hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar Mary kadar hızlı hareket edemezler.They can't move as fast as Mary.
Tom'un ne kadar hızlı olduğunu bilmiyordum.I didn't know how fast Tom was.
Tom hızla uykuya daldı.Tom quickly fell asleep.
Bu gemi, son derece yüksek hızlara ulaşabilir.This ship can reach extremely high speeds.
Hangisi daha hızlıdır, taksi mi yoksa metro mu?What's faster, a taxi or the subway?
Oraya taksiyle mi yoksa metroyla mı gitmek daha hızlı olurdu.Would it be faster to get there by taxi or by subway?
Havaalanına gitmek için en hızlı yol nedir?What's the fastest way to get to the airport?
Bu asansör hizmet dışıdır.This elevator is out of order.
Otomat hizmet dışı.The vending machine is out of order.
Çin çok hızlı gelişti.China developed very quickly.
Büyüme hızı katlanarak büyüyor.The rate of growth is growing exponentially.
Quintus'un iki hizmetçisi vardır.Quintus has two servants.
Çocuklar çok hızlı büyüyorlar.Kids grow up so fast.
Onu yaparlarsa o kadar hızlı dava edilecekler ki, bu nedenle başları dönecektir.If they do that, they'll be sued so fast it'll make their head spin.
Pervaneyle çalışan uçak, düşük hızda uçuş için oldukça verimlidir.Propeller-powered aircraft are very efficient for low speed flight.
Pervaneler, yüksek hızlı uçaklarda kullanılmaz.Propellers are not used on high speed aircraft.
Asla koruyucu meleğinin uçabileceğinden daha hızlı sürme.Never drive faster than your guardian angel can fly.
O, hızla öldü.He died quickly.
O hızlı bir biçimde öldü.She died quickly.
Hiçbir deneyimim yok ama ben bir hızlı öğrenenim.I have no experience, but I'm a fast learner.
Yaşamanın maliyeti hızla yükseliyor.The cost of living is soaring.
100 metre yarışının kazananına genellikle dünyanın en hızlı adamı denir.The winner of the 100m race is often called the world's fastest man.
Usain Bolt hala dünyanın en hızlı adamı.Usain Bolt is still the world's fastest man.
Elaine Thompson şimdi dünyanın en hızlı kadınıdır.Elaine Thompson is now the world's fastest woman.
Yüksek hızlı trenler Avrupa'da yaygındır.High speed trains are common in Europe.
Usain Bolt hala dünyadaki en hızlı adam.Usain Bolt is still the fastest man in the world.
O köpek çok hızlı koşar!That dog runs so fast!
İklim değişikliği bilim adamları beklediğinden daha hızlı oluyor.Climate change is happening faster than scientists had expected.
O beklediğimden daha hızlı oldu.It happened faster than I had expected.
O bir acemi, ama hızlı öğreniyor.She is a beginner, but she is learning fast.
Bay ve Bayan Jones her hafta hizmetçilerine ödeme yapar.Mr and Mrs Jones pay their servants every week.
Köpek hızlı koşar.The dog runs fast.
Kalbim hızlı atıyor.My heart beats fast.
Paul benim kadar hızlı değildir.Paul is not as fast as me.
Kalbim gitgide daha da hızlı çarpıyordu.My heart was beating faster and faster.
Mümkün olduğunca hızlı git.Go as fast as possible.
Cennetin en hızlı yolu derin bir uçurumun içine sıçramaktır.The fastest way to heaven is a leap into a deep abyss.
Tom kapıya doğru hızla koştu.Tom dashed toward the door.
Tom'un hızlı elleri var.Tom has fast hands.
Tom arabasının ne kadar hızlı olduğu hakkında övündü.Tom bragged about how fast his car was.
Arabanın ne kadar hızlı gidebileceği hakkında övünme.Don't brag about how fast your car can go.
Benim arabam seninkinden daha hızlıdır.My car is faster than yours.
Tom bacaklarının onu götüreceği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as his legs would take him.
Kız kardeşimin omuz hizasında saçı var.My sister has shoulder-length hair.
Oradan elimizden geldiği kadar hızlı çıkmak istedik.We wanted to get out of there as fast as we could.
Tom şimdiye kadar olduğumdan çok daha hızlı bir koşucu.Tom is much a much faster runner than I ever was.
Müşteri hizmetleri mükemmel.The customer service is excellent.
Hızınızı izleyin.Watch your speed.
Tom en hızlı koşar.Tom runs the fastest.
Hiç kimse Tom kadar hızlı koşamaz.No one is able to run as fast as Tom.
Hava hızla değişti.The weather changed quickly.
Öğrencilerin haftada bir saat toplum hizmeti yapmaları gereklidir.Students are required to perform one hour of community service per week.
Tom'un koşabildiği kadar hızlı koşabilirim.I can run as fast as Tom can.
Tom daha hızlı koşmak istiyordu.Tom wanted to run faster.
Hızlı hareketin de avantajları vardır.Rapid action also has advantages.
Enfeksiyon hızla yayıldı.The infection has spread quickly.
Tom benim kadar hızlı değil.Tom isn't as fast as I am.
Çok hızlı bir şekilde Fransızca öğrendim.I learned French very quickly.
Tom, Mary'den daha hızlı koşar.Tom runs faster than Mary.
Biz daha hızlı hareket etmeliyiz.We need to move faster.
İlgili Sayfalar