Ana içeriğe geç
Sözlük

hakaret ile cümle

hakaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onun hakaretlerine daha fazla dayanamam.I can not put up with his insults any longer.
Bu onun için bir hakarettir.It is an insult to her.
İfade insanlara hakaret etmek anlamına gelir.The phrase is meant to insult people.
İnsanlara hakaret amaçlı bir ifade.The phrase is meant to insult people.
Öğrenci öğretmene hakaret etti.The student insulted the teacher.
Ben bu hakaretlere dayanamam.I can't put up with these insults.
Böyle bir hakarete katlanamam.I can't put up with an insult like this.
Böyle bir hakarete tahammül edemem.I cannot bear such an insult.
Diğer insanların önünde hakarete uğradım.I was insulted in front of other people.
Patronuna hakaret ederek riske atmayın.Don't risk insulting your boss.
Onun sürekli hakaretleri öfkemi uyandırdıHis constant insults aroused my anger.
Ona hakaret etmeyin.Don't call him names.
Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.His constant insults aroused her anger.
Onun hakaretini yutmak zorunda kaldım.I had to swallow his insult.
O, sanki ona hakaret etmişiz gibi davrandı.He acted as though we had insulted him.
Bizim takıma hakaret etti.He insulted our team.
O, bir hakarete katlandı.He suffered an insult.
O, bana herkesin önünde hakaret etti.He insulted me in public.
O ona hakaret etti. Onun sinirlenme nedeni budur.He insulted her. That is why she got angry.
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.In spite of being insulted, he managed to keep his temper.
Ona hakaret ettiğim için kızgındı.He was angry that I had insulted him.
Nedensiz olarak bana hakaret etti.He insulted me without any reason.
Nedeni olmadan bana hakaret etti.He insulted me without reason.
O, hakarete dayanamadı.She could not put up with the insult.
O, hakaretlere daha fazla katlanmadı.She could not put up with the insults any more.
Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.She seems to have taken my remark as an insult.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Onun gururu böyle hakaretlere tahammül etmesine izin vermedi.His pride wouldn't allow him to tolerate such insults.
Bana herkesin önünde hakaret etti.He publicly insulted me.
Onlar ona ve eşine hakaret ettiler.They insulted him and his wife.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
O ona hakaret etti.She insulted him.
"Kesinti" sözü bir hakarettir.The word "outage" is an outrage.
Tom Mary'ye hakaret etti. Bunun sebebi çok üzgün olmasıdır.Tom insulted Mary. That's why she's so upset.
Tom Mary'ye hakaret etti.Tom insulted Mary.
Tom ve Mary sürekli birbirlerine hakaret eder.Tom and Mary insult each other all the time.
Burada durmak ve senin hakaretlerini dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I have better things to do than stand here and take your insults.
Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.I'm not insulting you, I'm describing you.
Köpek ona hakaret ettiği zaman ay dinlemez.The moon doesn't listen when the dog insults it.
Benim zekama hakaret etmeyin.Don't insult my intelligence.
Mary garsona hakaret etti.Mary insulted the waiter.
Onun hakaretlerine daha fazla katlanamam.I can't put up with his insults any longer.
Hiç kimse ülkeme hakaret etmedi.Nobody insulted my country.
Hiç kimse ülkeme hakaret etmez.Nobody insults my country.
Kimse ülkeme hakaret etmek istemez.Nobody wants to insult my country.
Hiç kimse ülkeme hakaret etmek istemedi.Nobody wanted to insult my country.
Tatoeba bana hakaret ediyor!Tatoeba is insulting me!
Bunun bir iltifat mı yoksa bir hakaret mi olduğundan emin değilim.I'm not sure if it's a compliment or an insult.
Gerçekten bana hakaret etmek istiyor musun?Do you actually want to insult me?
Tom'a hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult Tom.
Tom'a hakaret etmek istemiyorum.I don't want to insult Tom.
Bu bir hakaret!This is an outrage!
Bu hakarettir.That's offensive.
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Tom hakaret edilmiş görünüyor.Tom looks insulted.
Bana hakaret etme.Don't insult me.
Bu bir hakaret.It's an insult.
Kimseden böyle hakaretler duymayacağım.I won't take such insults from anybody.
O bir hakaret.That's an insult.
Böyle bir hakarete katlanamayız.We can't tolerate such an outrage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hakaret ile cümle - hakaret kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App