"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti"."The messenger went from Paris to Istanbul" ("Посланник шёл из Парижа в Стамбул").
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti"."Ο αγγελιαφόρος πήγε από το Παρίσι στην Κωνσταντινούπολη".
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti"."Посланець поїхав з Парижу до Стамбула".
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti".Пратеникът отиде от Париж до Истанбул."
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti"."השליח עבר מפריס לאיסטנבול"
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti"."توجه الرسول من باريس إلى اسطمبول."
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti".しかし"Biff went from sick to well(ビフは病気から健康になった)"とも言えます
Haberci Saksith Saiyasombut ordunun aşırı düzenlemelerini eleştirdi:El periodista Saksith Saiyasombut criticó las abusivas normas del ejército:
Haberci Saksith Saiyasombut ordunun aşırı düzenlemelerini eleştirdi:Novinář Saksith Saiyasombut kritizoval přílišné regulace ze strany armády:
Haberci Saksith Saiyasombut ordunun aşırı düzenlemelerini eleştirdi:Sementara itu, sedikitnya 163 orang telah ditekan dengan tuduhan politik.
Hayatta kalma stratejisi habercilikteki yeteneği: John Cantlie #ISIS #SyriaJean Pierre insinúa que Cantlie esta intentando sobrevivir de la única forma que sabe hacerlo:
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."avrebbero potuto segnalare con anticipo i problemi."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."có thể đã cung cấp một cảnh báo sớm của sự cố trước."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."미래에 문제의 소지가 될 수 있습니다" 라는 딱지를 붙여 경고한다.
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."korán figyelmeztethettek volna a későbbi problémára."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."måske havde givet en tidlig varsling af problemer forude."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."misschien een vroegtijdige waarschuwing voor gevaar hadden kunnen zijn."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."mohly poskytnout včasné varování před nadcházejícími problémy."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."mungkin menjadi peringatan awal akan masalah di masa depan."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."nás mohli včasne varovať pred hroziacim nebezpečenstvom."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."olisivat voineet antaa varoituksen tulevista ongelmista."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."podiam ter constituído um alerta precoce de problemas futuros".
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."podrían haber brindado una alerta temprana de futuros problemas".
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."puteau fi un avertisment timpuriu pt problemele ce aveau să urmeze."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor.To historie z prostej nauki, sprzed 20-30 lat.
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."vielleicht ein erstes Warnsignal für künftige Probleme gewesen wären".
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor." ίσως να παρείχαν μία έγκαιρη προειδοποίηση των προβλημάτων που θα εμφανιζόταν προσεχώς. "
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."возможно, могли бы заблаговременно предупредить о надвигающейся угрозе".
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."можуть служити раннім попередженням лиха, що трапиться в майбутньому".
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor."יכלו לספק אתראה מוקדמת לבעיות בעתיד."
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor.ربما كانت قد أعطت تحذير مبكر للمشكلة القادمة
"ileride ortaya çıkacak ciddi sorunların bir habercisi olabilirdi" deniyor.ここまでの話は20−30年前の
İnsan hakları savunucusu Cencos'un ifadesiyle Adame 2017 yılında Meksika'da öldürülen yedinci haberci oldu.Útoky na novináře v Mexiku nemají dopad jen na samotné reportéry.
İnsan hakları savunucusu Cencos'un ifadesiyle Adame 2017 yılında Meksika'da öldürülen yedinci haberci oldu.Заявление, опубликованное на самом канале 6TV, характеризует Адаме следующим образом:
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?A Internet e a comercialização: será o «spice» uma amostra dos problemas futuros?
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?Internet a marketing: je ‘spice’ príchuť vecí, ktoré majú prísť?
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?Internet ja markkinointi: onko ”spice” esimakua tulevasta?
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?Internet och marknadsföring: ger ”spice” en försmak av framtiden?
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?markedsplads for udvekslingen af varer og tjenester.
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?zmanjševanje škode.
İnternet ve pazarlama: ‘spice’ olacakların bir habercisi mi?Znaczącym tego przykładem są mieszanki ziołowe sprzedawane pod nazwą „spice”.
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacakẤy về đấng đó mà có lời chép rằng: Nầy, ta sẽ sai sứ ta đến trước mặt ngươi, Người sẽ dọn đường trước ngươi.
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›Ấy vì người đó mà có chép rằng : Nầy , ta sai sứ ta đến trước mặt con , Ðặng dọn đường sẵn cho con đi .
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›Ấy vì người đó mà có chép rằng: Nầy, ta sai sứ ta đến trước mặt con, Ðặng dọn đường sẵn cho con đi.
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›Det er ham det er skrevet om: Se, jeg sender mitt bud for ditt åsyn; han skal rydde din vei for dig.
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacakDet er ham det er skrevet om: Se, jeg sender mitt bud for ditt åsyn; han skal rydde din vei for dig.
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›Egli è colui, del quale sta scritto: che preparerà la tua via davanti a te
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacakEgli è colui del quale sta scritto: egli preparerà la via davanti a te
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›기록된바 보라 내가 내 사자를 네 앞에 보내노니 저가 네 길을 네 앞에 예비하리라 하신 것이 이 사람에 대한 말씀이니라
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak기록된바 보라 내가 내 사자를 네 앞에 보내노니 그가 네 앞에서 네 길을 예비하리라 한 것이 이 사람에 대한 말씀이라
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacakזה הוא אשר כתוב עליו הנני שלח מלאכי לפניך ופנה דרכך לפניך׃
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›כי זה הוא אשר כתוב עליו הנני שלח מלאכי לפניך ופנה רדכך לפניך׃
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›فان هذا هو الذي كتب عنه ها انا ارسل امام وجهك ملاكي الذي يهيئ طريقك قدامك.
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacakهذا هو الذي كتب عنه ها انا ارسل امام وجهك ملاكي الذي يهيئ طريقك قدامك.
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak經 上 記 著 說 、 『 我 要 差 遣 我 的 使 者 在 你 前 面 、 豫 備 道 路 。 』 所 說 的 就 是 這 個 人
İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak經上記 著說 、 『 我 要 差遣 我 的 使者 在 你 前面 、 豫 備 道路 。 』 所 說 的 就是 這個人
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›經 上 記 著 說 、 『 我 要 差 遺 我 的 使 者 在 你 前 面 、 豫 備 道 路 。 』 所 說 的 就 是 這 個 人
‹İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak›經上記 著說 、 『 我 要 差遺 我 的 使者 在 你 前面 、 豫 備 道路 。 』 所 說 的 就是 這個人
Kralın habercisi son nefesini verirkenAls des Königs Herold gab seinen letzten Atem her.
Kralın habercisi son nefesini verirken Bayrak sendeledi ve dünyaya düştü Düşman sevinçle uğuldadıKungens härold tappat det sista livets glöd...