Haberci, Daleklerin gezegeni olan Skaro'nun uzay-zaman koordinatlarını verir.Le messager fournit les coordonnées spatio-temporelles de la planète Skaro.
Zeus'un habercisidir.Représentation de Zeus.
8.Bölüm Karanlığın Habercisi!Les gardiens des ténèbres 8.
Haberci ise onları uyarmak amacıyla ara vermeden harar diye bağırır.Elles jouent avec l'ours jusqu'à ce qu'il les avertisse de le laisser tranquille.
Bu Antik Mısır ilahı, Osiris'in habercisidir (mesajını ileten).Cet article concerne le dieu égyptien Osiris.
Adeta habercinin el kitabı olacak nitelikteki bu eser her habercinin masasının üzerinde bulunması gerekiyor.Tout écrivain devrait avoir cet ouvrage sur sa table de travail.
Bu sırada bir haberci girer.Voici un régiment qui passe.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.Le lendemain, les préfets lui envoient par télégramme les réactions dans chaque région.
Yüzdeki bu kırmızılık kabileyi utandırmış bir durum olduğunun habercisiydi.Parce que c'est une race qui porte la honte sur son visage.
Vladislav Listyev, Rus televizyon habercisi.Vladislav Listiev, journaliste russe.
Bu şarkı Knowles'ın ilk albümünün de habercisi oldu.Cette année sort aussi le premier vidéo disque de COX.
Güçlü rüzgar yaklaşan fırtınanın habercisidir.El fuerte viento indica que se acerca una tormenta.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.Al día siguiente, los mensajeros volvieron con la noticia de que el enemigo estaba a las puertas de la ciudad.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Octavio envía un mensajero para pedir a Cleopatra que entregue a Antonio y se pase a su lado.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Amy Adams como Lois Lane: reportera del Daily Planet e interés amoroso de Clark Kent.
Bu kadar kötüydü haberciliğimiz.Era muy torpe con la comunicación.
Halkın Habercisi.Conocer al público.
Bir habercidir.Soy un mensajero.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Todavía, el vacío de conocimiento todavía puede existir incluso con la aparición de Web 2.0.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Su nombre viene del dios romano: Mercurio que es el mensajero de los dioses.
Haberci (film), Kevin Costner'ın yönetip oynadığı 1997 ABD yapımı film.El mensajero del futuro, película de 1997 dirigida por Kevin Costner.
Tam darağacına götürülmekte iken atla bir haberci gelir.Repentinamente un mensajero a caballo llegó hasta él.
Kanalın 2002 yılında yaşadığı talihsizlikler kapanışının habercisi olmuştur.El canal cesó sus transmisiones el 2002.
Pek çok kuramcı, belki de felsefesini yapar televizyon haberciliğinin.Ud. conocen muy bien el poder pedagógico de sus telenovelas.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Consta de 130 episodios de 13 minutos cada uno.
Gizlenme işi bittikten sonra haberci yüksek sesle "harar!" diye bağırır.El álbum termina pero un hombre grita "AGAIN!"
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Informe: Terroristas trasladan sus armas pesadas a Idlib.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Ottaviano manda un messaggero a chiedere a Cleopatra di consegnargli Antonio, e di allearsi con lui.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Lois Lane, interpretata da Amy Adams: reporter del Daily Planet e interesse amoroso di Clark Kent.
Giğılı ve haberci birlikte kalenin yanında dururlar.Paperone e sorelle prendono possesso del Forte.
Parça büyük beğeni topladı ve albümün habercisi oldu.Questa gli piacque molto, e divenne il titolo dell'album.
1992'den bu yana televizyon haberciliği yapmaktadır.Dal 2000 si è occupato di comunicazione televisiva.
İlk olarak 1866 yılı boyunca edebiyat dergisi Rus Habercisi'nde on iki ayda yayımlandı.Fu pubblicato per la prima volta nel 1862 sulla rivista Il messaggero russo.
Funes siyasete atılmadan önce, televizyonda popüler bir röportaj programı sunan bir haberciydi.Prima di entrare in politica era un famoso comico della televisione guatemalteca.
Bu sırada bir haberci girer.Improvvisamente pervenne un messaggero di telegrammi.
Gizlenme işi bittikten sonra haberci yüksek sesle "harar!" diye bağırır.Se verrà tirato dietro lo spaventapasseri si potranno sentire delle voci che urleranno "Goal!".
Zeus'un habercisidir.Il sonno di Zeus.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Con la diffusione del social networking viene coniato il termine web 2.0.
Başkan olmadan önce, spor radyosunda uzmanlaşmış bir radyo habercisi ve önemli bir işadamıydı.До того как стать президентом, был известным бизнесменом и спортивным радиожурналистом.
Haberci, Daleklerin gezegeni olan Skaro'nun uzay-zaman koordinatlarını verir.После посыльный даёт пространственно-временные координаты планеты Скаро, родного мира далеков.
Habercilikten önce satış reklamlarını da sundu.«Сначала снял объявление о продаже.
Ayrıca Türkiye-ABD ilişkilerinde ve Türk dış politikasında bazı önemli değişikliklerin habercisi olmuştur.Он также является важным консультантом по мусульманским вопросам во внешней политике США.
Televizyon haberciliğinin yaygınlaşmasıyla popülerliği bir miktar azalmıştır.В телесериале относительная роль приключений была увеличена.
Bu, çok haberci astronomi olarak bilinir.Это объяснение потом было принято довольно большим числом астрономов.
Gizlenme işi bittikten sonra haberci yüksek sesle "harar!" diye bağırır.После недолгих сомнений Воробей весело отвечает: «Да!
Bu kadar kötüydü haberciliğimiz.Это известие произвело чрезвычайно дурное впечатление.
2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı.في عام 2008 نشرت بيريهان ماغدين أول رواية لها بعنوان " جرائم قتل الأطفال الرائدين " في روسيا وهولندا.
Dolayısıyla peygamber, "haberci" anlamını taşır.كلمة "ملاك" تعني "رسول".
8.Bölüm Karanlığın Habercisi!8-العلم نور.
Yapmalı ki; profesyonel habercilerin ne çektiğini bir nebze de olsun anlayabilsin.ولكن سيكون من الصعب عليك دراسة كل أنواع الفرص المهنية المتاحة.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.No dia seguinte, mensageiros chegaram com a notícia de que o inimigo estava nos portões da cidade.
Herakleios, mesaja 400 isim ekledi ve haberciyi yönlendirdi ve listede olanların isyan çıkarmasını kışkırttı.Heráclio acrescentou 400 nomes a mensagem e desviou o mensageiro, provocando uma rebelião daqueles da lista.
Amy Adams, Lois Lane: Daily Planet'te haberci ve Clark Kent'in ilgisine aşık.Amy Adams como Lois Lane: Uma premiada jornalista do Planeta Diário e interesse amoroso de Kent.
Teknolojilerin gelişme süreci Birinci Tiberium Savaşının başlamasının habercisiydi.A conquista da Média foi apenas o início das guerras realizadas por Ciro.
Zeus'un habercisidir.O sentido de Zeus.
Bunun için de geçirdikleri yer sarsıntısının bir lanetin habercisi olduğunu düşündüğünü söyler.Ele diz que o dinheiro dele parece estar amaldiçoado.
Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.Como as irmãs, é encarregada de levar para o Valhala as almas dos guerreiros mortos.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Tem um total de dez episódios, com 13 minutos de duração cada um.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Isto escondeu a popularidade posterior dos fractais gerados por computador.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.A psicopatologia enquanto estudo dos transtornos mentais é referida como psicopatologia geral.