hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hızlı bir okuyucu değil.Tom is not a rapid reader.
Ona yetişmemiz için Tom çok hızlı koştu.Tom ran too fast for us to catch up with him.
Senden çok daha hızlı koşabilirim.I can run much faster than you.
Hizmetinizdeyim, sevgili efendim!At your service, my dear sir!
Para korkunç bir efendi ama mükemmel bir hizmetçidir.Money is a terrible master but an excellent servant.
Yeni model, selefinden daha büyük, daha hızlı ve daha zarifti.The new model was larger, faster and more refined than its predecessor.
Bunu ne kadar hızlı yapabilirsin?How fast can you do it?
Hızla iyileşti.He recovered quickly.
Yaşı 60'ın üstünde olduğu için hızlı koşamadı.He was unable to run fast as he was over 60.
Çok hızlı konuştuğu için, Arapça 5.kura giren hocayı anlayamıyorum.I cannot understand the Arabic Level 5 instructor. He speaks too fast!
Arapça Seviye 5 öğretmenini anlayamıyorum. O çok hızlı konuşuyor!I cannot understand the Arabic Level 5 instructor. He speaks too fast!
Golda Meir 1969-1974 yıllarında başbakan olarak hizmet yapmıştır.Golda Meir served as prime minister during the years 1969-1974.
Ben hızlı konuşurum.I talk fast.
Hızlı kahverengi tilki, tembel bir köpeğin üzerinden atlar.The quick brown fox jumps over a lazy dog.
Ben sadece buraya mümkün olduğu kadar hızlı gelmek istedim.I just wanted to get here as fast as possible.
Ablam çok hızlı yüzer.My older sister swims very fast.
Biz bunu hızlı bir şekilde yapmalıyız.We must do it quickly.
Araba hızlı gider.The car goes fast.
O nispeten hızlı bir şekilde konuştu.She spoke relatively quickly.
O hizmeti için hiçbir bedel almadı.He received no compensation for his service.
Tom müziği hızlandırdı.Tom cranked up the music.
Araba hızlanmaya başladı.The car started to pick up speed.
Tom Mary'nin yaşlı bir hizmetçi olarak öleceğini düşündü.Tom thought Mary would die an old maid.
Tom hızla kalabalıkta kayboldu.Tom quickly disappeared in the crowd.
Benim hizmetlerim ücretsiz.My services are free.
Tom hızla şişeyi sakladı.Tom quickly hid the bottle.
Benzin fiyatlarının hızla yükselmesine asla alışamayacağım.I'll never get used to skyrocketing prices for gasoline.
Tom'un nabzı daha hızlı atıyor.Tom's pulse beat faster.
Tom mektubuma çok hızlı bir şekilde yanıt verdi.Tom responded very quickly to my letter.
Tom en hızlı sürücüdür.Tom is the fastest driver.
Tom üç yıl boyunca başkan olarak hizmet yaptı.Tom served as chairman for three years.
Birbirlerine hızlı bir öpücük verdiler.They gave each other a quick kiss.
Sen hızlı sonuçlar istediğini söyledin.You said you wanted quick results.
Ben hızlı bir şey yapmak zorunda kaldım.I had to do something fast.
Tom hızlı konuşmaya başladı.Tom began to talk fast.
Gözlerinizi açık tutun, hızlı olacak.Keep your eyes open, it's going to happen fast.
Bunların hepsi biraz fazla hızlı oluyor.This is all happening a little too fast.
Ben sadece çok hızlı çalışabilirim.I can only work so fast.
Bunu çok hızlı yaptığın için teşekkürler.Thanks for doing this so fast.
Tom hızla sayfayı çevirdi.Tom turned the page quickly.
Tom'un hızlı bir şekilde bir çözüm düşünmesi gerekiyor.Tom needs to think of a solution quickly.
Tom hızla kalktı.Tom got up quickly.
Tom hızla gözlerini kapadı.Tom closed his eyes quickly.
Tom hızla Mary'ye baktı.Tom looked at Mary sharply.
Tom'u savunmak için neden bu kadar hızlısın?Why are you so quick to defend Tom?
Tom'u suçlamak için neden bu kadar hızlısın?Why are you so quick to blame Tom?
Bu şey ne kadar hızlı gidiyor?How fast does this thing go?
Hayat hızlı bir lunapark trenine binmek gibi bir şey.Life is like a roller coaster ride.
Bu araba ne kadar hızlı gider?How fast does this car go?
Bu tekne daha hızlı gidemez mi?Can't this boat go any faster?
Mümkün olduğunca hızlı koş.Run as fast as possible.
Ben çok hızlıydım.I was too fast.
Tom hızlı ve güvenli şekilde nasıl kilo verebileceğini bilmek istiyor.Tom wants to know how he can lose weight quickly and safely.
Söylenti hızla yayıldı.The rumor spread quickly.
Söylentiler hızla yayıldı.The rumors spread quickly.
Buradan postaneye gitmenin en hızlı yolu nedir?What's the fastest way to get to the post office from here?
Ne kadar hızlı sürüyordun?How fast were you driving?
Ne kadar hızlı koşabilirsin?How fast can you run?
Umarım İspanyolcam hızlıca gelişir.I hope my Spanish improves quickly.
O çok hızlı konuştu. Ne dediğini ayırt edemedim.He spoke too quickly. I couldn't parse what he said.
İlgili Sayfalar