Ana içeriğe geç
Sözlük

hafi ile cümle

hafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dün hafif koşuya gitmedim.I didn't go jogging yesterday.
Neredeyse her gün kahvaltıdan önce hafif koşuya giderim.I go jogging before breakfast almost every day.
Ben artık daha hafifim.I'm lighter now.
İyi bir hafızam vardır.I have a good memory.
Asla ataletin gücünü hafife alma.Never underestimate the power of inertia.
Hâlâ hafif bir topallamam var.I still have a slight limp.
Fillerin iyi hafızaları olduğu doğru mu?Is it true that elephants have good memory?
Hafızam eskisi gibi değil.My memory isn't what it used to be.
Bazen hafızam bana oyun oynuyor.Sometimes, my memory plays tricks on me.
Hafızam çok kötü.My memory is terrible.
Korkunç hafızam var.I have terrible memory.
Berbat hafızam var.I have terrible memory.
Amnezi kısmen veya tamamen hafıza kaybıdır.Amnesia is a partial or total loss of memory.
Kayıtsızlık, hoşgörüsüzlüğün en hafif biçimidir.Indifference is the mildest form of intolerance.
Bir kilo tüy, bir kilo kurşundan hafif midir?Is a pound of feathers lighter than a pound of lead?
Herkes hafızası hakkında şikayet eder, hiç kimse anlayışı hakkında değil.Everyone complains about their memory, no one about their understanding.
Mary'nin çok iyi bir hafızası var.Mary has a very good memory.
Çantanız çok hafifti.Your bag was very light.
İyi bir hafızam yok.I don't have a good memory.
Harika bir hafızan var.You have a great memory.
Tom ayağını yere hafifçe vurdu.Tom tapped his foot on the floor.
Tom hafif bir akşam yemeği yedi.Tom ate a light supper.
Tom hafif bir akşam yemeği yemişti.Tom ate a light supper.
Tom'un kararlılığını hafife alma.Don't underestimate Tom's determination.
Tom acıyı hafifletmek için birkaç hap aldı.Tom took some pills to ease the pain.
Tom hala her sabah hafif koşu yapıyor.Tom still goes jogging every morning.
Çok güzel bir hafızam var.I have a pretty good memory.
Berbat bir hafızam var.I have a terrible memory.
Sami ağrıyı hafifletmek için ilaç aldı.Sami took medication to alleviate pain.
İyi bir hafızan var mı?Do you have a good memory?
Sami'nin çok kötü bir hafızası var.Sami has a very bad memory.
Senin için hafif bir yemek hazırladım.I've prepared a snack for you.
Mary başını hafifçe çevirdi.Mary turned her head slightly.
Tom'un çantası çok hafifti.Tom's bag was very light.
Bütün gün hafif bir baş ağrım vardı.I've had a slight headache all day.
Tom hafif bir uykucu, değil mi?Tom is a light sleeper, isn't he?
İlişkisel hafızamızın çalışma biçimi çok ilginç.The way our relational memory works is very interesting.
Tom, Mary'nin kolunu hafifçe yumrukladı.Tom punched Mary's arm lightly.
Tom hafif yaralı.Tom's injury isn't serious.
Tom'un yeteneğini hafife almış olabiliriz.We might've underestimated Tom's ability.
Şimdi iyi, ne çok ağır ne de çok hafif.It's fine now, neither too heavy nor too light.
Bunu yaptığıma dair hafızamda hiçbir şey yok.I have no memory of doing that.
Hafıza kartı okuyucum hata uyarısı veriyor.My memory card reader displays an error message.
Hafifmeşrep giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Radyoda hafif müzik çalıyordu.The radio was playing soft music.
Her sabah biraz hafif egzersiz yapar.He does some light exercises every morning.
Hafızasını yitirdi.She lost her memory.
Senden hafifim.I weigh less than you.
Bizi hafife alma.Don't take us for granted.
Kabilenin flood konusundaki kabiliyetleri hafife alınmamalı.The tribe's flooding capabilities shouldn't be underestimated.
Tom'un hafif göbeği var.Tom has a bit of a belly.
Bu kahve çok hafif.This coffee is too weak.
En hafif sürüm daha ucuz.The compact edition costs less.
Tom, ben her şeyi unuttuğum için elek gibi bir hafızam olduğunu söylüyor.Tom says I've got a memory like a sieve because I forget everything.
Tom her şeyi unuttuğum için balık hafızalı olduğumu söylüyor.Tom says I've got a memory like a sieve because I forget everything.
Çok hafif ama sağlıklı bir yemektir.It is a very light yet healthy dish.
William hafif ormanlık bir alanda yaşıyordu.William lived in a lightly wooded area.
Dışarıda hafif yağmur yağıyordu.It was lightly raining outside.
Stefan hafızasını kaybetti.Stefan lost his memory.
Arka bahçenin kapısı hafifçe açıktı.The door to the backyard was slightly open.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hafi ile cümle - Sayfa 8 - hafi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App