hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İstikrarlı bir hızda sür.Drive at a steady speed.
Çok hızlı sürmemelisin.You shouldn't drive so fast.
Tom çok hızlı yüzebilir.Tom can swim very fast.
Daha hızlı hareket edemem.I can't move any faster.
Onun çöp suçu nedeniyle, o 10 saat toplum hizmeti yapmak zorunda kaldı.Due to his littering offense, he was forced to 10 hours community service.
Tom hızlı yüzebilir.Tom can swim fast.
Tom neredeyse senin kadar hızlı koşabilir.Tom can run almost as fast as you.
Hız treni gerçekten korkutucuydu.The roller coaster was really scary.
Tom senin kadar hızlı koşar.Tom runs as fast as you.
Tom çok hızlı yazar.Tom writes very quickly.
Biz hızlı hareket etmeliyiz.We must move fast.
Hızlı arabaları sürmeyi sever misin?Do you like to drive fast cars?
Biz senin kadar hızlı değiliz.We're not as fast as you.
Biz gerçekten, gerçekten hızlıyız.We're really, really fast.
Sen benden çok daha hızlısın.You're way faster than me.
Bu kamera çok hızlı bir şekilde fotoğraf çekebilir.This camera can take pictures very quickly.
Her şey çok hızlı oldu ve sonra bitti.It all happened so fast and then it was over.
Kim daha hızlı yüzer, Tom mu yoksa Mary mi?Who swims faster, Tom or Mary?
Kim daha hızlı koşar, Tom mu yoksa Mary mi?Who runs faster, Tom or Mary?
İstediğimiz kadar hızlı sürebiliriz.We can drive as fast as we want.
Buradan hızla çıkmak zorundayız.We have to get out of here fast.
Tom en hızlı koştuçTom ran the fastest of all.
Sağlık hizmetinin pahalı olduğunu biliyoruz.We know health care is expensive.
Onlar hızlı öğrenirler.They learn quickly.
Biz biraz çok hızlı hareket ediyorduk.We were moving a little too fast.
Onlar bir leopar kadar hızlıdırlar.They are as quick as a leopard.
Onun İngilizcesi çok hızlı ilerliyor.His English is improving very quickly.
Hızlı bir mola ve bir aperatiften sonra o yeniden canlanmış hissetti.After a quick break and a snack he felt revitalized.
Biz hızlı bir mola alacağız.We're going to take a quick break.
Tom hızlı araba kullanmaz.Tom doesn't drive fast.
Bir planla ve hızlı gelmemiz gerekiyor.We need to come up with a plan, and fast.
Bir plan düşünmem gerek ve hızla.I need to think of a plan, and fast.
Tom senin kadar hızlı koşabilir.Tom can run as fast as you.
Tom onu benden daha hızlı yapar.Tom does it faster than me.
Tom senden daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than you.
Tom Mary kadar hızlı yüzemez.Tom can't swim as fast as Mary.
Tom'un o kadar hızlı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was that fast.
Ben her zaman en hızlıydım.I was always the fastest.
Ben nadiren hızmamı takaım.I rarely wear my nose ring.
Tom gerçekten senden daha hızlı yüzebilir mi?Can Tom really swim faster than you?
Hatırlayabildiğim kadarıyla saatler her zaman çok hızlıydı.The clocks have always been too fast for as long as I can remember.
Tom hizmetçilerine öğleden sonra izin verdi.Tom gave his servants the afternoon off.
Tom takımımızdaki en hızlı koşucudur.Tom is the fastest runner on our team.
Tom takımımızdaki en hızlı koşucu.Tom is the fastest runner on our team.
Boston'a senden daha hızlı varabileceğime dair seninle otuz dolara bahse girerim.I'll bet you thirty dollars I can get to Boston faster than you can.
Kalabalık hızla dağıldı.The crowd dispersed quickly.
Sadece bazı notları hızla bitiriyorum.I'm just finishing off some notes quickly.
Ben hizmetlerim için haftalık 2.000 dolarlık sabit bir ücret talep ediyorum.Tom carries a flask of Tequila with him wherever he goes.
Müşteri hizmetleri bizim en önemli önceliğimizden biridir.Customer service is one of our foremost priorities.
Menüye baktım ve ne hizmet sunduklarını tahmin edemezsin: Fransız usulü tost.I looked at the menu and you'll never guess what they were serving: French toast!
Yeni bilgisayar eski bilgisayardan on kat daha hızlı.The new computer is ten times faster than the old.
Tom çok hızlı araba kullanmak istemedi.Tom didn't want to drive too fast.
Liderler topluma hizmet ediyor.Leaders serve society.
Çok hızlı konuşmadığın zaman seni anlıyorum.I understand you when you don't speak very quickly.
Herkes uygun fiyatlı bir sağlık hizmetini hak eder.Everybody deserves affordable health care.
Uygun fiyatlı bir hizmet sağlıyoruz.We're providing an affordable service.
İstersen daha hızlı yürüyebilirim.I can walk faster if you want me to.
Toplantı hızla ısındı.The meeting quickly became heated.
İptal ücretleri hızla artıyor.Cancellation fees are rising fast.
Eskiden kendi hizmetkarlarımız vardı.We used to have our own servants.
İlgili Sayfalar