hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hızlı yürüyorum.I walk fast.
Hızlı çalışıyorum.I work fast.
Bir hizmetçim var.I have a maid.
Haberler gerçekten hızlı seyahat ediyor.News really does travel fast.
Haberi Avonlea sayesinde hızla yayıldı.The news spread quickly through Avonlea.
Hızlı sürüyorum.I drive fast.
Hızlı araç kullanıyorum.I drive fast.
Ben hızlı sürerim.I drive fast.
Ben hızlı konuşuyorum.I speak fast.
Onu nasıl bu kadar hızlı yaptın?How did you do that so fast?
Genellikle ne kadar hızlı sürüyorsun?How fast do you usually drive?
Bu yolda yasal olarak ne kadar hızlı sürebilirsin?How fast can you legally drive on this road?
Bu yolda yasal olarak ne kadar hızla araç kullanabilirsin?How fast can you legally drive on this road?
At ne kadar hızlı koşuyordu?How fast was the horse running?
Mümkün olduğu kadar hızlı sürdüm.I drove as fast as I could.
Bazen fazla hızlı sürüyorum.I sometimes drive too fast.
Çok hızlı okumuyorum.I don't read very fast.
Bunu bir dahaki sefere nasıl daha hızlı yapabiliriz?How can we do this faster next time?
Bu yolda ne kadar hızlı araç kullanabilirsin?How fast can you drive on this road?
Bu yolda ne kadar hızlı sürebilirsin?How fast can you drive on this road?
Gerçekten hızlı koşabilirim.I can run really fast.
Gerçekten hızlı bir şekilde oldu.It happened really quickly.
Ben çok hızlı koşabilirim.I can run very fast.
Benim hızlı bir arabam var.I have a fast car.
Hızlı koşabilirim.I can run fast.
Hizmetlerim için ücret almıyorum.I don't charge for my services.
Ben çok hızlıyım.I'm very fast.
Şartlar o kadar hızlı değişiyor ki bu beni korkutuyor.Things are changing so fast it scares me.
Tom fazla hızlı yediğimi söylüyor.Tom says I eat too fast.
Tom elinden geldiği kadar hızlı hareket etti.Tom moved as quickly as he could.
Tom hızlı ve derin nefes alıyordu.Tom is hyperventilating.
Tom çok hızlı konuştuğumu söylüyor.Tom says I talk too fast.
Ben hızlı bir yiyiciyim.I'm a fast eater.
Ben gerçekten hızlıyım.I'm really fast.
Tom çok hızlı sürdüğümü söylüyor.Tom says I drive too fast.
Gerçekten hızlıydım.I was really fast.
Ben hızlı bir şoförüm.I'm a fast driver.
Kanunen mümkün olduğunca hızlı sürdüm.I drove as fast as I legally could.
Ben çok hızlı yüzerim.I swim very fast.
Ben çok hızlı konuşurum.I talk very fast.
Ben çok hızlı sürüyorum.I drive very fast.
Ben hızlı bir yürüyüşçüyüm.I'm a fast walker.
Hızlı yardıma ihtiyacım vardı.I needed help fast.
Çatışma hızla futbol maçından diplomatik bir krize yükseldi.The conflict quickly escalated from a soccer game to a diplomatic crisis.
Mümkün olduğu kadar hızlı sürüyorum.I'm driving as fast as I can.
Fadıl hızlı büyüyordu.Fadil was growing up fast.
Daha hızlı bir rota bulmak zorundayım.I have to find a faster route.
Ölü olarak bile hayat hizmet ederiz.Even in death do we serve life.
Leyla üniversite eğitimli olmasına rağmen hizmetçi olarak işe başladı.Although Layla was college-educated, she landed a job as a maid.
Yangın hızla fark edildi.The fire was quickly spotted.
Birçok kişi bu yolda hız sınırının üzerinde sürüyor.Many people drive over the speed limit on this road.
Tom o kadar hızlı yürüyüyordu ki ona yetişemedik.Tom was walking so fast that we couldn't catch up with him.
Tom onu yakalayamayacağımız kadar hızlı yürüyordu.Tom was walking too fast for us catch up with him.
Motosikletçi hız sınırının üzerinde gitti.The motorcyclist went over the speed limit.
Sanırım hâlâ senden daha hızlı koşabilirimI think I can still run faster than you.
Tom ona yetişmem için çok hızlı koştu.Tom ran too fast for me to catch up with him.
Tom ona yetişemeyeceğim kadar çok hızlı koştu.Tom ran too fast for me to catch him.
Ateş hızla yayıldı.The fire quickly spread.
Hızla yapılmalı.It must be done quickly.
Bu bilgisayar gerçekten hızlı.This computer is really fast.
İlgili Sayfalar