Ana içeriğe geç
Sözlük

hakaret ile cümle

hakaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pai Mei en başından itibaren Kiddo'ya sürekli hakaret eder.Брат постійно ображає Матильду.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!Hej, rád by sis omakal tento kousek, že?
Jaime I, Alfonso X ve Juan I, yasalar yürürlüğe sokup hakareti yasakladı.Jakub I., Alfons X. a Jan I. vydali zákony zakazující používání takových označení.
Ayrıca bu dönemde önemli bir suç olan hakaretten de yargılandı.A jak je známo v té době to byl velký hřích.
Bu hakaret karşısında, Yahudiler bu sefer Simon Bar Kohba'nın önderliğinde bir defa daha ayaklanmışlardır.Po 70 letech došlo k další židovské vzpouře, tentokrát pod vedením Bar Kochby.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Od té doby se o někom neúspěšném říká, že „dopadl jak sedláci u Chlumce“.
Bunun genel bir hakaret mi yoksa kökeni ile ilgili mi olduğu açık değildir.Není jasné, jestli to je chyba nebo záměr.
Poe, gazetenin editörü Francis Duffee'ye karşı, hakaret sebebiyle dava açtı.Poe a depus o cerere de dare în judecată împotriva editorului Francis Duffee.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Legea a fost propusă de Negri.
Bunun genel bir hakaret mi yoksa kökeni ile ilgili mi olduğu açık değildir.Este neclar dacă aceasta a fost o glumă sau o încercare de a da vina pe pisică.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.El nu poartă pantaloni, de aceea face de multe ori bancuri despre pantaloni.
Amacımız hakaret değildi.Nu s-au lăsat cu jigniri.
Jericho, daha sonra hakaret ettiği ve aşağıladığı Malenko'nun bir portresini yanında getirmeye başladı.După acel meci, Jericho aducea de fiecare dată în ring o poză cu Malenko pe care o insultă.
Ancak hiç kimse aleni bir şekilde hocamıza hakaret edemez.Eu sper că nu se va supăra nimeni, Dacă vorbim un pic și despre noi.
Japon hükümeti bunu direk bir hakaret olarak aldı.A japán kormányzat azonban sértésnek vette az egész incidenst.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Ezzel főleg a feketéket sújtó, diszkriminatív intézkedéseket kívánták megakadályozni.
O sık sık pantolonlara hakaret eder, örneğin kız pantolonları.Gyakran nem is tud felöltözni, például a nadrágja fölé veszi az alsónadrágot.
Hakaret (film) - 2017 yapımı film.Bővítési tervek (2017) History.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Julie megharagszik rá és el akar tőle válni.
Bu konuda kendisine açılan hakaret davasını kaybetmiştir.Ez az ellene indított bűnvádi eljárás kapcsán derült ki.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Mustavalkoisuutta yritettiin välttää.
Japon hükümeti bunu direk bir hakaret olarak aldı.Tämän Japani koki suurena nöyryytyksenä.
Linfea bu satirin yardım sunmasını açıkça reddeder ve ona "keçi-adam" ismi vererek hakaret eder.Hän näyttää kiintyneen Caleen välittömästi ja kutsuu tätä kananpojakseen.
Ordu komutanları kendisine hakaret ederek yakışıksız hareketlerde bulundular.Ohjaajille oli määrätty heille sopimattomia tehtäviä.
Öğrenci öğretmene hakaret etti.Oppilas loukkasi opettajaa.
Bu özgürlüğü büyük bir rezalet ve başına gelebilecek büyük bir hakaret olarak gördü.Η Χαφσά θεώρησε την ελευθερία ως την μεγαλύτερη ντροπή και προσβολή που θα μπορούσε να της συμβεί.
Biri size hakaret ederse önce onu uyarın, eğer devam ederse ortadan kaldırın.Εάν κάποιος σας ενοχλεί, ζητήστε του να σταματήσει.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Θέλει να ξεφύγει από αυτό που το ενοχλεί.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Επίσης προσβάλει τους νεφρούς.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Uforskammet spottede han mig, som om han betragtede mig som forhadt af ham.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Sorte måtte ikke ansætte hvide mennesker.
Ve oldukça hakaret eder.Det gør dem særligt fornærmende.
Ancak ırkçı hakaret barındırdığından şarkının adı değiştirildi.Men på grund af forvirring omkring .NET-teknologien blev navnet ændret.
Hakaret suçunun cezası nedir?Er overtrædelsen bevist?
Krala hakaret etmek veya eleştirmek yasaktır.Der tolereres ikke kritik af kongehuset eller af islam.
Günümüzde İngilizce Teuton sözcüğü hakaret olarak Alman anlamında kullanılır.Teutons er på engelsk stadig et skældsord for "tyskere".
Calvin sonra dönüp annesine: "Anne, babam bana hakaret ediyor!."Kevin forsøker å advare foreldre ved å rope: «Mor, far!
Halife Raşid gelen bu Selçuklu elçisini ona hakaret ederek huzurundan kovdu.Den opphissede folkemengden ga da utløp for sin avsky mot ham.
Ian hala Wendy'ye hakaretler savurmaya devam eder.Til Leos forargelse fortsetter Ejvin å gjøre kur til Wanda.
Ordu komutanları kendisine hakaret ederek yakışıksız hareketlerde bulundular.Keisersoldatene gikk ubøyeleg til angrep.
Karna sözleriyle Bheema'ya hakaret etti.Dia mencoba untuk membersihkan kesalahpahaman dengan Bhabima.
Onun İslam'a hakaret ettiklerini savunmuşlardır.Pada waktu itu orang-orang Quraisy sedang memusuhi Islam.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Hal itu dikarenakan ia sangat berani dalam menyatakan pandangannya layaknya seekor anjing yang menyalak.
Kont Raymond, bunu hakaret telakki etti ve Bizans'a air Kıbrıs'a saldırdı.Comte Raymond merasa terhina dan sebagai balasannya menyerang Siprus Bizantium.
Hakaret suçunun cezası nedir?Mengapa janji itu adalah hutang?
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Akibatnya, kaum kulit hitam menentang kesatuan ini.
Japon hükümeti bunu direk bir hakaret olarak aldı.Chính phủ Nhật Bản coi đó là một sự sỉ nhục trực tiếp.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Tôi thuê người da đen.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Ả vốn là người lầm lì và rất ưa gây gổ khi thấy có gì không vừa mắt.
Ondan kurtulmak ister ve ona hakaretler eder.Vì vậy Thánh Tông có ý ghét ông và có ý muốn hại ông.
Hakaret edici veya küçümseyici hitapta.Quyện hổ thẹn, vội phục xuống đất.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Như một chiến sĩ du kích đã thừa nhận: “bọn chúng không hiểu được người nông dân cùng khổ như thế nào.
Hakaret suçunun cezası nedir?Ngươi muốn hình phạt gì?
"Hâkim: Bu söz hakaret değil".(主人は)「まさかそれは蔵人になるような者ではないはずだ。
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.黒人への蔑称。
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!どうかそういう私たちをお見守り下さいますように。
Japon hükümeti bunu direk bir hakaret olarak aldı.日本政府はこれを不法占拠として非難している。
Yeni hakaretleri düşman üzerinde deneyerek cevabını öğrenebiliyoruz.敵の攻撃を受けた際に閃いて覚えることが可能。
Ve oldukça hakaret eder.なおかなりやせている。
Günün en önemli noktası, Ömer'e lanet ve hakaret edilmesi ve nihayetinde sembolik bir şekilde yakılmasıydı.終盤では皮肉にもサンコーの機転によって燃やされ、焼き尽くされ今度こそ滅された。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod