hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İyi bir yemek hizmeti veren buraya yakın bir restoran keşfettim.I have discovered a restaurant near here which serves a good meal.
Birisi kapı zilini çaldı, hizmetçi.Someone rang the doorbell, it's the maid.
Burada hız sınırı nedir?What is the speed limit here?
Sen hızlı bir şekilde yürüyorsun!You walk quickly!
O çok hızlı bir karar verdi.He made a very quick decision.
Bu oteldeki hizmet mükemmeldir.The service is excellent in this hotel.
Uzun bir yolculuk için yüksek hızlı bir trene binin.Take a high-speed train for a long trip.
Her kişi kendi hızında olgunlaşır.Each person matures at his own pace.
Genellikle çok hızlı süreriz.In general, we drive too fast.
Hizmet kalitesinden son derece hayal kırıklığına uğradım.I'm extremely disappointed by the quality of the service.
Başlığı çok hızlı okudum.I read the title too fast.
Hızlı bir şey önersen iyi olur.You'd better come up with something fast.
Biz size hizmet ediyoruz.We've been waiting on you.
Biz hızlı hareket etmek zorundayız.We've got to act fast.
Hızlı hareket etmek zorundayız.We've got to move fast.
Biz çok hızlı gitmiyoruz.We're not going very fast.
Biz hızlı hareket etmeye çalışıyoruz.We're trying to move fast.
Elimizden geldiği kadar hızlı gidiyoruz.We're going as fast as we can.
Şangay dünyanın en hızlı büyüyen kentidir.Shanghai is the fastest-growing city in the world.
Bu şehirde her şey hızla hareket ediyor.Everything moves fast in this city.
O kadar hızlı sürmüyordum bile.I wasn't even driving that fast.
Ben hızlı sürmüyordum.I wasn't driving fast.
O kadar hızlı sürmüyordum.I wasn't driving all that fast.
Pois memurunun sürdüğümü söylediği kadar hızlı sürmüyordum.I wasn't driving as fast as the police officer said I was.
Biraz daha hızlı sürseydik, oraya zamanında varırdık.If I'd driven a little faster, we'd have gotten there on time.
Lütfen biraz daha hızlı sürer misin?Could you please drive a little faster?
Bu kadar hızlı sürüyor olmamalısın.You shouldn't be driving this fast.
O kadar hızlı sürme.Don't drive so fast.
Bu kadar hızlı sürmeyin.Don't drive so fast.
Birçok sürücü hız sınırının biraz üzerinde sürer.Many drivers drive slightly over the speed limit.
Tom her zaman Mary'nin çok hızlı araba sürmesinden şikayet eder.Tom always complains that Mary drives too fast.
Tom Mary'nin yeterince hızlı sürmediğinden sürekli şikayet ediyor.Tom always complains that Mary doesn't drive fast enough.
Hızlı çalışmak zorunda olacağım.We'll have to work fast.
Hızlı hareket etmek zorunda kalacağız.We'll have to act fast.
En hızlı rotayı aldık.We took the quickest route.
Tom'un nabzı hızlı atıyor.Tom's pulse is racing.
Tom'un nabzı hızlı.Tom's pulse is fast.
Çok hızlı şekilde hareket etmek zorundayız.We have to move very quickly.
Onu hızlandırabilir miyiz?Can we speed it up?
Sana hızlı bir soru sorabilir miyim?Can I ask you a quick question?
Daha hızlı yürüyebilir misin, lütfen?Can you walk faster, please?
Hız denetimi ile durabilir misin?Can you stop with the pacing?
Onu hızlandıramaz mıyız?Can't we speed it up?
Onu daha hızlı yapamaz mısın?Can't you do it any faster?
Elimden geldiği kadar hızlı düşünüyorum.I'm thinking as fast as I can.
Hızlı yol aldın.You made good time.
Daha hızlı gitmelisin.You've got to go faster.
Daha hızlı gitmen gerekiyor.You've got to go faster.
Daha hızlı gitmek zorundasın.You've got to go faster.
Tom'un arabası bir hizmet için geç kalmış.Tom's car's overdue for a service.
Çok çok hızlı sürüyorsun.You're driving way too fast.
Yeterince hızlı hızlı gitmiyorsun.You're not going fast enough.
Sen bundan daha hızlı çalışabilirsin.You can work faster than that.
Tom hızla yürür.Tom walks quickly.
Hızlı bir duş alsam olur mu?Would it be OK if I took a quick shower?
Bir hizmetçiye ihtiyacımız var.We need a maid.
Onun hakkında hızlı ol.Be quick about it.
Hızlı olsak iyi olur.We'd better be fast.
Onu hızlı yapsan iyi olur.You'd better do it fast.
Ben daha hızlıyım.I'm faster.
İlgili Sayfalar