hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ağda indirme hızı yükleme hızından iki kat daha hızlı.The download speed is twice as fast as the upload speed on this network.
Tom genelde çok hızlı sürer.Tom usually drives too fast.
Hızlı çalış, yavaş ye.Work fast, eat slow.
Çimler çok hızlı büyüyordu, her hafta kesilmiş olmalı.The grass was growing so quickly, it had to be cut every week.
Tom bunu benden daha hızlı yapabilir.Tom can do it faster than me.
Biz ithalat miktarlarındaki hızlı büyümeye şaşırdık.We're amazed by the rapid growth in import quantities.
İthalattaki hızlı büyüme bizi şaşırtıyor.The rapid growth in imports amazes us.
Çocuk hızlı koşar.The boy runs quickly.
Tom yakıt tasarrufu yapmak için otoyolda saatte 60 mil hızla sürer.Tom drives at 60 mph on the highway in order to save fuel.
Grevden sonra tren hizmetleri normale döndü.Train services have returned to normal after the strike.
Tom bildiğim başka herkesten daha hızlı yüzebilir.Tom can swim faster than anyone else I know.
Yaşama maliyetleri hızla arttı.Living costs have increased rapidly.
Lunapark hızlı trenini sever misin?Do you like roller coasters?
Tom sınıfında en hızlı koşucu.Tom is the fastest runner in his class.
Hizmetçi misafir odasını temizleyecek.The maid will clean the guest room.
her şey çok hızlı gerçekleşti.Everything happened too fast.
Tom çoğunlukla hız limitinin biraz üzerinde sürer.Tom often drives slightly over the speed limit.
Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.Tom usually drives slightly over the speed limit.
Buradaki hizmet berbat.The service here is awful.
Hız limitini aşma.Don't break the speed limit.
Belki de yıldızlar uygun şekilde hizalanmış değildi.Maybe the stars were not properly aligned.
Tom hızla odaya girdi.Tom quickly went in the room.
Sen Mary kadar hızlı hareket edemezsin.You can't move as fast as Mary.
Ben hızlı yemem.I don't eat fast.
Uzaktaki uğursuz bir fırtına hız ve güç kazanıyordu.The ominous thunderstorm in the distance was gaining speed and strength.
Bize lokantada hizmet eden garson bitkin ve stresli idi.The waitress serving us at the diner was exhausted and stressed.
Leoparlar çitalar kadar hızlı koşabilir mi?Can leopards run as fast as cheetahs?
O hızla ağaca tırmandı.He quickly climbed into the tree.
Biraz daha hızlı sürebilir misin? Acelemiz var.Can you drive a little faster? We are in a hurry.
Biraz daha hızlı sürebilir misiniz? Acelemiz var.Can you drive a little faster? We are in a hurry.
Bazen insanlar çok hızlı yemektedir.Sometimes people eat too fast.
Biz onu oldukça hızlı şekilde onardık.We fixed that pretty quickly.
Tom ne kadar hızlı gidiyordu?How fast was Tom going?
Şeyler çok hızlı gidiyor.Things are going too fast.
Ekonomi hızla büyüyor.The economy is growing fast.
Bu nehrin akış hızlıdır.The flow of this river is fast.
Bu nehir hızla akar.This river flows quickly.
Hızlı konuşulduğunda İtalyancayı anlamam zor.It is difficult for me to understand Italian when it is spoken quickly.
O çok hızlı öğreniyor.He is learning very quickly.
Tom çok hızlı öğreniyor.Tom is learning very quickly.
Bu bilgisayar oyunlarını oynamak için hızlı tepkilere sahip olmalısın.You need to have quick reactions to play these computer games.
Duraktan sonra tren çabucak hızlandı.After the stop the train accelerated quickly.
Şeyler yeterince hızlı olmuyor.Things aren't happening fast enough.
Hafta sonu yeterince hızlı gelemiyor.The weekend can't come quick enough.
Tom çok hızlı yazabilir.Tom can type very fast.
Tom'un yeni sekreteri çok hızlı yazabilir.Tom's new secretary can type very fast.
Tom'un yeni asistanı çok hızlı yazabilir.Tom's new assistant can type very fast.
Hızlı konuşulduğunda Fransızcayı anlamam zor.It's difficult for me to understand French when it's spoken quickly.
Hızla konuşulduğunda Fransızcayı anlamayı zor buluyorum.I find it difficult to understand French when it's spoken quickly.
Pilotlar telsizle havaalanı hizmetleri ile iletişim kurar.Pilots communicate with airport services by radio.
Elbette Tom Tanrı'ya ve paraya da hizmet etmek istemiyor .Of course Tom doesn't want to serve God and money as well.
Ben her zaman hızlıydım.I've always been fast.
Ben hızlı olmaya çalışacağım.I'll try to be quick.
Bu ülkede posta hizmeti hızlı değildir.The postal service in this country isn't fast.
Hız trenlerini severim.I love roller coasters.
Ne kadar hızlı yürüyebilirsin?How fast can you walk?
Ne kadar hızlı yürüyebilirsiniz?How fast can you walk?
Yazılım donanımın hızlanmasından daha hızlı yavaşlıyor.Software is getting slower more rapidly than hardware becomes faster.
Tom Mary'den hızlı mı?Is Tom faster than Mary?
Bilgiyi yeterince hızlı benimseyemiyorum.I can't assimilate the information fast enough.
İlgili Sayfalar