Ana içeriğe geç
Sözlük

haberini ile cümle

haberini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Wilson İtalyanların Akdeniz Bölgesi'ne izinsiz asker çıkardığı haberini aldı.ウィルソンはイタリア軍が地中海地域に許可無く上陸したという情報を得た。
Tell ve Walter gelirler ve Arnold'a Gesler'in Melchtal'ın idam edilmesi emrini verdiği haberini verirler.テルとヴァルターが到着し、ジェスレルがメルクタールの処刑を命じたとアルノールに告げる。
Yonatan'ın ölüm haberini alan David'in kalbi kırılır ve giysisini yırtar.サウルとヨナタンの死を聞いたダビデは衣を引き裂いてこれを嘆いた。
Lucia'nin ölüm yatağında oldugu haberini almıştır.死の床でグラビーナは言った。
Cassius Marcus'un apaçık hayatta olduğu haberini almasına rağmen isyanı devam ettirdi.マルクスが生存していたのを知った後も、カッシウスは引き続きマルクスへの反乱を収めなかった。
IV. Edward'in Elizabeth Woodville'le yaptığı evlilik haberinin ilk ortaya çıkması Ekim 1464'te oldu.1464年9月、エドワードが既にエリザベス・ウッドヴィルと結婚したことを公表したからである。
Sultan Mahmut 1 Temmuz 1839’da mağlubiyet haberinin İstanbul’a varmasından birkaç gün önce öldü.マフムト2世はこの知らせが届くより前の1839年7月1日に死去した。
Babasının ölüm haberini burada aldı.他在那里收到了他父亲去世的消息。
İsveç’e döndüğünde, Amerika’da aldığı diplomayla, ülkesinde mimar olamayacağı haberini aldı.返回瑞典后,他发现拥有美国学位不能开业当建筑师。
Duyulan bir boru sesi adaya bir yabancının geldiği haberini verir.時間過了許久,突然有位陌生人傳輸訊息給她。
Jackson, 10 Eylül 2008'de başlaması planlanan beşinci dünya turu "Rock Witchu Tour"un haberini verdi."珍妮的第五次大型世界巡回演唱会《Rock Witchu Tour(英语:Rock Witchu Tour)》也在同年9月展开。
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.原題:絞殺る(しめる) 在賓館的房間裡發現了一具男性屍體。
Firavun bunun haberini oğluna verince oğlunun bundan hiç mutlu olmamasını bir türlü anlamaz.하느님은 그의 자녀들에 대한 모든 것을 알기 때문에, 용서하는 것이 그에게는 쉬운 일이다.
Ondan da Maria'nın öldüğünün haberini alır.마리아란 이름도 여기서 따온 것으로 추측.
Kendine papa olduğu haberini getiren kardinale ağlamaklı olarak "Tanrı sizi affetsin.스폰드라티는 교황으로 선출된 다음날 와락 울음을 터뜨리며 추기경들에게 “하느님께서 여러분을 용서해주시기를 바랍니다.
Fakat Totila bunun haberini almıştı.조르게가 그 정보를 입수했다.
Ölüm haberini duyunca inanamadık. hepimiz çok üzgünüz.האמנתי לשבועתו: כולם האמינו.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.סטייסי מספרת לו שהיא ביטלה את החתונה.
Öykü, Prag'a I. Dünya Savaşı'nı tetikleyen Saraybosna Suikasti haberinin gelişiyle başlar.Разказът започва с новината за атентата в Сараево, довел до избухването на Първата световна война.
Ondan da Maria'nın öldüğünün haberini alır.Журналистът започва да се съмнява, че Мария сама е търсила смъртта.
Tam düello başlamadan önce Raimondo gelir ve Lucia'nın ölmüş olduğu haberini verir.В този момент Раймондо идва и му съобщава, че Лучия вече е мъртва.
Tam düello başlamadan önce Raimondo gelir ve Lucia'nın ölmüş olduğu haberini verir.Potom prichádza Raimondo so správou že už aj Lucia je mŕtva.
Ölüm haberini alan okul öğrencileri, okulun kapı ve pencerelerini siyah renge boyarlar.Spolu so svojimi študentmi v škole pomaľovali steny, dvere a okná učebne nekonečnou čiarou.
Ölüm haberini duyunca inanamadık. hepimiz çok üzgünüz.Keď sa rozhodne všetkým povedať pravdu o jeho podvode, nikto mu neverí.
O sırada Lilly, David'in öldüğü haberini getirir.Lilly sa pýta na ten deň, čo si pamätá.
Sonraki yıl albüm haberini yineleyen Rakim, Pharrell Williams ile çalıştığını belirtti.Sekantį albumą ruošti padėjo būrys žinomų prodiuserių, tarp jų Pharrell Williams.
Sınavı geçtiğin haberini duyduk.Girdėjome naujienas, kad tu išlaikei egzaminą.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994-ben, röviden távoztam Szarajevóból, hogy tudósítsak a ruandai népirtásról.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994년, 저는 르완다 집단학살을 취재하려고 사라예보를 잠시 떠나있었습니다.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.1994 verließ ich Sarajevo kurzzeitig, um vom Völkermord in Ruanda zu berichten.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Em 1994, deixei, momentaneamente, Sarajevo para ir cobrir o genocídio no Ruanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.En 1994, j'ai momentanément quitté Sarajevo pour aller couvrir le génocide au Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.En 1994, salí brevemente de Sarajevo para ir a reportar sobre el genocidio en Ruanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.În 1994, am părăsit Sarajevo pentru a transmite despre genocidul din Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.In 1994 verliet ik Sarajevo even om de genocide in Rwanda te verslaan.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Leta 1994 sem za kratek čas zapustila Sarajevo, da bi lahko poročala o genocidu v Ruandi.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Năm 1994, tôi rời Sarajevo để làm phóng sự về nạn diệt chủng ở Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Nel 1994, ho lasciato per un breve periodo Sarajevo per riportare il genocidio in Ruanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Pada tahun 1994, saya baru saja meninggalkan Sarajevo untuk meliput pembantaian di Rwanda.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Roku 1994 jsem nakrátko opustila Sarajevo, abych informovala o genocidě ve Rwandě.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.W 1994 na chwilę opuściłam Sarajewo, żeby opowiedzieć o ludobójstwie w Rwandzie.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.Το 1994, έφυγα για λίγο από το Σαράγεβο για να καλύψω τη γενοκτονία στη Ρουάντα.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.В 1994 я ненадолго покинула Сараево, чтобы сделать репортаж о геноциде в Руанде.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.През 1994 г., напуснах Сараево за кратко време, за да отразявам геноцида в Руанда.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.У 1994 я ненадовго покинула Сараєво, щоб зробити репортаж про геноцид у Руанді.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.ב-1994, אני עזבתי את סרייבו לזמן קצר לטובת סקירת רצח העם ברואנדה.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.في عام 1994 ، غادرت سرايفو لفترة وجيزة لتغطية الإبادة الجماعية التي حدثث في رواندا.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.この年の4月から8月の間に
Atavatan Türkmenistan olmayan Starbucks'ın haberini yapıyor.Atvatan Turkmenistan informa sobre el Starbucks que no fue.
Atavatan Türkmenistan olmayan Starbucks'ın haberini yapıyor.Atvatan Turkmenistan о несуществующем Starbucks.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Babels Konge hørte Rygtet derom, og hans Hænder blev slappe, Rædsel greb ham, Skælven som den fødende Kvindes.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Jako usłyszy król Babiloński wieść o nich, osłabieją ręce jego, a ucisk ogarnie go, i boleść jako rodzącą.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.바벨론 왕이 그 소문을 듣고 손이 약하여지며 고통에 잡혀 해산하는 여인의 구로함 같도다
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Král Babylonský jakž uslyší pověst o nich, opadnou ruce jeho, úzkost zachvátí jej, bolest jako rodičku.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Slišal bo kralj babilonski glas o njih, in omahnejo mu roke; groza ga obide, bolečina kakor porodnico.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Вавилонският цар чу вестта за тях, И ръцете му ослабнаха; Мъки го обзеха, Болки като на жена, която ражда.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Услышал царь Вавилонский весть о них, и руки у него опустились;скорбь объяла его, муки, как женщину в родах.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.שמע מלך בבל את שמעם ורפו ידיו צרה החזיקתהו חיל כיולדה׃
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.سمع ملك بابل خبرهم فارتخت يداه. اخذته الضيقة والوجع كماخض
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴 比 倫 王 聽 見 他 們 的 風 聲 、 手 就 發 軟 . 痛 苦 將 他 抓 住 、 疼 痛 彷 彿 產 難 的 婦 人
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod