Patron tatile gitmiştir ve lokanta hafta sonu için kapanmak üzeredir.17letý Miku má prázdniny a jeho rodiče odjeli na víkend pryč.
İlk hafta sonu 10 milyon başvuru indirildi.Projektován byl výdělek za první víkend kolem 10 milionů dolarů.
Bu hafta sonu tatilinin her zaman golf oynadıkları hafta sonlarından farklı olmasını istemektedirler.Acesta este un sfârșit de săptămână în care cei patru nu vor juca golf, așa cum se întâmpla de obicei.
Her çarşamba Halo oynar ayrıca her hafta sonu arkadaşları ile birlikte paintball oynar.Ca o fetiță, vedea in weekend spectacole cu cai.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.Pentru acest motiv serviciile sunt de regulă schimbate în timpul nopții și în zilele de sfârșit de săptămână.
Kayıt tüm hafta sonu boyunca sürmüştür.A felvételek egészen az év végéig húzódtak.
Her hafta sonu paten yapmaya giderdik.Minden hétvégén korcsojázni szoktunk.
Hugo, Şükran Günü hafta sonu açılışında $15.4 milyon üzerinde hasılat elde etti.Avauspäivänä The Vow tuotti 15,4 miljoonaa dollaria.
O hafta sonu yapılan yarışlarda sırasıyla 13. ve 5. oldu.Osakilpailu oli kauden 15. ja neljänneksi viimeinen.
Tuba Atav ise Korcan Karar'ın yerine hafta sonu haberlerini sunmaya başlamıştır.Hopeakamppailu sen sijaan ratkesi viimeisellä kierroksella Kankaanpään käytyä ratkaisevat pisteet Kouvolasta.
2009 yılı itibarıyla Foça-Karaburun Saipaltı yazlık hafta sonu seferleri başlamıştır.Το 2009, η περιοδεία των Ace of Base συνεχίστηκε μέχρι τα μέσα καλοκαιριού.
Ayrıca 'All-Star Hafta sonu' smaç yarışmasına katıldı.Έλαβε επίσης μέρος στον διαγωνισμό δεξιοτήτων στο All Star Weekend τον οποίο και κέρδισε.
Tipik bir demo partisi bir hafta sonu boyunca durmaksızın sürer.En turnering spilles typisk over en weekend.
Hafta Sonu.Ukendt helgen.
Kayıt tüm hafta sonu boyunca sürmüştür.Løpet var utsolgt hele helgen.
İlk hafta sonu 10 milyon başvuru indirildi.Mười triệu ứng dụng đã được tải xuống vào cuối tuần đầu tiên.
Ayrıca 'All-Star Hafta sonu' smaç yarışmasına katıldı.Đây cũng là chế độ thi đấu luôn có tại các giải All-Stars cuối năm.
Hafta sonu baskısının adı ise Pazar Postası’dır.Tuổi Trẻ Cuối tuần: (tuần báo) vốn có tên là Tuổi Trẻ Chủ nhật.
İkinci öğrenim: Akşam veya hafta sonu öğretimidir.二次教育:夜間または週末に行われる教育活動のことを指す。
Hafta Sonu.週末のみ。
Hugo, Şükran Günü hafta sonu açılışında $15.4 milyon üzerinde hasılat elde etti.AIGは夏の終わりごろ145億ドルの支払不能に陥った。
Hafta sonu baskısının adı ise Pazar Postası’dır.前身は『日曜名作座』。
Bu hafta sonu Baltık Denizine gitmeyi düşünüyorum.今週末はバルト海に行こうと思っています。
Her çarşamba Halo oynar ayrıca her hafta sonu arkadaşları ile birlikte paintball oynar.在每个星期三他喜欢玩《光环》,而在周末喜欢与朋友一起玩彩弹射击。
Üst üste iki hafta sonu gerçekleşen etkinliğe yüz binden fazla ziyaretçi katılır.每屆將會邀請超過200位嘉賓參與此半天的媒合活動。
Sean, bu soruya "Bu hafta sonu oraya gidiyorum." şeklinde yanıt verdi.") We intend to go skiing this weekend. ("我們打算這個周末去滑雪。
İkinci öğrenim: Akşam veya hafta sonu öğretimidir.部分縣市是從下午或晚上停班停課。
Hafta Sonu.주말에 해당.
Hafta sonu hariç her gün Yıldızeli ve Sivas'a gitmektedir.세고비아의 대표적인 관광 명소로 매주 월요일을 제외하고 대중에게 무료로 개방한다.
Her Yeni bölümleri her hafta sonu planlaşdırılmak üzere yayınlanmaktadır.새로운 문학 작품이 매주 세 편 이상 공개된다.
O hafta sonu yapılan yarışlarda sırasıyla 13. ve 5. oldu.AEK는 이 대회 결승전에서 승부차기 끝에 14-15로 패했다.
Bu seferlerin sıklığı da hafta içi ve hafta sonu günlerde değişmektedir.이 작업은 때때로 정오, 야간 시간 및 주말에 운행 변경을 필요로 한다.
Geçen hafta sonu dağa pikniğe gittim.지난 주말에 산으로 소풍을 갔다.
İlk hafta sonu 10 milyon başvuru indirildi.עשרה מיליון יישומים הורדו בסוף השבוע הראשון.
Her çarşamba Halo oynar ayrıca her hafta sonu arkadaşları ile birlikte paintball oynar.שלדון נהנה לשחק Halo בכל יום רביעי ופיינטבול בסופי שבוע עם חבריו.
Hafta Sonu.מדי סוף שבוע.
İlk hafta sonu 10 milyon başvuru indirildi.През първия уикенд са изтеглени десет милиона приложения.
O hafta sonu yapılan yarışlarda sırasıyla 13. ve 5. oldu.В следващите две състезания завършва 13-ти и 5-ти.
Hafta sonu için yeni bir en yüksek hasılat rekoru kırmıştır.Oborio je i rekord po najvećem dohotku tijekom vikenda svih vremena.
Ayrıca 'All-Star Hafta sonu' smaç yarışmasına katıldı.Počas All-Star víkendu vyhral súťaž v zručnosti.
Devrimsiz geçen tek bir hafta sonu bir ay süren devrimden daha kanlıdır.Vienas savaitgalis be revoliucijos yra žymiai kruvinesnis, negu mėnesis nenutrūkstančios revoliucijos.
Tom hemen hemen her hafta sonu buraya gelir.Tomas beveik kiekvieną savaitgalį čia ateina.
Hafta sonu planlarınız nedir?Kokie tavo savaitgalio planai?
Bu hafta sonu bir şey yapmak ister misin?Ar norėtum ką nors nuveikt šį savaitgalį?
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Jos tarvitset kiireellistä hoitoa illalla tai viikonloppuna, ota yhteyttä päivystykseen.
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Om du behöver brådskande vård på kvällen eller veckoslutet, kontakta då jourmottagningen (päivystys).
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.Si vous avez besoin de soins urgents le soir ou le week-end, contactez le service d’urgence (päivystys).
Akşam saatlerinde ya da hafta sonu acil tedavi görmeniz gerekirse, acil servise (päivystys) başvurun.إذا كنت بحاجة إلى علاج مستعجل أثناء المساء أو في نهاية الأسبوع، فقم بالتواصل مع مناوبة الطوارئ (päivystys).
Ayşe ve Beyza geçtiğimiz hafta sonu ufak tefek işler yaparak ikisi birlikte toplam 50 TL kazandılar.Може би ви изглежда малко познато, но наистина тук става дума за пресичане.
Beni de beğeniyorsun ama hafta sonu Amerika'ya dönüyoruz.Maar wij vertrekken dit weekend, dus...
Beni de beğeniyorsun ama hafta sonu Amerika'ya dönüyoruz.و لكننا سنرحل بنهاية الأسبوع
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Creí que te habías ido por el fin de semana.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Penelope? Credeam că eşti plecată în weekend.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Penelope? Ik dacht, dat u weg ging voor het weekend.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Penelope? Mislil sem, da si odšla čez vikend.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Penelope? Tôi nghĩ bạn đã đi vào cuối tuần.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Penelopo? Myslel jsem, že jsi pryè pøes víkend.
Ben senin gideceği sanıyordum bu hafta sonu için.Πηνελόπη; Νόμιζα ότι θα έφευγες για το σαββατοκύριακο.
Bir ara bir hafta sonu için gelebilir?Sie könnten für ein Wochenende irgendwann kommen?
Bir ara bir hafta sonu için gelebilir?Si può venire per un week-end qualche volta?