Ana içeriğe geç
Sözlük

haberci ile cümle

haberci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Funes siyasete atılmadan önce, televizyonda popüler bir röportaj programı sunan bir haberciydi.Vooraleer hij politicus werd, was Funes een journalist met een eigen interviewshow op tv.
Bu dostluk, Britanya'nın Avrupa'daki tarafsızlığının sonunun habercisidir.Door de Entente kwam er een einde aan de Britse neutraliteit in Europa.
Bu single'ın habercisi olduğu albü Farkın Bu ise 7 Temmuz 2011'de çıktı.Wish I could is een single van Miss Montreal die uitkwam op 1 juli 2011.
Bu haberci Nikiforos'u Caesarea (Kayseri) yakınlarında buldu.Hij had ze ontdekt nabij Talcahuano (Chili).
2002 yılında bir yerel radyo istasyonunda habercilik yapmaya başladı.In 2000 ging hij presenteren bij het nieuwe station Radio Nationaal.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.De Walküren zijn bezig de gesneuvelde helden naar het Walhalla te brengen.
Hükümdarlığını güçlendirdikten sonra kendisine "Allah'ın Habercisi, Dinin Kulu" adını verdi.Bij zijn troonsbestijging werd hem de titel Vertrouweling van God, volger van de religie van de Islam gegeven.
1992'den bu yana televizyon haberciliği yapmaktadır.Vanaf 1992 verscheen het blad Alert.
Dans sonunda ayaklarıyla ne yaptığını soran haberciye Snowden, 'Hiç durmadan Lindy.' demiştir.Na co Snowden bez wahania odpowiedział "The Lindy".
Bu sırada bir haberci girer.W międzyczasie wszedł Nieznajomy.
Bu, çok haberci astronomi olarak bilinir.Taki obiekt zapewne byłby dobrze znany astronomom.
Bu kadar kötüydü haberciliğimiz.Wieść wywarła wielkie wrażenie.
Turizm Habercisi.Informator turystyczny.
İkinci evre ise, Dolce Stil Novo hareketinin habercisidir.Był członkiem ruchu poetyckiego Dolce stil novo.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
Türkiye'de Televizyon Haberciliği s.Sveriges politiska historia från k.
Bu geri çevirme açık bir savaş habercisiydi.Den sistnämnde var en känd förespråkare för vapenvägran.
Gizlenme işi bittikten sonra haberci yüksek sesle "harar!" diye bağırır.Efter gripandet skrek hon till reportrarna: ”Jag ska fortsätta kämpa!”.
Bu videoya heyecanlanan oyuncular bunu yeni bir modun habercisi olarak nitelendirdi.Regissörer som förstod det nya mediet motarbetade det.
Bu geri çevirme açık bir savaş habercisiydi.Це було негласним оголошенням війни.
İki ordu arasında karşılıklı haberciler vasıtasıyla görüşmeler yapılmaya başlandı.Кілька годин призначено на взаємні розмови вояків.
Tam sefere çıkacakları zaman yine aynı haberciler gelerek barış yapıldığını bildirirler.Під час розмови Том дізнається, що їх поєднують ті ж захоплення.
Bu, çok haberci astronomi olarak bilinir.Це відоме як багато-передавачна астрономія.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Octavius posílá Kleopatře vzkaz, aby opustila Antonia a přidala se na jeho stranu.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Ta a další odvážely mrtvé bojovníky do Valhally.
Bu sırada bir haberci girer.A tu přijde telegram.
Oyun bir mesut sonuca varmak üzere iken, Don John'un yakalandığı haberi bir haberci tarafından ilan edilir.V jednom díle se stane dokonce (v díle strašlivá muka) vynálezem sira Johna.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Walkirii - creaturi inaripate care aduceau sufletele războinicilor morți în Valhalla.
8.Bölüm Karanlığın Habercisi!Mesagerul Întunericului 48.
1992'den bu yana televizyon haberciliği yapmaktadır.Din 1992 lucrează la televiziune.
Bu mimari tarzlar Romanesk mimari'nin habercisi olmuştur.Eroul acestei trilogii urma să fie comisarul Mihai Roman.
Halkın Habercisi.Avocatul Poporului.
Ne nuntium necare Haberciyi öldürme.Nu confundați cu Conacul familiei Donici.
Bu büyük duman, Hipper'in gemilerine doğru gelen sayıca üstün Britanya savaş gemilerinin habercisiydi.A nagy füstöt Hipper irányába tartó nagy brit hadihajóknak tulajdonították.
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.Bizonyos értelemben ez már előrejelezte a hasznossági függvény 18-19. századi kialakulását.
Ostrogotların şahsi habercileri bu teklifi Belisarius'a bildirdikleri zaman o bunu kabul eder göründü.Stanhope Belisarius kortársainak írásai alapján alá is támasztotta e véleményét.
Birçok kişi bu feud'un Attitude Era'nın habercisi olarak görmüştür.Sok forrás tévesen Tu Fu (Du Fu) apjaként emlegeti.
1992'den bu yana televizyon haberciliği yapmaktadır.1992 óta helyi televízió is működik.
Fokidalıların geçidi terk ettiğini bir haberciden öğrenen Leonidas şafakta bir savaş konseyi toplamıştır.Egy hírnök jelentette Leónidasznak a történteket, aki reggelre összehívta a haditanácsot.
Bir yıl sonra Star TV'de televizyon haberciliğine başladı.Fél év múlva már a Star Rádióban a reggeli műsort vezette.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Az lett a feladatuk, hogy az elesett hősöket a Walhallába hozzák.
İki ordu arasında karşılıklı haberciler vasıtasıyla görüşmeler yapılmaya başlandı.A két fél polgármestere között rendszeres egyeztetés kezdődött.
Üç Çinli habercinin öldüğü olay Çin kamuoyunda bir öfke yaratmıştır.Pommituksessa kuoli kolme kiinalaista toimittajaa ja se aiheutti tuohtumusta Kiinassa.
Halkın Habercisi.Kansan jututtaja.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Merukimonin nimi tulee roomalaisesta Merkurius-jumalasta.
Bu dostluk, Britanya'nın Avrupa'daki tarafsızlığının sonunun habercisidir.Η Αντάντ σήμανε το τέλος της Βρετανικής ουδετερότητας στην Ευρώπη.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Επίσης με την ίδια λογική, μερικούς μήνες μετά την χρήση ενός υποτιθέμενου Web 2.0, το Web 2.1 θα εμφανιζόταν.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Amy Adams som Lois Lane: en reporter for “The Daily Planet” og kærlighedsinteresse for Clark Kent.
Haberci ise onları uyarmak amacıyla ara vermeden harar diye bağırır.Fangevogteren bad dem om at vente, til han meldte fra.
Çok eski bir Japon efsanesi de kıyıya vuran kürek balıklarının deprem habercisi olduğundan bahsetmektedir.Gamle historier fortæller om at der skulle være en pirat skat skjult på øen.
Hacı Firuz veya Hacı Piruz (Farsça: حاجی فیروز), İran'ın yeni yılı Nevruz'un geleneksel habercisidir.Hajji Fîruz eller Hajji Piruz er Nowruz' traditionelle forårsbebuder.
Bu yaptığı yayınlar televizyon haberciliğinde yeni bir dönem başlattı.Han fik sit folkelige gennembrud i tv-serien Ugeavisen.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Mark I blev forløberen for de senere EDB-anlæg.
Zeus'un habercisidir.Hustru til Zevs.
Dolayısıyla peygamber, "haberci" anlamını taşır.Profe betyr "profet".
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.Keesokan harinya, pembawa pesan tiba dengan berita bahwa musuh berada di gerbang kota.
Şarkı Kore ulusal listesinde 10. sıraya yerleşti ve gelecek başarılarının habercisi oldu.Lagu memuncak di No. 10 di chart nasional Korea dan meramalkan peluncuran mereka.
Zeus'un habercisidir.Ia juga utusan dewa Zeus.
(Bunların büyük bir kısmı haberci rüya, sezgi ve zorlayıcı içtepiler olarak belirir.)Menurut sebagian besar ulama ucapan tersebut ditidaklah berdasar dari ucapan dari Nabi Muhammad.
Bunu haber alan Onesilus, İyonya'nın her yanına haberciler göndererek yardımn istemiştir.Onesilos pun mengirim utusan ke Ionia, meminta bantuan mereka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod