habersiz ile cümle
habersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Da waren noch 18 weitere Bergsteiger, die sich ihrer Lage nicht bewusst waren.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Er waren nog 18 andere klimmers van wie we niet wisten hoe het met ze ging.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.És volt még 18 hegymászó, akikről nem tudtuk, hogy milyen állapotban vannak.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Il y avait toujours 18 autres grimpeurs dont nous n'avions pas de nouvelles.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Mai erau încă alţi 18 alpinişti a căror situaţie nu o cunoşteam.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Stále zostávalo 18 lezcov, o stave ktorých sme nemali správy.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Имаше още 18 други катерачи, с чието състояние не бяхме наясно.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Оставались еще 18 других альпинистов, о чьём состоянии мы ничего не знали.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Там було ще 18 альпіністів, і ми не знали, в якому вони стані.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.היו 18 מטפסים נוספים שלא היינו מודעים למצבם
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.وكان مازال هنالك 18 متسلقاً ولم نكن نعرف عن أحوالهم شيئاً
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.彼らの状況については分からず 行方不明でした。山の上は大混乱でした
Başka adlarda Galapagos hayatı farklı bir seyir izler Darwin bundan habersizdiTrên những hòn đảo khác, cuộc sống trên Galapagos đang theo những dòng chảy mới
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Érje õt romlás váratlanul, fogja meg hálója, a melyet kivetett, essék belé a veszedelembe.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Ik hoop dat zij zonder het te merken, zelf omkomen. Dat zij in hun eigen kuil zullen vallen.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.멸망으로 졸지에 저에게 임하게 하시며 그 숨긴 그물에 스스로 잡히게 하시며 멸망 중에 떨어지게 하소서
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Lad Undergang uventet ramme ham, lad Garnet, han satte, hilde ham selv, lad ham falde i Graven.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Li colga la bufera improvvisa, li catturi la rete che hanno tesa, siano travolti dalla tempesta
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Nguyện tai họa không ngờ đến hãm áp nó, Ước gì lưới nó gài kín bắt lại nó; Nguyện nó sa vào đó, và bị diệt đi.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Poguba naj pride nanj iznenada, in naj ga ujame mreža njegova, ki jo je skril, v pogubo naj pade vanjo.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.să -i ajungă prăpădul pe neaşteptate, să fie prinşi în laţul, pe care l-au întins, să cadă în el şi să piară!
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.Tulkoon hänelle turmio aavistamatta, tarttukoon hän virittämäänsä verkkoon, langetkoon siihen surmaksensa.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.תבואהו שואה לא ידע ורשתו אשר טמן תלכדו בשואה יפל בה׃
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.لتأته التهلكة وهو لا يعلم ولتنشب به الشبكة التي اخفاها وفي التهلكة نفسها ليقع.
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.願 災 禍 忽 然 臨 到 他 身 上 . 願 他 暗 設 的 網 纏 住 自 己 . 願 他 落 在 其 中 遭 災 禍
Başlarına habersiz felaket gelsin, Gizledikleri ağa kendileri tutulsun, Felakete uğrasınlar.願災禍 忽然 臨到 他 身上 . 願他 暗設 的 網纏 住 自己 . 願他 落在 其中 遭 災禍
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.남자: 터널이 죽음의 덫으로 변한 사건이 발생했습니다.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Legalább 18 embert rugdostak vagy tapostak halálra a duisburgi Love Parade-en kitört pánik során. nő:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Mange af de flere hundrede tusinde festende var ikke klar over, at der var en tragedie under opsejling.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.man:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Tisíce rozjařených lidí neměly tušení, k jakému neštěstí dochází.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Un tunnel se transforme en piège mortel.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Useat kymmenistä tuhansista juhlijoista eivät tienneet tunnelissa tapahtuneesta tragediasta.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Viele der zahlreichen Raver waren sich der Tragödie nicht bewusst.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Wśród setek tysięcy uczestników wielu nie wiedziało o dziejącej się tragedii.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.мужчина:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.الرجل: لقد أصبح النفق مصدر هلاك.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.少なくとも18人が 圧死しました
Bizi habersiz bırakmayın.Adieu! Ich würde gerne mal wieder von euch hören.
Bizi habersiz bırakmayın.Écrivez quelquefois.
Bizi habersiz bırakmayın.Enviadme noticias vuestras.
Bizi habersiz bırakmayın.Hör av er någon gång. -Jag tror farbror sover.
Bizi habersiz bırakmayın.Ich würde gerne mal wieder von euch hören. - Ich glaube, er schläft.
Bizi habersiz bırakmayın.Näkemiin. Pitäkää yhteyttä.
Bizi habersiz bırakmayın.Sã-mi trimiteþi veºti.
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Also habe ich eben den Chef von Prostate Cancer Canada angerufen und habe ihm gesagt:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Ik belde zonder introductie naar de CEO van Prostaatkanker Canada en ik zei:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:이번에도 무작정 캐나다 전립선 암 재단에 전화해서,
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Tehát felhívtam a Kanadai Prosztatarák Ellenes Egyesület vezérigazgatóját és azt mondtam neki:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:"Tenho um conceito fascinante.. (Risos)
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zadzwoniłem do dyrektora Prostate Cancer Canada i powiedziałem:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zavolal jsem tedy bez ohlášení kanadskému řediteli Prostate Cancer (Rakovina prostaty) a řekl jsem mu:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Zavolal som riaditeľovi Nadácie proti rakovine prostaty v Kanade a povedal som mu:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Позвъних на изпълнителният директор на фондацията за борба с рак на простатата и му казах:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Я без домовленості подзвонив керівнику канадського центру досліджень раку простати і сказав йому:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:Я позвонил руководителю Фонда борьбы с раком простаты в Канаде и сказал ему:
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:אז חשבנו, למה לא? בוא נעשה את זה.
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:عندها قمت بمحادثة كبير الإداريين التنفيذيين لمؤسسة سرطان البروستات في كندا ،
Böylece habersiz bir şekilde aniden Prostat Kanseri Kanada'nın CEO'sunu aradım ve ona dedim ki:「最高に素晴らしい考えがあるんだ」と言いました
Bu arada Ed ve Al, olanlardan habersiz,Ed ja Al, jotka eivät tiedä tapahtuneesta-