Ona hakaret edildi.He was outraged.
Bana hakaret etme, Tom.Don't insult me, Tom.
Sana hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult you.
Bu bir iltifat mı yoksa hakaret mi?Is it a compliment or an insult?
"Burjuva" terimi hem orta hem de üst sınıflara bir hakaret olarak kullanılabilir.The term "bourgeois" can be used as an insult by both the lower and the upper classes.
Ben senin hakaretlerini almak zorunda değilim.I do not have to take your insults!
Tom birine hakaret ettiğini bilmiyordu.Tom didn't know he'd insulted anybody.
Tom, Mary ve kocasına hakaret etti.Tom insulted Mary and her husband.
Tom Mary'ye hakaret ettiğine pişman.Tom regrets insulting Mary.
Tom hakaretleri ile oldukça özgür görünüyor.Tom seems rather free with his insults.
Öğrenciler genellikle bir hakaret olarak birbirlerine "homo" derler.The students often call each other "gay" as an insult.
Tom partiye davet edilmemiş olmayı bir hakaret olarak kabul etti.Tom considered it an insult not to be invited to the party.
Ben onların anne ve babalarına hakaret etmiyorum.I'm not insulting their parents.
Tom kendisine hakaret edildiğini biliyordu.Tom knew he was being insulted.
Hakaret etmeye gerek yok.There's no need to be insulting.
Artık Tom bile bana hakaret etmek için canını sıkmıyor.Tom doesn't even bother to insult me anymore.
Sana hakaret eden ben değildim.It wasn't me who insulted you.
O bir hakaret miydi?Was that an insult?
Bana hakaret etmeye mi çalışıyorsun?Are you trying to insult me?
Hakaret edildim.I was insulted.
Lütfen bana hakaret etmekten kaçının.Please refrain from insulting me.
Hayatım boyunca hiç bu kadar hakaret edilmedim.I've never been so insulted in my life.
O bir hakaret değil.That's not an insult.
Ben ona hakaret etmek istemiyorum.I don't want to insult her.
Ben onlara hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult them.
Ben ona hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult her.
Dan, Linda'ya hakaret etmeye devam etti.Dan continued to insult Linda.
Dan kabaca polis memuruna hakaret etti.Dan rudely insulted a police officer.
Dan, Linda'ya ırksal olarak hakaret etti.Dan insulted Linda racially.
Dan öfkesini kaybedip Linda'ya hakaret etti ve ayrıldı.Dan lost his temper, insulted Linda and left.
O bir hakaret olarak düşünüldü mü?Was that intended as an insult?
Bu bir hakaret değil, bu bir yorum.It's not an insult. It's an observation.
Lütfen çocuğa hakaret etmeyin.Please don't insult the boy!
Tom kendisine hakaret eden bir adamı vurup öldürdü.Tom shot and killed a man who insulted him.
Tom sana hakaret etmek niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he hadn't intended to insult you.
O, tüm dillerde bana hakaret etmeye başladı.He began to insult me in all languages.
Sizin hakaretiniz tamamen gerekçeli.Your outrage is completely justified.
Tom'a hakaret etme.Don't insult Tom.
Lütfen benim zekama hakaret etme.Please don't insult my intelligence.
Lütfen bizim zekamıza hakaret etme.Please don't insult our intelligence.
Saldırı tüm bu gereksiz hakaretler tarafından kışkırtıldı.The aggression was provoked by all those gratuitous insults.
Hakaretler ve tehditler şiddetli bir tartışmaya yol açtı.The insults and threats gave way to a donnybrook.
Bana hakaretler savurma, genç bayan.Don't hurl insults at me, young lady.
Az önce bana hakaret ettin mi?Did you just insult me?
Tom alenen bana hakaret etti.Tom publicly insulted me.
Tom, ona hakaret eden herkesle bağları koparır.Tom severs ties with anyone that insults him.
Tom halkın içinde bana hakaret etti.Tom insulted me in public.
Böyle bir hakaretin bir yanıt gerektireceğini sanmıyorum.I don't think that such an insult necessitates a response.
Sanırım hepimiz hakarete uğradık.I think we've all been insulted.
O ona ve karısına hakaret etti.She insulted him and his wife.
Onun mırıltıları, hakaret ve şikayetlerin habercisidir.His mutterings are a hodgepodge of insults and complaints.
Tom bana hakaret etti.Tom insulted me.
Tom insanlara hakaret etmekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy insulting people.
Tom'a hakaret ettim.I insulted Tom.
Şimdiye kadar kaç kişiye hakaret ettim?How many people have I insulted so far?
Tom kimseye hakaret etmek istemedi.Tom didn't mean to insult anybody.
Ben Mary'ye hakaret ettiğim için Tom kızgındı.Tom was angry because I had insulted Mary.
Tom Mary'nin kendine hakaret ettiğini söyledi.Tom said that Mary had insulted him.
Tom Mary'nin kendisine hakaret ettiğini söyledi.Tom said that Mary insulted him.
Annene böyle hakaret etmesine izin mi vereceksin?Are you going to let him insult your mother like that?