Ana içeriğe geç
Sözlük

hakikat ile cümle

hakikat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu hakikaten çok ilginç, değil mi?So this is pretty amazing, isn't it?
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.(Laughter) But I really want you to learn.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.The truth of the matter is otherwise.
Onlar hakikaten yetiştiler.They really caught up.
Ezel ya hakikatten kaybedersen? Kumar borcu namus borcu Ţebnem.Of course you will lose too, you are a human, of course you will lose at least one hand
Bu, rastgele bir matematiksel oyun değil. - Bu vektörler hakikaten faydalı.It's not just some mathematical game we're playing, although sometimes we do fall into that trap.
Buna inanması hakikaten çok zor.So it's very hard to believe.
Ve bu yemek de nefis olmuş hakikaten!And this is really delicious.
Görüş hakikatin kendisidir.Perspective is Reality
Basit bir hakikat: Akşam saat 8:30'da bir Afganı aramayı deneyemezsin.One simple fact: you couldn't try to call an Afghan at 8:30 in the evening.
Nijeryalı film yapımcılari hakikaten de sevdikleri şeyi yapıyor.The Nigerian filmmakers really, really, are doing what they like.
Duvar, hakikaten, teröre bir çözüm yarattı.The fence has, in fact, created a solution to terror.
Eğer bunu bir hakikat olarak alırsak; o zaman T2, T1'den bağımsız bir olay olur.If you knew this for a fact, then T2 would be independent of T1.
İnsanlara kendi yiyeceğinizi yetiştirin demek benim hakikatım.It's my gospel, when I'm telling people, grow your own food.
Hakikaten inandığım bir şey.Something I truly believe.
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.I want to see how much people are willing to pay.
Yani teknik olarak, ben bunu hakikaten okuyabilirim.So technically, I can actually read this.
Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.I mean really listen to that thunder within yourselves.
Ve hakikaten mevcut bulunup içerde ne olup bittiğini izleyebiliyorlar.And they can really be present and watch what happens inside.
Bu risksiz getiri varsayımı hakikaten çok önemli.And this risk-free is the big assumption.
Hakikaten.O konuyu gerçekten bilmiyorumTruthfully, I don't really know about it.
Bu silahlar hakikaten tehlikeli.It so happens that these weapons are dangerous.
HEMŞİRE Ay, hakikaten.NURSE Ay, forsooth.
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:But really, I would say to people:
Ben lehindeyim, hakikatten.And I'm in favor, actually.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.And the Brahmins and the gods, like in my story, always get to tell their truth as The Truth.
Hakikaten Asya'nın dirilişi ya da geri dönüşü denilmeli.It really should be called the recovery or return of Asia.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.One night on stage, I actually entered my vagina.
Er ya da geç hakikat ortaya çıkacak; ve sonra mutsuzluk ve ısdırap.Sooner or later the reality manifests itself; then there is misery, suffering.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Because you are both focused inside the same love for Truth.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Some few enhance the search for Truth.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Even the bad relationships, you make use of them to even discover the Truth.
Hakikat karşısında vaazTo preach the Truth to the face of
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.It's just like music -- it really is just like music.
Hakikaten saçma.It's just absurd.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.It actually gets reintegrated in the body.
Yani bu proje hakikaten kendi organik yaşamını yaratmıştı.So this project really has taken on this inner organic life of its own.
Hakikat, yanlız olduğumuz zaman bile, son derece sosyal varlıklar olduğumuz.The fact is, though, that even when we're alone, we're a profoundly social creature.
Hakikaten tam bir başarı öyküsü olurdunuz.Truly, you would be a great success story.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Not to make a bad joke, but it was really épuisé.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.The quest for the truth, in and of itself, is a story that's filled with insights.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.And if I see something negative, I'm going to be miserable, indeed."
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?Do you have to step outside of yourself to discover this Truth?
Gerçek Kalp Hakikat demektir, Hakikatin ikamet yeridir.The real Heart means the Truth, the abode of Truth.
BARIŞ için hakikaten bir şansımız var.Amazing feeling of freedom.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.And I do believe that business will move the great mass of humanity forward.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.They really did a fantastic job.
Ancak hakikat bu, Bay Woeste.Recebi centenas de cartas referentes a seu artigo.
Deney, hakikati aramaktır. Hakikati somut olarak aramaktır.An experiment is: truth seeking, potentiably truth seeking.
Uyudun mu lan hakikaten?Mert
(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.
O size ayrılığa düştüğünüz şeyler(in hakikatin)i haber verecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Yoksa kalbler(inin) üzerinde kilitleri mi var (ki hiçbir hakikat, gönüllerine girmiyor)?Or have their hearts been sealed with locks?
Onların çoğu zanna uyarlar; gerçekte ise zan, hakikat karşısında bir şey ifade etmez.Many of them follow nothing but illusion; yet illusion cannot replace the reality.
Hakikatta onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.No harm was done to Us, they only harmed themselves.
Allah size işte böylece ayetlerini açıklar ki düşünüp hakikati anlayasınız.So does God pronounce His decrees that you may understand.
Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz.We know what they say distresses you.
Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler."The apostles of our Lord had indeed brought the truth."
Sana gerçeği getirdik; biz, hakikaten doğru söyleyenleriz."Yet we bring to you the truth, and we are truthful.
Hakikaten bunda iman edenler için bir ibret vardır.Indeed there is a portent in this for those who believe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod