İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.Chci vidět, kolik jsou lidé ochotni zaplatit.
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.Isso me parece uma boa idéia. Eu quero ver o quanto as pessoas estão dispostas a pagar.
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.Quiero saber cuánta gente está dispuesta a pagar.
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.そこで、2ドルに値上げしてみましょう。
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Aber in Wahrheit ist es so.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Adevarul este altul.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Avšak pravda v tejto záležitosti je iná.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.그러나 사실 그렇지 않습니다.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.La verdad es otra.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.La vérité est l'inverse.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Ma in verità non è così.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Men det är den faktiskt.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Namun kenyataannya adalah sebaliknya.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Opak je však pravdou.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Porém, a verdade é outra.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Prawda jest jednak inna.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Sự thật của vấn đề thì khác.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Αλλά η αλήθεια είναι διαφορετική.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Истината по въпроса е противоположна.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Но суть вопроса в другом.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.Правда інакша.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.האמת היא שההפך הוא הנכון.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.مع أن الحقيقة خلاف ذلك.
İşin hakikati ise düşünülenin tam aksi.われわれの聖典、コーランは114章あり
İsrailli Adam: Duvar, hakikaten, teröre bir çözüm yarattı.Un Israélien : la barrière a en fait créé une solution à la terreur.
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?Devez-vous sortir de vous-mêmes pour découvrir cette Vérité ?
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?Musíš stúpiť mimo seba, aby si túto Pravdu objavila?
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?¿Tienes que salir fuera de ti mismo, para descubrir esta Verdad?
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?Должен ли ты перешагнуть за пределы себя чтобы открыть эту истину?
Kendi dışına çıkman gerekiyor mu bu Hakikati keşfetmek için?サットサンは、この為にある
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Không có ý trêu đùa, nhưng đó thật sự là épuisé
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Niet om een slechte grap te maken, maar het was echt épuisé.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Nu vreau să fac o glumă proastă, dar e de fapt épuisé.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Не хочу никого обидеть, но это точно было "epuisé".
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.En als ik iets negatiefs zie, zal het slecht met me gaan.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.E se vedo qualcosa di negativo, sarò infelice.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.Et si je vois quelque chose de négatif, je vais être malheureux.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.만약 뭔가 부정적인 것을 본다면 전 정말 우울한 나날을 보낼 거로 생각했습니다.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım."Se vir algo negativo, vou ser muito infeliz, de certeza."
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.Și daca văd ceva rău, va fi nasol.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.Và nếu thấy điềm gở tôi sẽ rất khổ sở."
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.А ако видя нещо негативно, ще се oтчаям.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.А якщо побачу щось погане, то буде, мабуть, невесело.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.בשבועיים שלי כאן. ואם אני אראה משהו שלילי, אני עומד להיות אומלל, בהחלט.
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.في الأسبوعين التاليين. وأما إذا رأيت شيئاً سلبياً، فإنني سأكون تعيساً بلا شك
Kötü bir şey görürsem hakikaten mutsuz olacağım.建物の間に飛行機は着陸し
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Chiar și relațiile proaste... poți să te folosești de ele pentru a descoperi Adevărul.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin. Kendi benliğinin özgürlüğünü hisset.Még a rossz kapcsolatokat is használd fel arra, hogy megtaláld az Igazságot.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Même tes mauvaises relations peuvent te servir à découvrir la vérité.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Sogar die schlechten Beziehungen, nutze sie, um die Wahrheit zu entdecken.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Zelfs de slechte relaties, die u maken gebruik van hen om zelfs de waarheid ontdekken.
Kötü ilişkileri bile, Hakikat'in keşfedilmesi için kullanabilirsin.Ακόμα και τις κακές σχέσεις, χρησιμοποίησέ τες ακόμα και για να ανακαλύψεις την Αλήθεια.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.C'est comme la musique - c'est vraiment comme la musique.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Es ist genau wie Musik - es ist wirklich genau wie Musik.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Es justamente como la música -- en realidad es como la música.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Este exact ca muzica -- chiar este ca muzica.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Het is net muziek, het is echt als muziek.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Je to ako hudba - to je naozaj ako hudba.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.Je to jako hudba -- opravdu to je jako hudba.
Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.이는 정말 음악과도 같아요.