Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴比倫王聽見 他 們的 風聲 、 手 就 發軟 . 痛苦 將 他 抓住 、 疼痛 彷彿產難 的 婦人
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun. ♫ Eğer sesler varsa ♫ ♫ gecede ♫Jsem trošku nervózní - jenom abyste věděl... ♪ Jsou-li zvuky ♪ ♪ v noci ♪
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun. ♫ Eğer sesler varsa ♫ ♫ gecede ♫Tak w ogóle to trochę się denerwuję ♫ Wśród nocnych ♫ ♫ szmerów... ♫
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Egy kicsit izgulok, csak hogy tudja.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Estou um pouco nervosa... é só para saber.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Ich bin ein bisschen nervös, nur dass Sie es wissen.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Jag är litet nervös, bara så du vet.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Jeg er lidt nervøs, bare så du ved det.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.조금 떨리네요.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Olen vähän hermostunut, niin että tiedät sen.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Quiero que sepa que estoy un poco nerviosa.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sachez le, je suis quelque peu nerveuse.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Saya sedikit gugup, sebagai informasi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Som trochu nervózna.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sono un po' nervosa, giusto perché lo sappia.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sunt puţin emoţionată, doar ca să ştiţi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Tôi chỉ hơi lo lắng một chút thôi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Είμαι λίγο αγχωμένη, απλώς να ξέρετε.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Малко съм нервна, да имате предвид.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Я немного волнуюсь, чтобы вы знали.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.אני קצת מתרגשת, רק שתדע.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.انا متوترة بعض الشيء فقط لتعلم
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ce n'est pas un événement que vous couvrez parce que vous devez couvrir un incident important.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Es ist nichts über das man einfach berichtet, weil man über einen großen Vorfall berichten muss.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ez nem olyan, amiről csak azért számolunk be, mert egy fontos történésről kell tudósítani.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Het is niet iets dat je alleen maar rapporteert als een grote gebeurtenis.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ini bukan sesuatu yang Anda liput hanya karena Anda harus meliput sebuat insiden yang besar.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.이것은 당신이 큰 사건을 다루어야 하기 때문에 단지 보도하는 그러한 것이 아닙니다.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Não é uma coisa que se relate só porque se tem de relatar um grande acontecimento.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Není to něco, o čem jen píšete, protože musíte popsat ohromnou událost.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nie je to niečo, o čom len píšete, lebo musíte popísať veľkú udalosť.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.No es algo que uno tiene que cubrir porque así lo hace siempre con los grandes sucesos.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nó không chỉ là những gì bạn đưa tin chỉ vì bạn phải đưa tin về một sự việc lớn xảy ra.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Non è solo una cosa che segui perché devi informare su un grande fatto.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nu e ceva despre care faci un reportaj pentru că trebuie să scrii despre un incident foarte mare.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.To nie tylko coś, co pokazujesz, bo trzeba relacjonować ważne wydarzenie.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Δεν είναι κάτι που καλύπτεις μόνο γιατί πρέπει να καλύψεις ένα μεγάλο συμβάν.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не е нещо, което отразяваш само защото е някакъв голям инцидент.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не просто что-то, о чем вы рассказываете, потому что вам необходимо осветить важное событие.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Яку ми висвітлили не тільки, як гарячу новину.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.זה לא משהו שאתה רק מסקר בגלל שאתה חייב לסקר תקרית גדולה.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.فھي ليست قصة تود تغطيتھا فقط لأنھا تشكل حدثا كبيرا،
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.任務として取材した ということではないのです 人々は歴史に残る大きな変化と
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Anda pernah mendengar tentang perbatasan -- salah satu perbatasan paling berbahaya di dunia.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Aţi auzit de frontieră -- una din cele mai periculoase frontiere din lume.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Avete sentito parlare della frontiera - una delle frontiere più pericolose del mondo.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Bạn đã nghe nói về biên giới-- một trong các biên giới nguy hiểm nhất trên thế giới.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Ihr habt von der Grenze gehört - eine der gefährlichsten Grenzen der Welt.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.세상에가 가장 위험한 경계지역 중 한 곳입니다.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Mind hallottak már a határról -- a világ egyik legveszélyesebb határáról.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Určitě jste slyšeli o této hranici -- jedna z nejnebezpečnějších hranic na světě.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Určite ste už počuli o tejto hranici - jednej z najnebezpečnejších hraníc na svete.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Vocês já ouviram falar da fronteira -- uma das fronteiras mais perigosas do mundo.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Έχετε ακουστά για τα σύνορα- είναι από τα πιο επικίνδυνα σύνορα στον κόσμο.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Вы слышали о границе — одной из самых опасных границ в мире.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Чували сте за границата-- една от най-опасните граници в света.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.אחד הגבולות המסוכנים בעולם.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.واحد من أكثر الحدود خطورة في العالم.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.モニカは 写真家グループとともに 何千ものポートレートを撮影し
Derek'in kanserli tümörünün çıkarılması için ameliyat olması gerektiği haberini burada alıyor.デリックの治療予定が変更されたと知って がっくりとするシンディ