hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
En hızlısı sensin.You are the fastest.
Bu kentin bisiklet paylaşım hizmeti vardır.This city has a bike-sharing service.
Hızlı olmak zorunda olacaksın.You're going to have to be quick.
Tom denetimli serbestlik ve toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to probation and community service.
Tom, şartlı tahliye ve kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to probation and community service.
Hizmetleriniz için ne kadar ücret ödetiyorsunuz?How much do you charge for your services?
Tatoeba çok hızlı.Tatoeba is so fast.
Bambular gezegendeki en hızlı büyüyen bitkilerden biridir.Bamboos are one of the fastest growing plants on the planet.
Sizin için çok hızlı konuşuyor muyum?Am I talking too fast for you?
Tom hızlı bir yayadır.Tom is a fast walker.
Tom hızlı bir düşünürdür.Tom is a fast thinker.
Tom hızlı bir konuşmacı.Tom is a fast speaker.
Hızla kapıyı kapat.Shut the door quickly.
Tom gerçekten hızlı.Tom is really quick.
Tom mümkün olduğu kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as possible.
Benim için çok hızlı hareket ediyorsunuz.You're moving too fast for me.
Tom benden daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than me.
Tom gerçekten hızlı, değil mi?Tom is really fast, isn't he?
Tom çok hızlı, değil mi?Tom is very fast, isn't he?
Tom hızlı, değil mi?Tom is fast, isn't he?
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.My grandma texts faster than you.
Kalbimin hızlandığını hissettim.I felt my heart quicken.
Rusça sermayesi hızla büyüyor.The Russian corpus is growing quickly.
Tom benim koşabildiğim kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as I can.
Tom neredeyse benim kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as I can.
Tom Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick peck on the cheek.
Tom hızlı bir karar verdi.Tom made a quick decision.
Tom onu benim yaptığımdan daha hızlı yapar.Tom does that faster than I do.
Tom hızlı bir çıkış yaptı.Tom made a quick exit.
Tom oldukça hızlı hareket ediyor.Tom is moving quite fast.
Tom Mary'ye hızlı sürmemesini söyledi.Tom told Mary not to drive so fast.
Çok hızlı mı sürüyorum?Am I driving too fast?
Tom çok hızlı büyüyor.Tom is growing up too fast.
Tom, kalbinin daha hızlı çarptığını hissetti.Tom felt his heart beat faster.
Saray farelerle dolu olduğunda topal bir kedi, hızlı bir attan daha değerlidir.A lame cat is more valued than a fast horse when the palace is full of mice.
Tom daha hızlı yürümeye başladı.Tom started to walk faster.
Tom elinden geldiği kadar hızlı olarak çalışmaktadır.Tom is working as fast as he can.
Tom bizim sınıfta en hızlı koşucu.Tom is the fastest runner in our class.
Tom onun kafasını hızla vurdu.Tom got his head bashed in.
Tom Mary'den daha hızlı yürür.Tom walks faster than Mary.
Tom Mary kadar hızlı sürmez.Tom doesn't drive as fast as Mary.
Tom Mary'nin sürdüğü kadar hızlı sürmez.Tom doesn't drive as fast as Mary does.
Kimseye hizmet etmem.I serve no one.
Mümkün olduğunca hızlı koş ve elimi bırakma.Run as fast as you can and don't let go of my hand.
Tom koşabildiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he was able to.
Tom hızla odayı terk etti.Tom quickly left the room.
Tom hızla mektubu açtı.Tom opened the letter quickly.
Tom hızla kapıya yöneldi.Tom quickly headed for the door.
Gözlerimden yaşlar hız kesmeden akıyordu.Tears flowed unabated from my eyes.
Tom hız yaparken yakalandı.Tom was caught speeding.
Bazen köle gibi erkeğimize hizmet etmek zorundayız.Sometimes we have to serve our husbands like slaves.
Çita dünyadaki en hızlı hayvandır.The cheetah is the fastest animal in the world.
Tom hızla çok ünlü oldu.Tom quickly became very famous.
Gerçekten benim kadar hızlı koşabileceğini mi düşünüyorsun?Do you really think you can run as fast as me?
Acele etme. Çok hızlı çalışıyorsun. Hata yapacaksın.Take your time. You're working too fast. You'll make mistakes.
Tom o kadar hızlı koştu ki ona yetişemedim.Tom ran so fast I couldn't catch him.
Sadece biraz daha hızlı koşarsan, onlara yetişebileceksin.If you run just a little faster, you'll be able to catch up with them.
Gerçekten hızlı konuşuyorsun.You talk really fast.
Yetişemiyorum. O kadar hızlı konuşuyor ki.I can't keep up. She's talking way too fast.
Sen hızlı bir işçisin?You're a fast worker.
İlgili Sayfalar