices entre 6 e 7 pontos.
1492 yılında İslam hakimiyeti İspanya'da son buldu.In 1492 werd ook aan de islamitische macht in Spanje een einde gemaakt met de Reconquista.
Birleşik Krallık 1893 yılında Solomon Adaları üzerinde hakimiyet kurdu.Het protectoraat werd in 1893 uitgeroepen over de zuidelijke Salomonseilanden.
Bundan sonra Katolik Arnavutlar'ın çoğunluğu fiilen İslam hakimiyeti altında yaşadılar.Na de verkiezingen bleek de vooroorlogse absolute meerderheid van de katholieken gebroken.
Meclisi kapattıktan sonra gücünü pekiştirerek mutlak hakimiyetini başlattı.Vlak voordat hij de gevangenis inging maakten hij en Kiss het definitief goed.
Ülkedeki İspanyol hakimiyeti Paris Antlaşması (1763) ile yeniden tesis edilmiştir.De Grote Alliantie werd opnieuw opgepikt in het Verdrag van Den Haag (1701).
1344'te ada Aragon Kralı IV. Peter tarafından zaptedilerek tekrar Aragon Krallığı hakimiyeti altına girdi.Vanaf 1343 valt het koninkrijk Majorca weer onder Peter IV van Aragón.
Bursa Hakimiyet.Stukwerkpenningen.
Dönem dönem Sasani’ler bölgeye akınlar yapmış ancak hakimiyet sağlayamamışlardır.De Zuidelijken moesten terrein prijsgeven maar gaven de pas niet vrij.
Bu bölgeler de kısa sürede Safevi hakimiyetine girmiştir.Deze opties kwamen te laat voor de Huia.
Sağda hakimiyet odası bulunurdu.De opkamer bevindt zich in het rechter gedeelte.
Bursa Hakimiyet.Ceduła giełdowa.
Kummuh kralı Kuştaşpi, Assur hakimiyetini tanır.Ślimak Króla Papug potrafi wykrywać kłamstwa.
Üstelik Çin'in bir bölümü de Japonya'nın hakimiyetindeydi.Podważono również fakt przynależności Chin do jednej jurysdykcji.
Bu bölgeler de kısa sürede Safevi hakimiyetine girmiştir.Jurysdykcję nad tym obszarem przywłaszczyło więc sobie Delaware.
Bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.W późniejszej polityce rosyjskiej nie odgrywał już żadnej roli.
Kartacalılar MÖ 480 dolaylarında Malta'yı devralmış ve yaklaşık iki yüzyıl hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir.W 480 pp. n.e. przeszła pod panowanie Kartagińczyków, którzy pozostali tam przez dwa kolejne wieki.
Kimmerler'den sonra İskitler, Medler ve Persler kısa süreli hakimiyetleri olmuştur.Wkrótce potem pod władzą tyranów znalazły się Epidauros, Megara i Sykion.
Sonuçta Luftwaffe, hava hakimiyeti sağlamıştı.Wtedy za ubezpieczenie mogłoby służyć tylko Luftwaffe.
1924 yılında, tüm Reşidi topraklarının hakimiyetini ele geçirdi.W 1930 uzyskał prawo dowolnego wyboru miejsca zamieszkania.
409 yılına gelindiğinde Constantinus’un hakimiyeti zayıflamıştır.W 1449 został gubernatorem Konstantynopola.
Köy bir dönemde Bergama Krallığı'nın hakimiyetine girmiştir.Przez długi czas Ochota wchodziła w obręb królewskiej wsi Wielka Wola.
Bu üç adanın haricinde birçok küçük adacıklar da ülkenin hakimiyeti altındadır.W związku z bogactwem tego regionu, niektóre małe wysepki są przedmiotem sporów terytorialnych.
Ortaçağ'da Norman hakimiyetinde Malta'daki Yahudi nüfusu doruğa ulaştı.Populacja Żydów na Malcie wzrosła w średniowieczu pod rządami Normanów.
Kasım ayının ilk haftalarına kadar Luftwaffe hava hakimiyetini elde tutmuştur.Do połowy listopada zachowała zdolność bojową.
Ardından bir süre yine Bizans hakimiyetinde kalmış ardından Sırplar tarafından ele geçirilmiştir.Później przez pewien czas były trzymane w zastawie przez Leszczyńskich.
Zengin ve büyük Kıbrıs adası 1489 yılından beri Venedik hakimiyetindeydi.Cypern var en stor och välbärgad ö som hade befunnit sig under Venedigs styre sedan 1489.
Birleşik Krallık 1893 yılında Solomon Adaları üzerinde hakimiyet kurdu.Britterna etablerade ett protektorat över Salomonöarna 1893.
Yarışmanın ilk yıllarında şampiyonlukta Amerikalıların hakimiyeti vardı.Det året hölls de första tävlingarna i Amerikanska mästerskapen där.
Kummuh kralı Kuştaşpi, Assur hakimiyetini tanır.Då erinrar sig narren kungen om dennes löfte.
Bu beyliklerin Osmanlı hakimiyetinde olması iki ülke arasında sık sık sürtüşmelere yol açtı.Misshälligheterna mellan de två antagonisterna visade sig ofta.
Bazı krallıklar diğerlerine kimi zamanlarda hakimiyet kurmuşlardır.De blandar exempelvis ibland kungar från olika områden.
(Halk annesi de, bu Asiliğin Germiyan hakimiyetini kabul etmeden doğduğu görüşündedir.En ungersven förmanas av sin moder att han kan jaga andra djur, men skall låta hinden gå.
Doğunun ve batının hakimiyeti anlamına gelir.Detta är magin i öst och väst.
Onun hakimiyeti antik çağ boyunca sürmüştür.Där blev den utrotad under antiken.
31 Ağustos - Malezya İngiliz hakimiyetinden kurtuluşunun 50. yılı kutlandı.31 augusti - Malaysia firar 50 år som självständig stat.
Çıkan kavgalarda anlaşmazlık konusu genellikle bölge hakimiyetidir.Det sker främst i länder där uppror mot statsmakten är vanliga.
Bu dönemde devlet hakimiyeti tam olarak mevcut değildi.Легітимна влада в ці дні була відсутня .
Ancak Filistin'deki Birleşik Krallık hakimiyeti 1948 yılına kadar devam etti.Мандат Сполученого Королівства на Палестину закінчився в 1948 році.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.Суспільна думка також виступала проти домінування Пруссії.
Hükümdarlığının sonunda hakimiyet sürdüğü bölgeler sadece Şar Dağları ve Tuna arasındaki bölgeden ibaretti.До кінця свого царювання Стефан Урош контролював тільки територію між Шар-Планиною і Дунаєм.
Britanya'da Roma hakimiyetinin sonuЦе вважається кінцем Римської Британії.
Anadolu'da Türk hakimiyetinin kabul edildiği savaştır.Належність острова заперечується Марокко.
Çıkan kavgalarda anlaşmazlık konusu genellikle bölge hakimiyetidir.Бандитські нічні напади — звична справа в околицях.
Tarih kaynaklarında II. Sirus'un hakimiyeti, Pers tarihinin başlangıcı olarak gösterilmektedir.Кільрой — пес Симони, зникає на початку історії.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod