habersiz ile cümle
habersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Allah onların yaptıklarından habersiz değildir. ^ "Namazın farzları: 4- İstikbal-i kıble".Ela é uma das Quatro Portas ou quatro vias que levam a Deus Allah.
16 Nisan 2010'da Soundgarden, Seattle'da habersiz bir konser verdi.Em 16 de abril de 2010, Soundgarden fez um show secreto no Showbox Theater em Seattle.
Kadını ofisinde habersizce ziyaret eder, telefonuna mesajlar bırakır.Então, eles vão à emissora de televisão da cidade deixar uma mensagem.
Ama Clara'nın penceresinin kenarında duran bir mandalinadan habersizlerdir.Após eles partirem, uma tangerina é vista deixada na janela de Clara.
Ancak büyük sırdan habersizlerdir.Van het bekken zijn slechts de schaambeenderen bekend.
Düşman kuvvetinden habersizdik.Hij was niet op de hoogte van de vijandelijke flankeerbeweging.
Ancak ne kadar korkunç bir duruma düştüğünden habersizdir.Je kunt je niet voorstellen hoe erg dat is.
1590y. - Sauron'dan habersiz olarak Celebrimbor Elflerin üç Güç Yüzüğünü yapar.In het geheim, zonder dat Annatar dit wist, maakte Celebrimbor de Drie Ringen van de Elfen.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.Natomiast oni, wsparci cierpieniem, zostali uwieńczeni wieńcem męczennika."
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.Twórcą obu wynalazków był John Logie Baird.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Dziwi ją to, ponieważ Tom żył w separacji od rodziny przez 9 lat.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Po długich rozmowach postanawiają się oboje spotkać w kawiarni.
Bree Tanner, yeni doğan bir vampirdir ve Victoria'nın ordusunda olduğundan habersizdir.Bree Tanner är en nyfödd vampyr som är med i Victorias armé i Ljudet av ditt hjärta.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Efter att ha dejtat i fyra veckor gifte de sig i Las Vegas.
Chris ve sevgilisi olaylardan habersiz arabayla kaçmaktadırlar.Sam och vännerna försöker glömma olyckan.
Ancak Arvin Sloane bundan habersizdi.Софі Арну не загубилась і в часі.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Обидва приїжджають на секретну, невідремонтовані квартиру.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Чотири роки по тому, батько привіз дітей назад до матері в Сент-Луїс.
Düşman kuvvetinden habersizdik.Вів розвідку оборони противника.
Kadını ofisinde habersizce ziyaret eder, telefonuna mesajlar bırakır.Він відвідує Терезу на роботі, залишає повідомлення на телефоні.
Ekland şöyle der: "Ben Sellers'ın Britanya monarşisi ile ilişkisinden tamamen habersizdim."Vůbec jsem nevěděla o jeho (Sellersově) spojení s britskou monarchií.
Bu hemen gerçekleşmedi, bu yüzden Osmanlı, meydana gelenlerden habersizdi.K tomu však již nedošlo, neboť měla záchvat mrtvice, po němž se již neprobrala z bezvědomí.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Když budou myslet na ostatní - bude ho pořád dost.
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.Prima imagine televizata creata de John Logie Baird .
Böyle bir davet alacağımdan habersizdim.Soha nem gondoltam volna, hogy így kell viszontlássalak.
Ancak ne kadar korkunç bir duruma düştüğünden habersizdir.Pontosan nem tudjuk, milyen elmebetegségben szenvedett.
Aguilera, "Gaga'dan tamamen habersiz olduğunu" belirtti.Aguilera puolustautui olevansa täysin tietämätön Gagan suhteen.
Habersiz işten atılanların işe iadesi sağlanacaktır.Poistetaan työpaikalta tarpeettomat tavarat.
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.Hän osallistui myös television kehittämiseen yhdessä John Logie Bairdin kanssa.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Pope jatkoi 30. elokuuta hyökkäyksiä ilmeisesti tietämättä Longstreetin joukkojen saapumisesta.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Αφού έβγαιναν για τέσσερις εβδομάδες, παντρεύτηκαν στο Λας Βέγκας.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Ο Γιουσούφ δεν γνώριζε την ύπαρξη της Αϊλά, η οποία ζούσε με τη μητέρα του για πέντε χρόνια.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Τέσσερα χρόνια αργότερα, ο πατέρας της επέστρεψε την ίδια και τον αδερφό της στην μητέρα τους στο St.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.For sin del, er Krusty stort set uvidende om, Barts hjælp og behandler Bart med manglende interesse.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.Som vi ved, skete der dog ikke andet end at tingene gik videre.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Den 30. august fornyede Pope sine angreb, tilsyneladende ikke klar over at Longstreet var kommet.
Romalıların hasımları daha çok askeri bilimden habersiz kabile mensuplarıydı.Ikke-romerske lejesoldater: de var billigere end en hjemmehær.
Arkeoloji Olmek kültürünün varlığından 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar habersizdi.Den poetiske argumentation var ikke helt uden fornuft i anden del af 1800-tallet.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Fire år etter dukket faren opp i Stamps og tok henne med tilbake til moren i St. Louis.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.30. august fornyet Pope sine angrep, tilsynelatende uten å være klar over at Longstreet var på slagmarken.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Balduins hustru Marie, som ikke visste om disse hendelsene, hadde seilt fra Akko.
Durumdan şüphelenen Yusuf, bir gece habersiz çıkıp gelir.Baik Yusuf maupun Ya'qub mendapat pertanda yang besar melalui mimpi.
Kırmızı Kraliçe kalesinde, gerçek kimliğinden habersiz olduğundan, Alice'i misafir olarak ağırlar.Ratu Merah tidak menyadari identitas Alice dan karena itu ia disambut sebagai tamu.
Bu arada Toby habersizce lokantada beklerken Tanner başka bir bankayı daha soyar.Sementara itu, Tanner merampok bank lain tanpa disadari oleh Toby yang menunggu di restoran terdekat.
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.Sistem yang didemonstrasi tersebut adalah dari organisasi John Logie Baird.
Mira'nın piyano dersi aldığı hocası Tan Mira'ya aşıktır ancak Mira bundan habersizdir.Kebetulan guru Mira senang akan sandiwara, maka Ny.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Akhirnya, keduanya memeluk hangat satu sama lain di luar kedai kopi.
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.Vô tuyến truyền hình đầu tiên được tạo ra bởi John Logie Baird.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.Vào ngày 4 tháng 4 năm 2008, Knowles và Jay-Z đã kết hôn ở thành phố New York.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Ngày 30 tháng 8, Pope tiếp tục tấn công, dường như không biết rằng Longstreet đã đến chiến trường.
Romalıların hasımları daha çok askeri bilimden habersiz kabile mensuplarıydı.Các đối thủ của La Mã thường có tính chất bộ tộc và không có khoa học quân sự.
Her ikisi de birbirinden habersiz olarak dikkate değer benzer sonuçlar ürettiler.Hai người đem hết những thứ đẹp đẽ ra so sánh.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Sau bốn tuần hẹn hò, họ làm đám cưới với nhau tại Las Vegas.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.だがかれらは高慢な態度を続け,罪深い民であった。
Mart ayında Rubin, habersiz akıllı telefonunu Twitter hesabına bastıran bir görüntü yayınladı.3月に、ルービンは自身のTwitter上で未発表のスマートフォンのティーザー画像を公開した。
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.8月30日、ポープは改めて攻撃を掛けさせたが、ロングストリートが戦場に到着したことを知らないようであった。
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.四年之後,其父突然回到斯坦普斯,並將兄妹幾人重新安排到聖路易斯的母亲身边生活。
Ancak büyük sırdan habersizlerdir.大骇,不知其故。
Ancak Arvin Sloane bundan habersizdi.斯隆却没有这样做。
Ancak kestirme bir yolla gitmeye başlarken başlarına neler geleceğinden habersiz yola düşerler.故而他们应当放弃“必要”的判断,而一旦他们承认事非必要,也就失去了正当化自己所作所为的托辞。