Ana içeriğe geç
Sözlük

hakikat ile cümle

hakikat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onlar hakikaten yetiştiler.הם ממש השלימו את הפער
Onlar hakikaten yetiştiler.لقد لحقوا بالركب سريعا!
Onlar hakikaten yetiştiler.これは徐々に変化していきます。
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Aber wenn es eine lila Kuh ist - ist das nicht ein toller Spezialeffekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ale gdyby ta krowa była fioletowa - czy to nie byłby super efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ale pokud by kráva byla fialová -- není to skvělý efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Dar daca vaca ar fi violeta - nu e asta un efect special grozav?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?De ha a tehén mondjuk lila - csodás effekt, nem igaz?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Kaj pa če bi bila krava vijolična -- ni to super efekt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?하지만 그 소가 보라색이라면 어떻까요? 특별한 반응을 보이지 않을까요?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Maar stel dat de koe paars was -- is dat geen geweldige special effect?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Mais si la vache était violette -- ce n'est pas super comme effet spécial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Ma se la mucca fosse viola - non è un grande effetto speciale?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Mas, se a vaca for roxa? Não é um belo efeito especial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Men tänk om kon var lila -- visst skulle det vara speciellt?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Nhưng nếu con bò màu tím -- đó là một hiệu ứng đẹp tuyệt vời phải không?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Pero si la vaca fuera violeta, ¿no sería ese un tremendo efecto especial?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Tapi jika ada sapi ungu -- animasi yang bagus ya?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Αν η αγελάδα ήταν μωβ όμως -- ωραίο το ειδικό εφέ;
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Но ако кравата беше лилава - не е ли това великолепен специален ефект?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?Но если бы корова была фиолетовой — классный спецэффект, да?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?אבל אם הפרה היתה סגולה -- זה לא אפקט מדהים?
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?لكن إذا كانت البقرة وردية اللون -- إليس هذا تأثير مميز وعظيم؟
Peki ya bu inek mor olsaydı-- bu hakikaten de harika bir özel etki değil mi?もう一回やりましょうか
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Csak néhány van, amely erősíti, támogatja az Igazság utáni kutatást.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Doar câteva se înalță în căutarea Adevărului.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Einige wenige verstärken die Suche nach der Wahrheit.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Sommige paar verbeteren de zoektocht naar waarheid.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir. Ve... sen de bunu bir şekilde biliyorsun.Pero sólo algunas mejoran la búsqueda de la Verdad y de alguna manera, tú sabes ésto también
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Λίγες προάγουν την αναζήτηση για την Αλήθεια.
Senin deneyimin, hakikat değil. Bir avukat tutacak parası olan çok insan var.Много хора могат да си позволят адвокат, който може да посочи човек и да каже:
Senin deneyimin, hakikat değil.La tua esperienza, non la verità.
Senin deneyimin, hakikat değil.Pengalaman Anda, bukan kebenaran.
Senin deneyimin, hakikat değil.Unsere Erfahrungen - nicht die Wahrheit!
Senin deneyimin, hakikat değil.Votre expérience, pas la vérité.
Senin deneyimin, hakikat değil.多くの人が弁護士に大金を払い
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Ahora bien, no me refiero tan sólo al sonido, me refiero a realmente escuchar ese trueno dentro de ustedes.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.A nemyslím len ten zvuk, ale že sme naozaj počuli zvuk hromu v nás.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Cela dit, je ne parle pas simplement du son, je parle d'écouter vraiment ce tonnerre qui est en vous.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Cioè, non intendo solo il suono, vorrei che ascoltaste veramente quel tuono dentro di voi.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Ik bedoel niet gewoon alleen maar het geluid, ik bedoel écht luisteren naar die donder binnen in jezelf.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Nem úgy értem, hogy csak a hangot, hanem hogy valóban hallották a mennydörgést legbelül.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Nu ma refer doar la sunet vreau sa ascultati, cu adevarat, tunetul dinauntrul vostru.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Teď nemyslím jen ten zvuk, mám na mysli opravdu se zaposlouchat do bouře v nás.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Не говоря само за звука, а действително да чуем този гърмеж в себе си.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Тільки я не кажу лише про звук, я хочу, щоб ви гарненько прислухалися до цього грому всередині вас.
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum, Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.Только я не говорю всего лишь о звуке, я хочу, чтоб вы хорошенько прислушились к этому грому внутри вас.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Csak hogy világos legyen, ő rossz példa az alaptalan optimizmusra, mert ő tényleg különleges tehetség.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.이 조카 애가 낙관주의적 편견의 아주 안좋은 예라는 것을 분명히 하고 싶은데요. 왜냐하면 제 조카는 독특한 재능을 가지고 있으니까요.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Z góry zapewniam, że to zły przykład optymistycznego nastawienia, bo jest wyjątkowo zdolny.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.ואני רק רוצה שזה יהיה ברור: הוא דוגמא גרועה ביותר להטיית האופטימיות מכיוון שהוא באמת מוכשר באופן יוצא מן הכלל.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.وأريد أن أوضّح بشكل تام أنهُ مثال سيّء تماماً عن الميل للتفائل، لأنه في الحقيقة موهوب بشكل فريد من نوعه.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.彼は楽観主義バイアスとしては例外中の例外です だって特別に才能があるんですよ (笑い)
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.Anda melakukan sesuatu bersungguh-sungguh, lalu Anda mulai memahami kebenaran agama.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.Chováte sa záväzne, a potom začnete chápať pravdy náboženstva.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.Elkötelezetten viselkedünk, és aztán elkezdjük megérteni a vallásokban rejlő igazságot.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.Je gedraagt je op een betrokken wijze. En dan begin je de waarheden van religie te begrijpen.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.여러분이 헌신적으로 행동하면 종교의 진실을 이해하기 시작할 것입니다.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.Man verhält sich engagiert, und dann beginnt man, die Wahrheiten seiner Religion zu verstehen.
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.On agit de manière soumise, et ensuite on commence à comprendre les vérités de la religion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod