Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.You should face up to the reality.
Ona hakikati söyletmekte başarılı oldu.She succeeded in getting him to tell the truth.
Hakikat şaraptadır.Truth is in wine.
Hakikaten lezzetli.This is really delicious.
O hakikaten sıkıcı mıydı?Was he really boring?
Bu cep telefonu hakikaten pahalı.This cellphone is really expensive.
Tom hakikatten habersiz.Tom is out of touch with reality.
Hakikatı bilmek istiyorum.I want to know the truth.
Rüyalar hakikati söyler.Dreams tell the truth.
Ben de hakikaten öyle düşünmüyorum.I really don't think so.
Ona mutlak hakikat dışında hiçbir şey söyleme.Don't tell her anything except the absolute truth.
Felsefe, hakikatten intikam alma sanatıdır.Philosophy is the art of taking revenge on reality.
Bu hakikaten yeterince büyük değil.That's not quite big enough.
Hakikat en iyi yalandır.The truth is the best lie.
Ben gerçekten, hakikaten ona inanıyorum.I really, truly believe that.
Hakikat karşısında galip gelemezsin.You can't win against the truth.
Bu çözmek için hakikaten zor bir problem.It's a truly difficult problem to resolve.
Herkes hakikati arıyor, ama kimin bulduğunu ancak Allah biliyor.Every man seeks for truth; but God only knows who has found it.
Sami hakikaten kısaydı.Sami was really short.
Hakikat, yalanlar imparatorluğunda hainliktir.Truth is treason in the empire of lies.
Senle konuşmaktan hakikaten zevk alıyorum.I really enjoy speaking to you.
Hakikat kişiden kişiye değişir.Truth is subjective.
Bunun hakikaten hiçbir önemi yok.That really doesn't matter.
Bunların herhangi birinin hakikaten önemi var mı?Does any of this really matter?
Bunların herhangi birinin hakikaten önemi var mı ki?Does any of this really matter?
Bunların bir tanesinin hakikaten önemi var mı ki?Does any of this really matter?
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.I pronounce the charge therein made false, and without any foundation in truth.
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.Spirit is immortal Truth; matter is mortal error.
Komsomolskaya Pravda (Комсомольская правда, "Komsomol'un Hakikatı"), Komsomol'un yayın organı.Komsomolskaya Pravda (Комсомольская правда, "Komsomol's Truth"), the organ of Komsomol.
Hakikaten güzel oynadılar ve galibiyeti hakettiler" yorumu yapmıştı.They did it and fair play to them.”
Şın sözü, gerçek, hakikat anlamına gelir.Who claims Truth, Truth abandons.
Hakikat, Mysterio'nun zafere ulaştığı sınırın Üstü'nde karşı karşıya kalmasına neden oldu.Truth faced Mysterio at Over the Limit, where he was victorious.
(İngilizce) El Salvador için Hakikat Komisyonu RaporuCommission on the Truth for El Salvador.
Hakikaten suları gümüş gibi berraktır."These show the water boiling as the flow passed over it.
Sonuç olarak bütün bunlar efsanedir, hakikatten uzaktır."So, from that standpoint, there is some truth and good in everything."
2011 yılında, yeni kurulan Hakikat ve Adalet Partisi'nin bir üyesi olmuştur.In 2011, she was part of the newly founded Truth and Justice party.
(BE.49) Hakikat insandaki ruhun uyanışı, ruhla iletişimidir.1037) to argue for the existence of the soul.
Hakikat görüşümüz şu an nesnelleşme büyüsü altındadır.The truth is hidden deep within the Miracle Mask.
Beckmann bunun hakikat olmayacağını söyler.To Beckmann, that is not Truth.
Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir.God is just man's idea.
Siz zaten siz olduğunuzdan bu hakikate uygunsunuz.You have to just be what you are.
Hakikat bu nesnel dünyanın sonudur ve bizden bu sonu kabullenmemizi talep eder.This is the reality and it is up to the world to accept it.
Varlığa dair bilimci tespit Maddede hayat, hakikat, akıl ve maddí bir gerçeklik yoktur.The scientific statement of being There is no life, truth, intelligence, nor substance in matter.
O sadece bilineni anımsatmakta ve hakikati tekrar buldurmaktadır.About losing your voice and finding it again.
Sühreverdî ışığı, nûr, hakikatin cevheri olarak tanımlamıştır.Treasury of Truth Illustrated Dhammapada.
Hakikaten de Jackie Brown esas olarak siyahi izleyici için yapılmış bir filmdir.Jackie Brown is a wonderful homage to black exploitation films.
Figürlerin Isle of Lewis adasına gelişi ile ilgili hakikatlerde meçhuldur.It is based in Stornoway in the Isle of Lewis.
Ve biz hakikaten bu aracı uçurduk ve bir motor kaybettik,... ...ve uçmaya devam etti.And we have actually flown this vehicle and lost an engine, and continued to hover.
Fikrinizi değiştirin çünkü hakikaten yanlış bir şey değil.- Get a hobby.
Ve burada hakikaten dört şey var.And really there are four things here.
Vahşi bir kinaye ödünç Doğa ve Hakikat yalnızca yeterince yakın yaşadı onları.As if only the savage dwelt near enough to Nature and Truth to borrow a trope from them.
Hiç su hiçbir doğal avantajları var mıydı ayrıcalıklar, hakikaten?Were there no natural advantages--no water privileges, forsooth?
Teslim olmuş şekilde davranır, ve sonra dinin hakikatlerini anlamaya başlarsınız.You behave in a committed way, and then you begin to understand the truths of religion.
Hakikaten anlamıyorum.I don't get that.
Hakikaten, beşeri bilimlerden birini bulun.In fact, find somebody from the humanities.
Senin deneyimin, hakikat değil.Your experience, not the truth.
Hakikaten kötü varlıklar.And in fact, they're even stinkier than that.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.It's literally built in a very inexpensive way -- it is a parking garage for books.
Bence bu hakikaten şahane.I think this was truly fantastic.
Evet, hakikaten gelemezmiş zaten.So yes, it's highly unlikely that he'll come.