hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bilgisayarınız ne kadar hızlı?How fast is your computer?
Tom neredeyse Mary kadar hızlı yüzer.Tom swims just about as fast as Mary.
Tom Mary kadar hızlı yüzer.Tom swims as fast as Mary does.
Hızlı bir fincan kahve almak ister misin?Do you want to grab a quick cup of coffee?
Okyanuslar bilim adamlarının daha önce düşündüğünden daha hızlı ısınıyor.The oceans are warming faster than scientists previously thought.
O, genç bir köylü hizmetkâr biliyordu.He knew a young peasant maid.
Hızlı bir çıkış yaptım.I made a quick exit.
Ben gerçekten hızlı sürdüm.I drove really fast.
Ben yeterince hızlı değilim.I'm not fast enough.
Çok hızlı koşamam.I can't run very fast.
Ölen hamsterimi hızlıca veterinere götürmem gerekiyordu.I had to quickly take my dying hamster to the vet.
O ona hızlı bir öpücük verdi.She gave him a quick kiss.
Kuzey kutup bölgesi, gezegenin geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor.The Arctic is warming twice as fast as the rest of the planet.
O hızlı bir şekilde öğrendi.She learned quickly.
Ben hızlı bir yüzücüyüm.I'm a fast swimmer.
Bu tren hizmet dışı ve şimdi herkes inmeli.This train is out of service and everyone must detrain now.
Satın aldığın at hızlıdır.The horse you bought is fast.
Ben çok hızlı bisiklet süremem.I can't bike very fast.
Hizmet ettin mi?Have you been served?
Ne sıklıkta dini hizmetlere katılıyorsunuz?How often do you attend religious services?
Hızla zengin olmanın bir yolu var mı?Is there any way to get rich quick?
Nasıl daha hızlı kilo verebilirim?How can I lose weight more quickly?
Hızlı bir dama oyunu için vaktiniz var mı?Do you have time for a quick game of checkers?
Tom geri kalanımız kadar hızlı değildi.Tom wasn't as fast as the rest of us.
Leyla'nın ölümü hiçbir amaca hizmet etmedi.Layla's death didn't serve any purpose.
Leyla hızla topluluğunun bir direği oldu.Layla quickly became a pillar of her community.
Tom onu her zamanki kadar hızlı biçimde yapmadı.Tom didn't do that as quickly as he usually does.
Tom onu çok hızlı yapmadı.Tom didn't do that very fast.
Tom onu çok hızlı bir biçimde yaptı.Tom did that very quickly.
Tom onu çok hızlı yaptı.Tom did that very fast.
Motosikletçi hız limitini aştı.The motorcyclist exceeded the speed limit.
İşler bir kaplumbağa hızında ilerliyor.Things are advancing at a snail's pace.
Yaşlılık çağında zaman hızla geçer.In old age time passes quickly.
Ben senin hizmetçinim.I am your servant.
Sen benim hizmetçimsin.You are my servant.
Onun tepkisinin hızı beni şaşkına çevirdi.I was stunned by the speed of its reaction.
Uzay gemisi yeterince hızlı değil.The spaceship isn't fast enough.
Tom şimdiye kadar sınıfın en hızlı koşucusu oldu.Tom has been the fastest runner in the class so far.
Leyla hızla kan kaybediyordu.Layla was losing blood fast.
Onlar çok hızlı büyürler.They grow up so fast.
Tom Mary'nin onu John kadar hızlı yapamayacağını biliyordu.Tom knew that Mary wouldn't be able to do that as fast as John.
Ülkeme sadakatle hizmet edeceğim.I will serve my country faithfully.
Hatalar yapmaktan korkmazsanız bir yabancı dili daha hızlı konuşabilirsiniz.You can speak a foreign language more quickly if you're not afraid of making mistakes.
Tom ona hız yapma cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.Tom was pulled over by a policeman who gave him a ticket for speeding.
Tom ona bir aşırı hız cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.Tom was pulled over by a policeman who gave him a speeding ticket.
Hız limitinin otuz kilometre üzerinde gittiğim için bir polis tarafındn kenara çekildim.I was pulled over by a policeman for going thirty kilometers over the speed limit.
Daha hızlı gidebilir miyiz? Geç kalıyorum.Could we go faster? I'm late.
Daha hızlı gidebilir miyiz Geciktim.Could we go faster? I'm late.
Postaneye giden en hızlı yol nedir?What's the fastest way to get to the post office?
Onu yapmanın en hızlı yolu nedir?What's the fastest way to do that?
Leyla hızlı dehidrasyona maruz kaldı.Layla faced rapid dehydration.
Leyla'nın enerjisi hızla tükeniyordu.Layla's energy was rapidly draining away.
Neden bazı insanlar dilleri diğerlerinden daha hızlı öğrenirler?Why do some people learn languages faster than others?
Neden bazı insanlar dilleri diğerlerinden daha hızlı biçimde öğrenirler?Why do some people learn languages more quickly than others?
Onu hızlıca yapmanız gerekiyor.You need to do that quickly.
Onu hızlıca yapmalısın.You need to do that quickly.
Dünyanın iklimi, tarihteki herhangi bir başka zamandan daha hızlı değişiyor.The earth’s climate is changing faster than at any other time in history.
Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve otobüse bindi.Tom gave Mary a quick kiss and got on the bus.
Tom bir zamanlar olduğu kadar hızlı değil.Tom isn't as fast as he once was.
Tom eskiden olduğu kadar hızlı değil.Tom isn't as fast as he used to be.
İlgili Sayfalar