Lark, şarkı, ve şafağın habercisi olmadan senin yuva olarak mezra üzerinde Turlu;さもないと、出発夢、真夜中のビジョンの謎に包まれたフォーム、汝を収集する
Meksika'daki habercilere karşı saldırıların etkisi kişilerden öteye gidiyor.Fridu Urtiz například postihly vážné zdravotní problémy poté, co se dozvěděla o únosu svého manžela.
Meksika'daki habercilere karşı saldırıların etkisi kişilerden öteye gidiyor.L'impact des attaques contre les journalistes au Mexique ne se limite pas à ses victimes directes.
Meksika'daki habercilere karşı saldırıların etkisi kişilerden öteye gidiyor.L'impatto degli attacchi contro i giornalisti messicani va molto al di là della vita degli stessi reporter.
Meksika'daki habercilere karşı saldırıların etkisi kişilerden öteye gidiyor.Последствия нападок на репортёров в Мексике выходят за пределы журналистики.
Meksika haberciliğinde mürekkep her zaman ölüm kokar.Inkoust per mexických novinářů je nasáklý neutuchajícím pachem smrti.
Meksika haberciliğinde mürekkep her zaman ölüm kokar.In Messico, nel mondo del giornalismo il colore dell'inchiostro puzza di morte.
Meksika haberciliğinde mürekkep her zaman ölüm kokar.В мексиканском журналисте чернила всё время пахнут смертью.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, cette même pensée, mais ne précéder mon besoin, et ce même homme dans le besoin doit le vendre moi.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, den samme tanke gjorde, men forerun mit behov, og dette samme trængende mand må sælge den mig.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, deze zelfde gedachte had, maar voorbodes mijn behoefte; En deze zelfde behoeftige man moet verkopen mij.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, este mismo pensamiento, pero se anticiparán mi necesidad, y este hombre necesitado mismo hay que vender mi.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O,이 같은 생각은했지만 내 필요를 forerun, 그리고이 같은 가난한 사람은 나를 판매한다.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, gjorde det samma tanke men forerun mitt behov, och detta samma behövande man måste sälja det mig.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, questo stesso pensiero, ma ha fatto precedere il mio bisogno, e questo stesso uomo bisognoso deve vendermi.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O rovnaké myslenie sa ale forerun moje potreby, a to rovnakým potrebným človek musí predať mne.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O stejné myšlení se ale forerun mé potřeby, a to stejným potřebným člověk musí prodat mně.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, ta sama myśl nie ale zwiastować moje potrzeby, a tym samym potrzebujących człowiek musi sprzedać mi.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, to isto misel, vendar pa forerun moje potrebe, in to isti človek, ki potrebujejo pomoč mora prodati to me.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O, ugyanez a gondolat volt, de forerun meg kell, és ez ugyanaz az ember rászorulóknak kell eladni nekem.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.O ، فإن هذا الفكر نفسه ، ولكن forerun حاجتي ، وهذا الرجل نفسه المحتاجين يجب بيعها لي.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.О, тази същата мисъл е, но предшествувам ми трябва, И същият този човек в нужда трябва да го ме продаде.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.הו, זו לא אותה מחשבה אבל forerun הצורך שלי, והאיש הזה לנזקקים אותו חייב למכור אותו לי.
O, bu aynı düşünce ama benim gerek haberciyi; Ve bu aynı muhtaç adam bana satmak gerekir.私が覚えている、これは家のようになります。祝日なので、乞食のショップがシャットダウンされています.--
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Chúng thường báo hiệu trước cho những thứ lớn lao hơn.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Ele sunt deseori precursoarele unor lucruri mai mari.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Het is vaak een voorloper van grotere dingen.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Ils sont souvent le précurseur de choses plus importantes.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.그것들은 종종 더 큰 것들의 선봉이 되곤합니다.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Są zazwyczaj prekursorem dla większych rzeczy.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Sie sind oft Vorboten grösserer Dinge.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Son a menudo precursores de grandes cosas.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Sono spesso i precursori delle cose più grandi.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Они часто являются предвестниками куда более важных вещей.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.Често са предвестник на по-големи неща.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.הם לרוב מבשרים על דברים גדולים שיבואו.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.فإنها غالبا ما تكون مقدمة لأشياء أكبر.
Onlar genellikle daha büyük şeylerin habercisidirler.そしてこの考え方-あそこの列車は、素材を正直に使っているが
ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduKuule, rakkaus, mitä kateellisia raitoja
ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduPodívejte se, láska, co závidět pruhy
ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduPozrite sa, láska, čo závidieť pruhy
ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduSchauen Sie, Liebe, was neidisch Streifen
ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduΚοιτάξτε, η αγάπη, τι ζηλιάρης ραβδώσεις
#SalvadorAdame bu yıldan beri öldürülen yedinci haberci.Abbiamo desistito a causa delle pressioni ricevute.
#SalvadorAdame bu yıldan beri öldürülen yedinci haberci.#SalavadorAdame سلفادور أدامي سابع صحافي يُقتل منذ بداية العام، لذلك نطالب بالشفافية ووقف جميع أنواع العدوان.
#SalvadorAdame bu yıldan beri öldürülen yedinci haberci.#SalvadorAdame est le septième journaliste assassiné cette année.
#SalvadorAdame bu yıldan beri öldürülen yedinci haberci.#SalvadorAdame — это уже седьмой журналист, убитый с начала года.
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Da sandte Saneballat zum fünftenmal zu mir seinen Diener mit einem offenen Brief in seiner Hand.
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Da sendte Sanballat for femte Gang sin Tjener til mig med samme Bud, og han havde et åbent Brev med,
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Então Sambalate, ainda pela quinta vez, me enviou o seu moço com uma carta aberta na mão,
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Entonces Sanbalat envió a su criado para decirme lo mismo por quinta vez, trayendo en su mano una carta abiert
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Femte gang sendte Sanballat sin tjener til mig med det samme bud, og han hadde et åpent brev med sig.
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.산발랏이 다섯번째는 그 종자의 손에 봉하지 않은 편지를 들려 내게 보내었는데
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Küldé továbbá hozzám Szanballat ilyen módon ötödször az õ legényét, a kinek kezében egy felnyitott levél vala,
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Lần thứ năm, San-ba-lát sai kẻ tôi tớ người, cũng như cách cũ, có cầm thơ không niêm nơi tay;
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Lần thứ_năm , San-ba-lát sai kẻ tôi_tớ người , cũng_như cách cũ , có cầm thơ không niêm nơi tay ;
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Pada kali yang kelima seorang anak buah Sanbalat datang dan memberikan surat terbuk
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Potem Sanballat posłał do mnie w tejże sprawie piąty raz sługę swego i list otwarty, w ręce jego,
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Potom poslal ke mně Sanballat na tentýž způsob po páté služebníka svého s listem otevřeným.
Sanballat beşinci kez aynı öneriyle habercisini gönderdi. Habercinin elinde açık bir mektup vardı.Potom poslal ku mne Sanballat po piate s tým istým odkazom svojho sluhu, ktorý mal v ruke otvorený list.