Kleopatra ise bunu hakaret addetmişti.このことをクリティアスは恨みにもったという。
Bundan sonra Mısır'ı kurtarmış olan üvey annesi Şecer-ül-Dürr'e hakaretkar tutumlar gösterdi.唐后の母は唐后を産んだ後別の男(帥宮)の妻になり娘(吉野の姫)を産んでいた。
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.黑鬼:對黑人的貶稱。
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.他十分无礼地谩骂我,好像我令他感到极为不快似的。
Ve oldukça hakaret eder.指极大的侮辱。
Yoldaş olur ona hakaretler ve sefalet.遇物皆成歎,為心那不悲。
Japon hükümeti bunu direk bir hakaret olarak aldı.일본 정부는 이를 직접적인 모욕으로 받아들였다.
Amacımız hakaret değildi.모욕하겠다는 뜻은 없었다.
Ve oldukça hakaret eder.하지만 굉장히 공격적이다.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.“어떤 말도 하지 않고, 마치 불만스러운 것처럼 그의 얼굴을 감추었다.
Hakaret Kişilik hakkı모욕죄 명예훼손죄
Ve bunlara izinsiz dokunulması ya da kesilmesi de hakarettir.즉, 접지 않고 뚫거나 자르는 것은 허용되지 않는다.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.보통엔 안경을 쓰고 있지만 안경을 벗으면 상당한 미소녀이다.
Arrigo çok kızgınca babasına hakaret ederek onun yanından ayrılır.집으로 돌아간 프란치스코는 화가 난 부친에게 호되게 야단맞았다.
Onun İslam'a hakaret ettiklerini savunmuşlardır.이로써 그들은 냉전 시대 소련의 지배가 불법 점령이었다는 그들의 주장을 재차 강조하였다.
Ancak, hayatının kalan kısmında hakarete uğramışlığı devam etmemiştir.אולם נראה כי הוא לא נשאר מגונה בשארית חייו.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.שהיא אויבת לעם השחור...
Biri size hakaret ederse önce onu uyarın, eğer devam ederse ortadan kaldırın.בקשו לדחוף אותו, כדי שאם הוא חי יזעק.
Hitler kendisine yapılmış bir hakaret kabul ederek öfkelendi.היטלר יצא מדעתו מרוב עלבון.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.שונא את אחיו ומנסה להיפטר ממנו.
Hakaret (film) - 2017 yapımı film.Mercy (סרט, 2017) – סרט משנת 2017.
Hakaret suçunun cezası nedir?אולם מהי הוראת המשפט?
Bunu Sultan hakaret kabul etti ve 1461 yazında bir sefere karar verdi.האתונאים זעמו על החלטתו זו והחליטו להגלות אותו מהעיר בשנת 461 לפנה"ס.
O ona hakaret etti.הוא העליב אותה.
Bu hakarettir.זה מעליב.
Bu yaralanmayı hakaretler takip eder ve Gunnar istemese de intikamını almak zorunda kalır.Раната е последвана от обида и Гуннар неохотно решава да отмъсти.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Жертвали му черни живитни.
Louis birbirleriyle gayet hakaret edici mektuplar göndermişlerdir.Верин оставя писма, на няколко души с неясно съдържание.
Madde, 4. Bent ^ Türk Ceza Kanunu Hakaret suçu nedir?Секулов, И. К. Българската екзархия от гледище на международното право.
Kalabalık bunu hakaret kabul etti ve kız hemen yakalandı ve hayatına orada yakılarak son verildi.Разярената тълпа се спуснала и веднага хванала виновната, която била линчувана и изгорена жива.
Hakaret suçunun cezası nedir?A u čemu se sastoji prosvjed?
Hakaret Kişilik hakkıUbojstvo zbog časti
Bunun genel bir hakaret mi yoksa kökeni ile ilgili mi olduğu açık değildir.Ostalo je pitanje je li se zbilja radilo o pogrješci ili namjeri.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Bol to zásah do čierneho.
Eşcinsel olmayan erkek bireylere hakaret olarak da kullanılır.Nenavštívené dievčatá sa môžu dokonca cítiť urazené.
Ayrıca bu dönemde önemli bir suç olan hakaretten de yargılandı.Aj on bol po čase obviňovaný z rozsiahlej korupcie.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Verjeli so tudi v prirojeno manjvrednost črncev.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Jis turi būti pasiruošęs kažką įžeisti.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Žmonės jam aukodavo juodas vištas.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Valge koer ründab mustanahalisi inimesi.
Hakaret edici veya küçümseyici hitapta.Ma olin millalgi moraalselt laiduväärne või kiiduväärne.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.(122:3) Помилуй нас, Господи, помилуй нас, ибо довольно мы насыщены презрением;
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Aie pitié de nous, Éternel, aie pitié de nous! Car nous sommes assez rassasiés de mépris;
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Ai milă de noi, Doamne, ai milă de noi, căci sîntem sătui de dispreţ;
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Compadece-te de nós, ó Senhor, compadece-te de nós, pois estamos sobremodo fartos de desprezo.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Ðức Giê-hô-va ôi! Xin thương xót chúng tôi, xin thương xót chúng tôi; Vì chúng tôi quá chán sự khinh dể.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Ðức_Giê - hô-va ôi ! Xin thương_xót chúng_tôi , xin thương_xót chúng_tôi ; Vì chúng_tôi quá chán sự khinh_dể .
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Forbarm dig over os, HERRE, forbarm dig! Thi overmætte er vi af Spot,
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Geeft U ons genade, HERE, en helpt U ons. Want wij hebben al te veel minachting ontmoet.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Kasihanilah kami, ya TUHAN, kasihanilah kami, sebab kami sudah terlalu banyak dihina
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.여호와여 우리를 긍휼히 여기시고 긍휼히 여기소서 심한 멸시가 우리에게 넘치나이다
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Könyörülj rajtunk, Uram, könyörülj rajtunk! Mert igen elteltünk gyalázattal.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Ole meille armollinen, Herra, ole meille armollinen. Sillä kylliksi olemme jo saaneet ylenkatsetta.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Pietà di noi, Signore, pietà di noi, gia troppo ci hanno colmato di scherni
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Sei uns gnädig, HERR, sei uns gnädig! denn wir sind sehr voll Verachtung.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Smiluj se nad námi, Hospodine, smiluj se nad námi, neboť jsme již příliš potupou nasyceni.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Ten compasión de nosotros, oh Jehovah; ten compasión de nosotros, porque estamos hastiados del desprecio
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Vær oss nådig, Herre, vær oss nådig! For vi er rikelig mettet med forakt;
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Var oss nådig, HERRE, var oss nådig, ty vi äro rikligen mättade med förakt.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Zmiluj sa nad nami, Hospodine, zmiluj sa nad nami, lebo sme sa hojne nasýtili opovrženia.