habersiz ile cümle

habersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir.Truly, those who accuse chaste, unwary, believing women are cursed in this world and the Hereafter.
Ancak Xu Vin,dansın kültürel öneminden habersizdi.Xu Vin, however, was unaware of the cultural significance of the dance.
Aileleri bu cezaların temyizi için yasal süreçten habersiz.Their families are unaware of the legal process by which to appeal these sentences.
Bir Yunan işkadını SETimes'a verdiği demeçte, "Dört gün habersiz kalmak!"Four days of a news blackout!
Araştırma sonuçlarına göre pek çok Avrupalı AP’nin rolünden habersizMany Europeans unaware of EP's role, survey finds
Fakat dünyanın geri kalanı bölgenin bu özelliklerinden habersiz.For the rest of the world, however, all this remains an undiscovered secret.
Orada Adrian'ın gizli kameralardan izlediğinden habersiz tutkuyla sevişirler.There they have passionate sex, unaware that Adrian is watching through hidden cameras.
Her şeyden habersiz Willie, abilerden birine McKay malikanesinin nerede olduğunu sorar.Willie innocently asks one of the brothers where the McKay estate is.
Nazi tehdidinden habersiz, karısını ve çocuklarını Varşova'da bıraktı.Oblivious to the Nazi threat, he left his wife and children in Warsaw.
[1] (Bakınız Karamanya ) . Tarihi öneminden habersizdi.He was unaware of its historical significance.
Ölümünden habersiz olan kocası, bir yıldan biraz fazla bir süre sonra öldü.Her husband, who was unaware of her death, died a little over a year later.
Ancak oyunun sonuna kadar Iago'nun planlarından tamamen habersizdir.She is, however, entirely ignorant of Iago's plans until the very end of the play.
Gelen Atina ordusundan habersiz olan Ambracianlar, iki dik tepenin aşağısında kamp kurdu.The Ambracians, unaware of the incoming Athenian army, camped on the lower of two steep hills.
Kreusa bundan habersiz suçluluk duyar ve çocuğu almak için geri döner.Creusa, unaware of this went back to bring the child after feeling guilty.
Abimelek olaydan habersiz olduğunu iddia etti.Abimelech claimed ignorance of the incident.
Mısır kuvvetleri 19 Haziran 1824'te karaya çıktı ve Kasoslular'ı tamamen habersiz yakaladı.The Egyptian force landed on 19 June 1824, catching the Kasiots completely unaware.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.Nein, es ist vielmehr ein Unglaube, in dem sie verharren.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf wusste nichts von diesem Mädchen, das schon seit fünf Jahren mit seiner Mutter zusammenlebte.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Die Hochzeit fand ohne Öffentlichkeit heimlich in Las Vegas statt.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Balduins Ehefrau Marie war, in Unkenntnis der Ereignisse, ins Heilige Land nach Akkon gesegelt.
Fakat 12 Koloni bu olaydan habersizdi.12 Einwohner machten diesbezüglich keine Angabe.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.Jessica ist aufgrund des Eingreifens von Brad erleichtert und geht, ohne mit Morty zu reden, davon.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.Weitere unbekannte Faktoren haben wahrscheinlich ebenfalls dazu beigetragen.
Tom hakikatten habersiz.Tom ne connaît pas la vérité.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.Pour sa part, Krusty ignore toujours en grande partie l'aide de Bart et le traite avec désintérêt.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.Le 4 avril 2008, Beyoncé et Jay-Z se marient à New York.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Le 30 août, apparemment ignorant de l'arrivée de Longstreet, Pope renouvelle ses attaques.
Nesimi gönüllü olarak habersiz bir şekilde cepheye gider.Elle veut d'abord arriver à la sainteté d'une façon assez volontariste.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Pour cela, ils partent à Las Vegas pour se marier en secret.
1590y. - Sauron'dan habersiz olarak Celebrimbor Elflerin üç Güç Yüzüğünü yapar.De son côté, et sans l'aide de Sauron, Celebrimbor créa les Trois anneaux des Elfes.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf apprend la connaissance de cette nièce éloignée qui a vécu et pris soin de sa mère pendant cinq ans.
Onlar, onun Dünya'nın başındaki dev bir uzay gemisi tarafından yutulduğundan habersizlerdir.Cela les mène ensuite au cœur d'un immense vaisseau spatial.
Düşman kuvvetinden habersizdik.Les renseignements sur l’ennemi manquent.
Sonraları üyelikten habersiz olduğunu söyledi.Elle les quitte sans connaître le résultat des membres.
Televizyonu John Logie Baird'den habersiz olarak icat etmiştir.El sistema fue demostrado por la Baird Television Company de John Logie Baird.
Kırmızı Kraliçe kalesinde, gerçek kimliğinden habersiz olduğundan, Alice'i misafir olarak ağırlar.Sigue los mandatos de la Reina Roja y parece carecer de inteligencia real.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf no conocí a Ayla, que llevaba cinco años viviendo con su madre.
Her ikisi de birbirinden habersiz olarak dikkate değer benzer sonuçlar ürettiler.Ambos obtienen unos resultados bastante discretos.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.A este relativo fracaso le siguieron otros aún mayores.
Bu esnada kocasının evde olduğundan habersiz olan ev sahibesi Martha' nın gizli aşkı eve gelir.Ma grazie a Mark, che l'ha ospitata a casa sua, n'è uscita.
İkisine de aynı anda bir kafeteryada, birbirlerinden habersiz buluşma randevusu verir.Il fatto è che ad entrambi lei dà appuntamento per la sera, allo stesso posto.
Arkeoloji Olmek kültürünün varlığından 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar habersizdi.La cultura degli Olmechi era sconosciuta agli storici fino alla seconda metà del XIX secolo.
Hatta kimi zaman ondan habersizce, yazdıklarını yayıncılara gönderdi.Sperò a lungo inutilmente che gli editori si accorgessero di lui.
Ancak Arvin Sloane bundan habersizdi.Ma tutto questo a Clive Walker non importa.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Жена Балдуина Мария, не зная об этих событиях, отплыла в Акру.
Peter ve Lois, Brian'ın bu durumundan habersizdir, tâ ki onu banyoda masturbasyon yaparken yakalayana kadar.Питер и Лоис не придают этому внимания, пока случайно не обнаруживают его мастурбирующим в ванне.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.4 апреля 2008 года Ноулз и Jay-Z поженились в Нью-Йорке.
Düşman kuvvetinden habersizdik.Мы знаем силу врага.
Fakat 12 Koloni bu olaydan habersizdi.Но история с Двенадцатью колониями не повторилась.
Flapjack çok saf ve tehlikeden habersizdir, böylece o tehlikeli durumlarda kolaylıkla yakalanır.Флэпджек очень наивен и не замечает опасностей, поэтому легко попадает в неприятности.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Четыре года спустя отец привёз детей обратно к матери в Сент-Луис.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Им обоим кажется, что в их жизни не хватает кого-то или чего-то.
Ailesi canavar tarafından izlenmiş ve onlardan habersizce yaratık konuşmayı ve okumayı onlardan öğrenmiştir.Представляя монстров, он не имел понятия, как чудовища будут выглядеть и звучать.
Ailesi canavar tarafından izlenmiş ve onlardan habersizce yaratık konuşmayı ve okumayı onlardan öğrenmiştir.لوحظت عائلته من قبل الوحش، وتعلم منهم أن يتكلم ويقرأ دون علمهم.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.ومع ذلك ظل كروسيتى يتجاهل كثيراً من مساعدات بارت وتعامل كأنه لا علاقة له ببارت .
Düşman kuvvetinden habersizdik.عدم توفر المعلومات عن قوات العدو.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.أنه هلاك الأجسام، وعليه يكون الغلو سببا للهلاك؛ أي إذا غلوا خرجوا عن طاعة الله فأهلكهم الله.
4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.Em 4 de abril de 2008, Beyoncé e Jay-Z se casaram sem publicidade.
Peter ve Lois, Brian'ın bu durumundan habersizdir, tâ ki onu banyoda masturbasyon yaparken yakalayana kadar.Peter e Lois não percebem o estado de Brian até que percebem que ele está se masturbando no banheiro.
30 Ağustos günü General Pope, Longstreet savaş alanında olduğundan habersiz, onun saldırıları yeniledi.Em 30 de agosto, Pope renovou seus ataques, aparentemente ignorava que Longstreet estava no campo de batalha.

İlgili Sayfalar