hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok hızlı hareket etmek zorunda kalabiliriz.We may have to move very quickly.
Uzun süren hızlı bir kovalamacadan sonra polis memuru, Tom'u vurup öldürdü.After a long high-speed chase, the police officer shot and killed Tom.
Hızlı ödemenizi takdir ediyorum.I appreciate your prompt payment.
Altın vadeli işlemleri hızla yükseldi.Gold futures were sharply higher.
Tom için tam ve hızlı bir iyileşme dilerim.I wish Tom a full and speedy recovery.
Hız sınırını asla aşmadık.We never exceed the speed limit.
Arayüz yeterince hızlı değil.The interface isn't fast enough.
Sağlık hizmeti işindeyim.I'm in the health care business.
Size kimin en hızlı olduğunu göstereceğim.I'll show you who's the fastest.
Onun ne kadar hızlı olduğuna inanamıyorum.I can't believe how fast it was.
Tom yeterince çabuk hızlanmadı.Tom didn't accelerate soon enough.
Tom'a çok hızlı bir iyileşme dilerim.I wish Tom a very speedy recovery.
Tom sürekli olarak motorunu hızlandırdı.Tom repeatedly revved his engine.
Onların müşteri hizmetleri zayıf.Their customer service is poor.
Politika hızla değiştirildi.The policy was quickly changed.
Herhangi bir hızlı düzeltme beklemiyorum.I don't expect any quick fixes.
Korku hızla öfkeye dönüştü.Fear quickly turned into anger.
Hızlı bir şekilde seçmek zorundasın.You'll have to choose quickly.
Tom tam üç yıl hizmet etti.Tom served exactly three years.
Tom arabasının arkasında hızla eğildi.Tom ducked down behind his car.
Tom nispeten hızlı konuşur.Tom speaks relatively quickly.
Tom'un oyununu hızlandırmaya ihtiyacı var.Tom needs to step up his game.
Gürültü hız kesmeden devam etti.The noise continued unabated.
Tom'a hızlı bir iyileşme dileriz.We wish Tom a quick recovery.
Tom'un kalbi hızlı atıyordu.Tom's heart was beating fast.
Hizmetlerinize ihtiyacımız yok.We don't need your services.
Tom gerçekten bizim için hızlandırdı.Tom really stepped up for us.
Sanırım fazla hızlı biçimde konuştum.I think I spoke too quickly.
Tom askerlik hizmetinden kaçtı.Tom avoided military service.
Trajedi hızlı bir şekilde yaşanabilir.Tragedy can happen quickly.
Tom onu senden daha hızlı yapar.Tom does it faster than you.
Gerçekten hızlı gidiyorduk.We were going real fast.
Çok hızlı değişti.It changed very quickly.
Tom'un inanılmaz hızı var.Tom has incredible speed.
Yaşlı bir hizmetçi olmayacağım.I won't be an old maid.
Daha hızlı gidebileceğimi biliyorum.I know I can go faster.
İşlem hızlıydı.The process was quick.
Süreç hızlıydı.The process was quick.
En hızlı takım kazanır.The fastest team wins.
Hiçbir hizmet planlanmıyor.No service is planned.
Keşke daha hızlı olsam.I wish I were faster.
Tom hızlı düşünmek zorunda kaldı.Tom had to think fast.
Önce Tom hizmet edecek.Tom will serve first.
Bu ücretsiz bir hizmettir.It's a free service.
Tom bir dönem hizmet etti.Tom served one term.
Tom da hızlıydı.Tom was fast, too.
Bu çok hızlıydı.It was so quick.
Bu yeni uzay aracı önceki uzay gemilerinden iki kat daha hızlı.This new spacecraft is over twice as fast as previous spaceships.
Tom, Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick kiss on the cheek.
Mary Tom'a yanağından hızlı bir öpücük verdi.Mary gave Tom a quick kiss on the cheek.
Geçen yıl, bu ülkede yoksulluk yaklaşık 50 yıldaki en hızlı oranda düştü.Last year, poverty in this country fell at the fastest rate in nearly 50 years.
Tom'un benim kadar hızlı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is as fast as me.
Avukatlarımızın yüzde doksanı insanlarımızın yüzde 10'una hizmet ediyor.Ninety percent of our lawyers serve 10 percent of our people.
Tom'un hâlâ üç hizmetçisi var.Tom still has three servants.
Tıraş olmak sakalınızı daha hızlı büyütmez.Shaving doesn't make your beard grow faster.
Hızlı ol.Be quick.
Umarım Fransızcam hızla gelişir.I hope my French improves quickly.
Sana yolda hızlı gitmenin tehlikeli olduğunu söylememiş miydim?Didn't I tell you it's dangerous to speed on the road?
Senin araban ne kadar hızlı gidebilir?How fast can you car go?
Ben hızlıyım.I'm fast.
İlgili Sayfalar