hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O gerçekten oldukça hızlıydı.It was really quite fast.
O inanılmaz derecede hızlı konuşuyor.He speaks incredibly fast.
Kim daha hızlı, sen mi yoksa Tom mu?Who's faster, you or Tom?
Tom Mary'den daha hızlı mıydı?Was Tom faster than Mary?
Tom çok hızlı hareket edemez.Tom can't move very fast.
Onun kişisel hizmetçileri ondan nefret ediyordu.His personal servants hated him.
Gerçeği söyleyen birinin hızlı bir ata ihtiyacı vardır.One who tells the truth, needs a fast horse.
Onların hepsi çok hızlı yüzmektedir.They all swim very fast.
Onların hepsi çok hızlı yüzer.All of them swim very fast.
Onun kalbi hızlı atıyor.His heart beat rapidly.
Kim en hızlı şekilde yüzecek?Who will swim most quickly?
Kim en hızlı yüzecek?Who will swim the fastest?
Tom kaldığını oteldeki hizmetten memnun değildi.Tom was not satisfied with the service at the hotel where he was staying.
Tamam, bunu hızlı yapalım.OK, let's make this quick.
Çok hızlı durmamalıydın.You shouldn't have stopped so quickly.
Onlar bizden daha hızlı.They're quicker than we are.
Tom düşündüğünden daha hızlı.Tom is faster than you think.
Onlar bizden daha hızlıdırThey are faster than us.
Tom beklediğimizden daha hızlı iyileşti.Tom recovered faster than we expected.
Köpeklerin ustaları var, kedilerin hizmetçileri var.Dogs have masters, cats have servants.
Sen hız yapıyor muydun?Were you speeding?
Daha hızlı yürümeye başlaman gerekiyor.You need to put your best foot forward.
Bize büyük bir hizmet yapıyorsun.You're doing us a great service.
Senin atın hızlı ama benimki daha hızlı.Your horse is fast, but mine is faster.
Ücretsiz hizmeti severim.I love free stuff.
Ücretsiz hizmet harika.Free stuff is great.
Ücretsiz hizmeti kim sevmez?Who doesn't like free stuff?
Yavaş ol! Çok hızlı sürüyorsun!Slow down! You're driving too fast!
Yavaşla. Çok hızlı sürüyorsun.Slow down. You're driving too fast.
Yavaşlayın. Çok hızlı sürüyorsunuz.Slow down. You're driving too fast.
Ben hızlı gittim.I went fast.
Biz başka birinden daha hızlıyız.We're faster than anyone else.
Tom takımımızda en hızlı yüzücüydü.Tom used to be the fastest swimmer on our team.
Yurt hayatına oldukça hızlı bir şekilde alışacaksın.You'll get used to the dorm life pretty quickly.
Bir bilgisayar gerçekten hızlı bir şekilde bir şeyler hesaplayabilir.A computer can calculate things really quickly.
Herkes ücretsiz hizmetleri sever.Everyone likes free stuff.
Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.Divers who surface too quickly run the risk of contracting the bends.
Zamanın ne kadar hızlı geçtiği inanılmaz.It's unbelievable how fast time flies.
O çok hızlı sürüyor.He is driving very fast.
Doktor, hastanın nabzının biraz hızlı olduğunu düşündü.The doctor thought that the patient's pulse was a little fast.
Keşke bu kadar hızlı sürmesen.I wish you wouldn't drive so fast.
Nasıl hizmet edebileceğimizi bize bildirin.Let us know how we can be of service.
Biz gelecekte daha iyi hizmet sözü veriyoruz.We promise better service in the future.
Tom'un bir hizmetçisi var.Tom has a maid.
Ülkeme hizmet etmek istiyorum.I want to serve my country.
O eskisi kadar hızlı değil.It is not as fast as it used to be.
Ben eskisi kadar hızlı değilim.I'm not as fast as I used to be.
Sanırım daha hızlı gidebiliriz.I think we can go faster.
Ben sadece oraya elimden geldiği kadar hızlı gittim.I just got there as fast as I could.
O çocuk çok hızlı koşar.That boy runs very fast.
Ben hızlı hareket etmek zorunda olduğumu biliyordum.I knew I had to move fast.
Hızlı konuşun.Speak fast.
Sen hızlı yürüyorsun!You walk fast.
Biz sizin gibi insanlara hizmet etmiyoruz.We don't serve people like you.
O tren hızlı mı?Is that train fast?
Çok hızlı bir şekilde yemene gerek yoktu.You didn't need to eat so quickly.
Tom benden çok daha hızlı.Tom is much faster than me.
Onların kalpleri çok hızlı atıyordu.Their hearts were beating very fast.
Bu hizmeti kullanmak için yeterli bant genişliğine sahip değiliz.We don't have enough bandwidth to use that service.
Senin araban hızlı ama benimki daha da hızlıdır.Your car is fast, but mine is even faster.
İlgili Sayfalar