habersiz ile cümle
habersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.他們覺悟到過去信仰上的失敗導致他們受罰被逐。
Fakat 12 Koloni bu olaydan habersizdi.而十六夜先生无意识中得知了这一点吧。
Yani, örneğin bir sürücü araba kullanırken, kullandığı arabanın alt bileşenlerinin çoğundan habersizdir.운전 중 사람이 자의적으로 판단해야 할 경우의 수가 대부분 무인 자동차에 기술적 난제로 꼽힌다.
Habersiz işten atılanların işe iadesi sağlanacaktır.그는 부하들 중에서 무능한 자는 가차없이 해고한다.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.ארבע שנים אחר כך הופיע לפתע אביה ולקח אותם בחזרה לסנט לואיס כדי לחיות עם אמם.
Böyle bir davet alacağımdan habersizdim.הוא אמר לי שאני מקבלת את ההפתעה הזאת.
Ancak herkes Alev’in bu planlarından habersizdir.Но всички планове на Алек пропадат.
(Kişi bina içerisindeyken dışarıdaki havanın soğuk olduğundan habersizdir.)(Стаята беше хладна въпреки запалената печката.)
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.Beyoncé i Jay-Z su oženjeni People.
Histerik hasta, kendindeki ruh sağlığının bozukluğundan habersizdir.Bolesnik osjeća strah bez obzira na to što je svjestan njegove iracionalnosti.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.30. kolovoza, Pope je ponovio napad, ne znajući da je pred njim i Longstreet.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.4. apríla 2008 sa Beyoncé a Jay-Z bez ohlásenia vzali.
Artık çare Hamburgercide çalışmaktadır ancak talihsizliğin kendisini burada da takip edeceğinden habersizdir.To je aj dôvod, prečo odchádza z Juhu, ale šťastie aj tak nenájde.
Prens hiçbir şeyden habersiz eşini Onegin'le tanıştırır.Ko Raoulu predstavijo Valentino, v njej spozna nesojeno Neversovo nevesto.
Her ikisi de birbirinden habersiz olarak dikkate değer benzer sonuçlar ürettiler.Oba skupaj dasta neničelno končno vrednost.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.2008 m. balandžio 4 d. Niujorke įvyko Beyonce’s ir Jay-Z slaptos vestuvės.
Bu arada kendi bahçesinde yaşayan Köstebekgillerden habersizdir.Nebuvo saugu ir savo sodybose pasilikusiems.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.Beyoncé Knowles ja Jay-Z abiellusid 4. aprillil 2008 New Yorgis.
Ancak ne kadar korkunç bir duruma düştüğünden habersizdir.Selgub, kui tasakaalust väljas ta on.
Aileleri bu cezaların temyizi için yasal süreçten habersiz.La data dell'esecuzione non è ancora stata resa nota, ma è imminente.
Aileleri bu cezaların temyizi için yasal süreçten habersiz.Sus familias no están al tanto del proceso legal por el cual apelar a estas sentencias.
Aktörlerin heyecanından habersiz izleyiciler, çoktan salonu doldurmaya başladı bile.Tanpa melihat ketegangan para aktor, para penonton sudah siap untuk menyaksikan pertunjukan perdana
Aktörlerin heyecanından habersiz izleyiciler, çoktan salonu doldurmaya başladı bile.بغض النظر عن الممثلون القلقون, الجمهور بدأوا بالفعل بالتطلّع للأداء الأول
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Aber das hier ist viel mehr beängstlicher wenn es nich geplannt ist. �
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Ma fa molta piu' paura quando quando non lo sai in anticipo.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Mais ça fait bien plus peur quand tu ne le planifies pas.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Αλλά είναι πολύ πιο τρομακτικό όταν δεν το ξέρεις εκ των προτέρων.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Но становится намного страшнее, когда ты не знаешь где он спрятался.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.Ed e gli altri corrono per la Valle di Rush, ignari del destino che li attende.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.Ed e os outros atravessam Rush Valley, ignorando o que os espera.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.-Ed ja muut kiitävät läpi Rush-laakson... ...tietämättä, mitä edessä odottaa.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.Ed y los demás corren por Rush Valley, sin saber qué les aguarda.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.Nie wiedzą, co ich jeszcze czeka.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.- uden at vide, hvad der venter.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.-utan att veta vad som väntar.
Ama onları bekleyenlerden habersizdirler.Эд и другие бегут по Долине Раш, не зная, что их там поджидает.
Ancak Xu Vin,dansın kültürel öneminden habersizdi.Sin embargo, Xu Vin no tenía idea del significado cultural de la danza.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.신나게 뛰어 노는 소리가 들려왔죠.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.Nie ma nikogo, w górze dzieci bawią się w parku, nieświadome tego, co pod nimi.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.Ouvimos as crianças a brincar no parque por cima de nós, sem saberem o que está por baixo delas.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.לחלוטין לא מודעים למה שמתחת.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.لا يعون تماماً ما بأسفل.
Aşağıda ne olduğundan tamamen habersiz.このような場所へよく出かけていた頃の私は
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.마찬가지로, 우리의 삶은 중력의 지배를 받는 반면에 표면장력은 거의 잊고 지내게 됩니다.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Nasze życie jest zdominowane przez grawitację, ale praktycznie nie odczuwamy napięcia powierzchniowego cieczy.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.På samma sätt domineras våra liv av gravitationen men vi märker nästan ingenting av krafterna i ytspänning.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.På samme måde er vores liv domineret af tyngdekraften, men er nærmest ubekendt med overfladespænding.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Podobne sú naše životy ovládané gravitáciou, ale takmer nevnímame sily povrchového napätia.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Samaan tapaan elämässämme vallitsee painovoima, mutta emme lähestulkoon tiedosta pintajännitystä.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Stejně tak jsou naše životy ovládány gravitací, ale skoro neregistrujeme síly povrchového napětí.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Tương tự, đời sống của chúng ta bị chi phối bởi lực hút và hầu như không chịu tác động của lực căng bề mặt.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.Ομοίως, στις ζωές μας κυριαρχεί η βαρύτητα αλλά σχεδόν λησμονούμε τη δύναμη της επιφανειακής τάσης.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.באותו האופן, חיינו נשלטים ע"י כוח הכבידה אך כמעט ולא מתייחסים לכוחו של מתח-הפנים.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.بنفس الطريقه، حياتنا تهيمن عليها الجاذبية الأرضية.. ولكننا غافلين عن قواها على كل جسم في سطح الكرة الأرضية.
Aynı şekilde hayatlarımız yer çekiminin tahakkümünde, fakat yüzey geriliminden neredeyse habersiziz.一方、表面張力のことはあまり気にしません 小さな虫ではこの優先順序は逆です
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.아직 생사 여부를 확인할 수 없는 18명의 산악인들이 더 있었습니다.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.A na górze było jeszcze 18 innych wspinaczy, których sytuacji nie znaliśmy.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Aún había 18 escaladores más de los que no sabíamos su condición.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.C'erano ancora 18 alpinisti delle cui condizioni non avevamo notizie.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Còn có 18 nhà leo núi khác mà chúng tôi không biết được tình hình.