Seni düşmandan kurtarıp, bana yapılan hakaretin öcünü alarak, görevimi yerine getirdim.I have done my duty in rescuing you from the enemy and avenging the insult to myself.
Edepsizlik yapmıyorum, lütfen hakaret etmeyin.I am not being impudent, please do not insult me! Erdogan:
Amerika'da, bir sürü yayın hakaret içeriyor olabilir.Here in the United States, countless publications provoke offense.
Demişti ki, "Bence bu tarihe bir hakarettir."He said, "I think it's an insult to history."
Tarihe hakaret.Insult to history.
Bu da bir tarihe hakarettir.That's also an insult to history.
Doğanın temel kanunlarına hakarettir ve biyolojinin.It's an insult to the basic laws of nature and of biology.
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaWhat does that indignity amount to, weighed, I mean, in the scales of the New
Hakaret etme, aşağılık herif!No name calling, asshole!
- Führer'e hakaret ettin!- He has insulted the Fuhrer!
Umarim hickimse konusmaya bu sekilde baslamami hakaret olarak algilamaz.I hope nobody finds that offensive.
Ama bize hakaret ediyordu.If we're turned in
Ama bana hakaret etme.Stop frightening me
Bu babanın taşlarına hakaret mi?) (Gülüşmeler)This insult to father's stones?) (Laughter)
Bana hakaret mi edeceksin? Beni azarlayacak mısın?Are you going to curse me, scold me?
Ona hakaret et.Insult him.
Bize hakaret edip, mallarýmýzý yađmalýyor ve kadýnlarýmýzý tehdit ediyorlar.Druwe, já disse que resolverei o problema do jornal...
Neyin çok hakaret içeren, neyin provakatif olduğuna onlar karar veriyor.They decide what is too offensive or too provocative for you to see.
Bence duyduğum şey bir hakaret.I think, he think that what I've just heard, as insulting as that is,
Kurtar beni bütün isyanlarımdan, Aptalların hakaretine izin verme.Deliver me from all my transgressions. Don't make me the reproach of the foolish.
Hakaret ve sövgü duya duya, Öç almak isteyen düşman karşısında.At the taunt of one who reproaches and verbally abuses, because of the enemy and the avenger.
Senin uğruna hakarete katlandım, Utanç kapladı yüzümü.Because for your sake, I have borne reproach. Shame has covered my face.
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.For the zeal of your house consumes me. The reproaches of those who reproach you have fallen on me.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.When I wept and I fasted, that was to my reproach.
Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor, Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.My enemies reproach me all day. Those who are mad at me use my name as a curse.
Uzaklaştır benden küçümsemeleri, hakaretleri, Çünkü öğütlerini tutuyorum.Take reproach and contempt away from me, for I have kept your statutes.
Korktuğum hakaretten uzak tut beni, Çünkü senin ilkelerin iyidir.Take away my disgrace that I dread, for your ordinances are good.
Acı bize, ya RAB, acı; Gördüğümüz hakaret yeter de artar.Have mercy on us, Yahweh, have mercy on us, for we have endured much contempt.
‹‹Alaycıyı paylayan aşağılanmayı hak eder, Kötü kişiyi azarlayan hakarete uğrar.He who corrects a mocker invites insult. He who reproves a wicked man invites abuse.
İsayla birlikte çarmıha gerilen haydutlar da Ona aynı şekilde hakaret ettiler.The robbers also who were crucified with him cast on him the same reproach.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Those who stood by said, "Do you malign God's high priest?"
Kim ALLAH'a ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olurAnd he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.
Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter.See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.
Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete uğramamaları için daha elverişlidir.They will thus be recognised and no harm will come to them.
Büyük bir hakaret olarak bu yeter.And this is a sufficient manifest sin.
(Şimdi ne yapsın) onu, hakaretle tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün!Shall he keep her with dishonour or bury her in the earth?
Hakaret/eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu.Shall he keep her with dishonour or bury her in the earth?
Size hakaretten başka bir zarar veremezler.They will do you no harm, beyond insulting you.
Kültür ve geleneğimize büyük bir hakarettir.A great insult to our culture and history.
Merivan Kadınlar Birliği bu hareketi kınamakta ve bunu kadına hakaret olarak görmektedir.The Women's Association of Marivan condemn this action and consider it an insult to women.
Gazetecilere saldırıp hakaret eden Rama kontrolünü tamamen kaybediyor (video).Rama loses control at a new level, attacking and insulting journalists (video).
Orhan Pamuk "Türklüğe hakaretten" suçlu bulunduOrhan Pamuk convicted of "insulting Turkishness"
Iliç ayrıca, Veljkoviç hakkında hakaret içeren ve cinsiyetçi yorumlarda da bulundu.He also aimed abusive and sexist remarks at Veljkovic.
Atatürk'e hakaret edilmesi Türkiye'de suç sayılıyor.Insulting Ataturk is a crime in Turkey.
Freedom House, "adli hakareti yeniden yürürlüğe koyan Anayasa Mahkemesi kararından" puan kırdı.Freedom House faulted it for "a Constitutional Court decision that re-instated criminal defamation".
Hakaret, Salı günü Sırbistan Gazeteciler Derneği tarafından kınandı.The insult was condemned Tuesday by the Independent Association of Journalists of Serbia.
Türk yazar Atatürk'e hakaretten beraat ettiTurkish author acquitted of insulting Ataturk
Papuliyas, "Sayın Schaeuble kim oluyor da Yunanistan'a hakaret ediyor?" diye sormuştu."Who is Mr. Schaeuble to insult Greece?" he asked.
Sözlü şiddet, hakaret ve sınıftan dışlanma da bunun en baskın biçimleri.Verbal violence, insults and exclusion from the class are the most dominant forms.
Türk yazar Atatürk'e hakaretten mahkemeye çıkarıldıTurkish author on trial for insulting Ataturk
"Türklüğe hakaretle" suçlanan tanınmış romancı beraat ettiProminent novelist, charged with "insulting Turkishness", acquitted
Arkadaşı bu fikri hakaret olarak algıladığı için, Grigor bir alternatif sunuyor: Linux.Since his acquaintance finds the idea outrageous, Grigor suggests an alternative: Linux.
Ulusuma hakaret edilmesine izin veremem." dedi.I cannot let my nation be insulted," Sarkozy said.
Türk romancı "dine hakaretten" yargılanıyorTurkish novelist on trial for "insulting religion"
301. Maddeye göre, Türk gazeteciler "Türklüğe hakaretle" suçlanabiliyorlar. [Getty Images]Under Article 301, Turkish journalists can be charged with "insulting Turkishness". [Getty Images]
Nice hakaretler yaptılar."[41]Nice hakaretler yaptılar."[1]
Çift, Instagram Live üzerinden hakaret ticareti yapmaya devam etti.The pair continued to trade insults over Instagram Live.[21]
Bu özgürlüğü büyük bir rezalet ve başına gelebilecek büyük bir hakaret olarak gördü.She looked upon this liberty as the greatest disgrace and affront that could happen to her.
Grup Zürih'te yargılanmış ve hakaret ve tacizden suçlu bulunmuştur.The group was prosecuted in Zürich and found guilty of defamation and abuse.
Zihar, İslam'da haramdır ve İslam hukukunda bir hakaret olarak kabul edilir.Zihar is illegal and considered an insult in the Islamic law.